Cevat İzgi

Osmanlı Medreselerinde İlim yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
3
Okunma
1
Beğeni
626
Görüntülenme

Hakkında

İlkokul üçüncü sınıfa kadar doğduğu Malatya/Pötürge/Doğançay’a bağlı Gökçe köyünde okudu. İlkokulu İstanbul/Kadıköy’de tamamladı (1968). Aynı semtte ortaokulu bitirdikten (1971) sonra lise eğitimini Haydarpaşa Lisesi’nde tamamladı (1974). İlk kayıt yaptırdığı İstanbul Üniversitesi, Kimya Fakültesi’nde iki ay kadar kayıtlı kaldıktan sonra aynı üniversitenin Edebiyat Fakültesi, Arap Fars Dilleri ve Edebiyatları Bölümüne yazıldı (1976). Fakülteden mezun olduktan sonra hocası Nihad M. Çetin’in delaletiyle IRCICA’da Ramazan Şeşen’in yanında çalışmaya başladı (1983). Bu çalışma sırasına önce Türkiye’deki önemli yazma kütüphanelerinde tarama faaliyetinde bulunduktan sonra Kahire Hidiv Kütüphanesi ve Kuzey Kıbrıs Lefkoşe II. Mahmud Kütüphanesi’ndeki yazma eserler üzerine çalıştı. 9 Mart 1995 günü elim bir trafik kazasıyla vefat etti. Yüksek lisansını İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, Edebiyat Fakültesi, Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim dalında (1987) ve doktorasını aynı üniversitenin Bilim Tarihi Bölümünde “Osmanlı Medreselerinde Riyazî ve Tabiî İlimlerin Eğitimi” adlı çalışmasıyla tamamlayan (1995) Merhum İzgi, kısa ömrüne rağmen bilim tarihi çalışmalarına önemli katkılar sağlamıştır. En önemli katkılardan biri İslam ve Osmanlı döneminde astronomi, tıp, matematik gibi tabiî ve riyazî ilimlere ilişkin kaleme alınmış bilim tarihi açısından önemli yazma eserlerin kataloglarının hazırlanmasıdır. Ayrıca, Ramazan Şeşen, Cemil Akpınar ve İhsan Fazlıoğlu ile beraber hazırladığı Osmanlı Astronomi Tarihi I-II ve Ramazan Şeşen ve Cemil Akpınar ile birlikte hazırladığı Osmanlı Matematik Tarihi Literatürü I-II adlı eserler bu sahada yaptığı diğer önemli çalışmalardır. Öte yandan İzgi’nin TDV İslam Ansiklopedisi’ne yazdığı çok sayıda madde, bilim tarihi kapsamında ele alınabilecek bazı biyografileri ve eserler hakkında sunduğu bildirileri ve makaleleri göz önüne alındığında bilim tarihiyle ilgili çalışmalarının boyutları ve bu sahadaki katkıları gereği gibi değerlendirilebilir.
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Doğançay, Pötürge, Malatya, 1955
Ölüm:
İstanbul, 9 Mart 1995

Okurlar

1 okur beğendi.
3 okur okudu.
9 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kâinâtın Efendisi Resûlullâh'a (sallallâhü aleyhi ve sellem) selâm olsun!
Din
Tabii İlimler
Umûmiyetle her ilim erbabı, kendi uğraştığı ilmin en üstün ilimlerden olduğu görüşündedir. Bu tıpta da böyledir. Gerçekten tıbbi eserlerin pek çoğunun önsözünde, "... İnne 'ilme't-Tibb min eşrefi'l-'ulüm..." (Şüphesiz tıp ilmi en üstün ilimlerdendir...) ve benzeri ifâdelere rastlanmaktadır. Dikkat edilirse, ilimlerin en üstünüdür denilmiyor, en üstün ilimlerdendir deniliyor. İslâm dünyâsında en çok teşvik edilen iki ilimden biri din öbürü de tıp ilmidir. Nitekim tıp tahsilini farz-ı kifâye ilimler arasında gören elGazzâli, /İhyâ'u “Ulümi'd-Din'inde müslümanların da tıp eğitimi ile meşgul olmaları gerektiğiyle ilgili olarak şunları söylemektedir: "... Tabipleri ilgilendiren fıkhi hükümler hususunda şahâdetleri makbül olmamasına rağmen nice memlekette zimmi tabiplerden başka tabip yoktur. Böyle olduğu hâlde, tıp ilmiyle uğraşan bir kimseyi görmüyoruz. Onlar, fıkıh ilmiyle -özellikle hilâfiyât ve cedel ile-. uğraşmaktadırlar. Memleket, çeşitli meseleler hakkında fetvâ ve cevap veren fakihlerle doludur. Ne olaydı bileydim! Nasıl oluyor da fakihler, birçoklarının bildikleri farz-ı kifâye ile uğraşır dururlar da, hiç ele alınmayan farz-ı kifâyeleri ihmâl ederler? Bu olsa olsa, tıp ilmiyle, vakıflar mütevelliliğini almanın, vasi olmanın, yetim malı yemenin, kadılık ve hâkimliği iltizâmın, yaşıtlara üstünlüğün ve hasımları susturmanın kolay olmamasından ileri gelmektedir..."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam