Cevat Şenol

Cevat Şenol

Yazar
8.1/10
30 Kişi
·
82
Okunma
·
2
Beğeni
·
463
Gösterim
Adı:
Cevat Şenol
Unvan:
Yazar
"... diyorum ki doktrin istemem, donar kalırız; biz yürüyüş halindeyiz. Devamlı yürüyecek, devamlı gelişecek, devamlı mutluluklar arayıp bulacağız. Türk ulusu buna layıktır."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
"Evet, biz Müslümanız ve Müslüman olarak kalacağız. Şunu ehemmiyetle ve ısrarla tekrarlamak isterim ki laiklik prensibi buna asla mani değildir. Bugün bizi inandığımız gibi ibadet etmekten meneden hiçbir kimse yoktur. Ve hiçbir zaman da olmayacaktır."
"Kolay değildir bunu hulasa edip ifade etmek.. Atatürk'ün büyüklüğünden az bir şey söyleyeyim: Türk Milletinin, bizim gibi değil, bizden daha ileri olarak, büyük millet olduğuna inanmıştı. Pençe pençe, aksini iddia edenlerle kavga ederdi. 'Siz bilmiyorsunuz efendiler, büyük millettir; buna inanan, kazanır!' diye."
Türk çocuklarının nasibi, her muvaffakiyetli hamleden hep sevinç veren neticeler almaktır. Türk çocukları! Yürüdünüz, yürüyorsunuz, yürüyünüz! Yaptığınız hamleler sizi yüksek ülküye ulaştırmak üzeredir. Durmayın, yürüyün! Saadet, refah, sevinç ve hepsinden sonra dünyaya karşı yüksek bir gurur seni bekliyor!

Türk çocukları! Son sözümün son kelimesine dikkat. Gurur, azamet sende zaten vardır. Bunu gösterme! Onu kendi yüksek enerjinin harimine sakla!... Lazım geldikçe büyük tevazuunu göster. Fakat gene icap ettikçe göster ezici yumruğunu! İşte bu vasıflarınla ispat edebilirsin ne olduğunu!...
Cevat Şenol
Sayfa 106 - Yılmaz Kitabevi
Celal Bayar vefat ettiğinde kütüphanesinde 20 bin adet kitap vardı. Bu kütüphanenin olduğu yerde saklı kalmasını istemeyen Nilüfer Bayar Gürsoy 20 bin kitaplık koleksiyonunu Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi'ne bağışladı.
Bir gün bir soruşturma dolayısıyla Vasıf Çınar, Atatürk'ün başardığı işlerden söz açmıştı. Ona:

"En büyük eseriniz hangisidir?" diye sordu. Bunun üzerine Atatürk şu kısa cevabı verdi:

"Benim yaptığım işler birbirine bağlı ve birbirleri kadar lüzumlu şeylerdir. Fakat siz bana yaptıklarımdan değil, yapacaklarımdan sorunuz."
Bir Amerikalı kadın gazeteci, Atatürk'e:

"İşlerinizde nasıl başarılı oluyorsunuz?" diye sormuş ve şu cevabı almıştı:

"Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı, iş zaten kendi kendine yürür."
"Bir zümre ki maalesef propagandalara alet olarak bozulmuş, maneviyatını kaybetmiş bulunuyorlardı. Onlar düşman varsın ilerlesin, biz kasalarımızdaki altınla baş başa kalarak bu fani dünyada birkaç gün daha fazla yaşamak için birkaç günün hatırı için sukut edelim, ne olur; ne beis var diyorlar. Onlara yazıklar olsun."
İlk defa bir kitabına yarısına bile gelmeden bir daha okumamak kaydıyla kenara bırakıyorum. Eğer tarih hakkında bir kitap yazıyorsanız kanıtlayabildiğiniz her şeyi kanıtlamanız gerekir. Beni bilgilendirecekseniz öncelikle kendiniz doğruları bilmelisiniz. Kitabın 42. sayfasında "Şurası unutulmamalıdır ki, Türk âleminin en büyük düşmanı komünistliktir! Her gördüğü yerde ezilmelidir!" sözü Mustafa Kemal Atatürk'e ait değildir. Bu kitap 2015 yılında basılmış ama bu sözün Atatürk'e ait olmadığı http://www.serenti.org/...mani-komunistliktir/ şöyle açıkça belli. Komünist değilim, alınganlık yaptığım için bıraktığım gibi bir yanlış anlaşılma olmasın. Sadece ben bu sözün yanlışlığını önceden biliyordum ama bir başkası bilmeyebilir. Kimseyi yanlış yönlendirmemeli yazar. İçinde belki de başka yanlışlıklar da var, ben buna güvenemem. Bu yüzden gerisini okumadım, yanlış bilgi almak istemiyorsanız da okumanızı tavsiye etmem.
232 syf.
·3 günde·9/10
Atatürk'e olan sevgimin,aşkımın ve özlemimin sanırım tarifi yok.Bunun için bildiğim tüm kelimeleri de kullansam oluşacak cümle yetersiz bir cümle olacaktır...
Yer yer boğazım düğümlendi,özellikle naaşını tahniti ve defin sürecinde,yer yer gözlerim doldu,kendimi zor tuttum.Ama inanın bana Atama dair öğreneceğimiz her satır bilginin değeri çok büyük..Hastalık sürecindeki hallerinin anlatımında,gözünüzde oluşan betimlemeler gerçekten sarsıcı bir etki yaratıyor..Geçirdiği krizler,hastalığının ilerleme süreci,yarı uykuda yarı uyanık geçen süreçlerde hayallerini hala diri tutuşu ve umutsuzluğa asla yer vermeyişi,karnından ilk su alınışında (12 litre) çektiği acıyı ve sonrasında derin uykusundaki rahatlığı..Adeta 'evet artık rahatladı iyileşecek' diye benim bile o umudun içine girmelerim.Çok fazla duygu devinimleri yaşadım..Sabiha Gökçen'in Ata'yı anlattığı bölümlerin bitmesini istemedim.İmrendim,kıskandım ona olan yakınlığını.

Tarih kitaplarından edindiğimiz bilgiler dışında Atatürk'ü anlamamız için bu tür hatıratların daha fazla okunması gerekir.Çünkü çok fazla referans üzerinden yazılmış bir kitap.Oldukça nitelikli belge ve arşiv kullanılarak oluşturulmuş okuması keyif veren güzellikte bir kitap olmuş.

Ona yakınlığıyla bilinen isimlerin onu adeta yaşayarak anlattıkları bölümlerde sayfalar akıp gidiyor.Son bölümde -Ölümünün Ardından- Necip Fazıl Kısakürek'in Atatürk'e dair kesitinde sanırım her satırın altını çizdim...
Dünya lideri olmak,asırların lideri olmak ve o lidere sahip olmak bizler için gerçekten eşsiz bir ayrıcalık.Fakat ne yazık ki günümüzde Ona hak ettiği kıymetin verilmiyor olmasını ise büyük bir ihanet olmakla birlikte insanlık dışı,canice ve en aşağılık türden bir saygısızlık olarak nitelendirebilirim!.Her şeye tahammül edebilirim ama Ona yapılan ve yapılacak saygısızlığa asla tahammül göstermem!.
O benim en zayıf yanım,O benim kalbim,ruhum,ben olma sebebim...Daima sevgi,saygı,özlem ve minnetle..

Keyifli okumalar dilerim...
232 syf.
·7 günde
Mustafa Kemal Atatürk'ün son 100 gününü, yaşamından kesitler ile anlatan eser. Kitabın sonunda, cenazenin bozulmaması için yapılan tahnit işlemi, geçici kabri olan Etnografya Müzesi'ne götürülmesi, 10 Kasım 1953'te Anıtkabir'e defnedilmesi de anlatılıyor.
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Celal Bayar hakkındaki bu kitaptan anladığım Atatürk'ü çok sevdiği ve değer verdiği.

Din adamı olmadığı halde millî mücadele günlerinde Galip Hoca lakabıyla mücadele eder Ramazan Hocalığı yapar köylüleri toplayıp İstiklal Savaşı'nda direnişe geçirmiş.
Daha sonra Atatürk Celal Bayar'ı mebus yapar daha sonra Türkiye Cumhuriyeti 3.cü Cumhurbaşkanı olur. Büyük emelleri olduğu halde hiçbirini gerçekleştirememiş 104 yaşına kadar yaşamış ama nasıl....
288 syf.
·11 günde·8/10
Kitabın az gibi görünen hacmi sizi yanıltmasın.. Kitap kronolojik bir sıra takip eden, gayet sade ve konuları anlaşılır derecede kısa işlemiş, okurken sıkılmayacağınız bir eser. Ayrıca son bölümde Anıtkabirin de yapım aşaması ve bölümleri hakkında geniş bilgiler bulabilirsiniz.
232 syf.
·30 günde·8/10
Atatürk'ün son yüz gününü; Atatürk'ün yakın çevrelerinden anılar ve hatıralar ile anlatan, fazla beklentiye kapılmadan okunacak faydalı bir eser olarak görmekteyim. Ayrıca Atatürk'ün Cenaze ve Defin işlemleri ile ilgili de geniş bilgiler mevcuttur...!
208 syf.
·3/10
Atatürk'ün Nutuk'ta da defalarca bahsettiği gibi kendisi Cumhuriyet karşıtı Padişah ve Halife yanlısı olan kahramanlığı sadece Hamidiye Krüvazörüyle (Osmanlı ordusunda) sınırlı olan bir insan nasıl olur da Milli mücadele kahramanı ilan edilir anlamakta zorluk çekiyorum! Kendisi her daim Atatürk'e muhalif ve onun karşısında bulunan bir insan.
176 syf.
·2 günde·6/10
Celal Bayar - Cevat Şenol

Milli mücadelenin Galip Hocası.
İş Bankasının kurulmasında öncü ve İş Bankasının genel müdürü.
TBMM'nin ilk sivil Cumhurbaşkanı.
Atatürk'ü koruma kanunu çıkaran kişi.
Çok partili döneme girişte Demokrat Parti'nin kurucusu.
İlk darbe yapılan ve darbeye maruz bırakılan ilk Cumhurbaşkanı.
Atatürk'ü çok seven biri.
288 syf.
·53 günde·7/10
Kitabı okumadan önce tarihin ve Atatürk'ün bilmedigimiz daha farklı yönlerine ait hikayeler bekliyordum... Bu noktada beni yanılttı... Lise 1 sınıf tarih kitabı okudum sanki... Büyük bir bölümünü sıkılarak okudum diyebilirim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Cevat Şenol
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 82 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 32 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.