Cemre Öğün

Ağaç Gölgesi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
4
Okunma
0
Beğeni
76
Görüntülenme

Cemre Öğün Sözleri ve Alıntıları

Cemre Öğün sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Kocasındansa makineye bakıyor. Sesler bitti. Cam hazneyi yerinden çıkardı. İki fincana paylaştırdı. Kendisininki bir iki parmak eksik, bugün sütlü içecek. Buzdolabından çıkardığı süt şişesiyle fincanı ağzıyla bir doldurdu. Mutfak kapısına yöneldi. Aynı katta küçük yemek masalarının olduğu odada buluştular. Yuvarlak masanın çevresine yerleştirilmiş sandalyelerden birine oturdu, Faruk da onun sandalyesiyle arasında bir boşluk bırakıp yanına. Sessizlik. Kocasının huzursuzluğunu sezebiliyor. Sessizliği o bozdu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
"Annenizin bitmek bilmeyen ısrarlarıyla bir huzurevine, neredeyse hiç tanımadığınız anneannenizi ziyarete gidiyorsunuz. Loş koridorlar, ağır yemek kokuları ve kilitli kapıların ardında sizi bekleyen geçmiş, hafızanızda bir anıdan çok, tekinsiz bir rüya gibi beliriyor. Çocukluğunuzun saklambaç oyunlarında yakalandığınız o an, anneannenizin parfümlü dolabının karanlığı, hiç bitmeyen bir kovalamacanın başlangıcı mıydı?"
Alıntı
Reklam
Mutfak olarak kullandıkları odada. Küçük tüpün üstünde duran çaydanlığı aldı. Önce demliği sonra çaydanlığı yanında getirdiği gazete kağıtlarına sardı. İşi bitince ikisini de boş kolinin içine koydu. Yerde hâlâ paketlerinde duran kâğıt tabakların, bardakların, plastik çatalların hepsini içine attı. Kullanılır. İnce karton kapağı tamamen yırtılmış küp şekeri eline aldı. Ne yapsa bilemedi, aldığı yere bıraktı. Hemen yanındaki parlak sarı çay paketinin ağzını kıvıra kıvıra hâlâ dolu yerine kadar geldi. Gazeteye sarılı demlik ve çaydanlığın arasına sıkıştırdı. Dökülmesin. Ayağa kalktı. Unuttuğu bir şey var mı? Prizlerden birinde şarj aleti, kimin olduğu belli değil. Onu da koliye attı. Küp şeker kutusu dışında odanın zemini artık boş, onu bırakacak çaresiz. Ziyan.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Alıntı
Ağır demir kapıyı arkamdan çektim. Defalarca ucuz yağlı boyayla boyanmış, hemen yerine oturmadı. Daha sert çektim. Kapının dilinin yuvasına otururken çıkardığı ses içeride yankılandı. Hemen karşıdaki alçak masada sade giyimli genç bir kadın oturuyor, bana döndü. Yüzünü tam olarak seçebilmem için gözlerimin loş ışığa alışması gerekti. Yumuşak adımlarla yaklaştım. Kulağına dayalı ahizeyi işaret edip nazikçe gülümsedi. Sandalyesinde ahizeyi gizlemek ister gibi dönüp hattın diğer ucunu dinlemeye başladı. Çatık kaşlarının altından bana baktı, yüzü aklına bir şey gelmiş gibi aniden aydınlandı. Ağzını ses çıkarmadan oynatıyor. Ne dediğini anlamak mümkün değil.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Alıntı