Atilhan bir aşırıcıydı, tahrikleri Türkiye'de çok sayıda entelektüelin sert eleştirilerine neden oldu ve çıkardığı Milli lnkılap mecmuası Trakya olaylarından sonra yasaklandı. Ancak antisemitist içerikler ana akım yayınlarda da kendilerine yer buluyorlardı. Örneğin Mayıs ve Haziran 1934'te Vakit gazetesi, o zamanlar Almanya'da yaşayan Mustafa Mermi'nin açıkça antisemitist birçok makalesini yayımladı. (56) Falih Rıfkı Atay, 1935 yılında Almanya'dan CHP'nin gazetesi Ulus için bir yazı dizisi kaleme aldı. NSDAP'nin Nürnberg Konferansı'yla aynı günler de yazdığı bir makalesinde, Yahudi karşıtı siyasete, "Almanlar için Yahudi davası, bir ulusal müdafaa davasıdır", diyerek anlayışla yaklaşıyor, ancak aynı zamanda şu vurguyu yapıyordu: "Biz Türkler (... ) bu türlü renk ve ırk düşmanlıklardan tamamen uzaktayız." Bununla birlikte makalesini antisemitist bir şiirin tercümesiyle bitiriyordu.(57) O dönemin en büyük tiraja sahip gazetesi Cumhuriyet, nasyonal sosyalistler tarafından örgütlenen 1 Nisan 1933 Yahudi karşıtı boykotu bir "müdafaa hareketi" olarak tanımlıyor ve bu eylemin NSDAP'nin "demir gibi kuvvetli zapturaptı sayesinde sükun ve intizam içinde tatbik olunduğu"ndan övgüyle söz ediyordu.(58) Nadir Nadi, "Hitler Viyanasından Röportajlar" başlıklı bir yazı dizisinde, Avusturya'nın 1938'deki ilhakına eşlik eden korkunç Yahudi pogromundan büyük bir anlayışla söz ediyordu: "(. .. ) senelerden beri zavallı Avusturyalıların Yahudilerden neler çektiğini iyi biliyorum", "(Yahudiler) milli benliğine tamamiyle yabancı olarak halkın sırtına bir sülük gibi yapıştı". (59)
(56) Bali 2008, s. 4 73-489.
(57) F.R.