Cuci Han

Cuci Han

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
6
Okunma
·
2
Beğeni
·
251
Gösterim
Adı:
Cuci Han
Unvan:
Cengiz Han'ın en büyük oğlu
Doğum:
Moğolistan, 1182
Ölüm:
Avrasya, Şubat 1227
Cuci (d. 1185 - ö. 1227), Cengiz Han'ın en büyük oğlu. Bazı kaynaklarda Cuci Han olarak geçse de Cengiz Han'dan önce öldüğü için hanedan, kardeşleri ve oğullarıyla sürmüştür, kendisi han olmamıştır.

Temuçin daha tüm Moğol boylarını bir bayrak altında toplamadan önce, babası Yesügey'den öç almak isteyen Merkitler eşi Börte'yi kaçırır. Daha sonra Temuçin Börte'yi kan kardeşi Camuka'nın yardımıyla kurtarmış olsa da Börte öyle bir zamanda doğum yapar ki, bu bebeğin Temuçin'e mi yoksa onu esir eden Merkitli'ye mi ait olduğunu kimse anlayamaz. Bu yüzden adı Moğolca "yabancı" anlamına gelen "Cuci" koyulur.

Cuci, babasının yanında birçok sefere katıldı. Cengiz Han'ın Harzemşahlar seferini dönüşüne denk gelen 1225 yılında babası tarafından kendisine Harezm ve Doğu Kıpçak toraklarının idaresi verildi. Cengiz Han ölümünden birkaç yıl önce imparatorluğunu oğulları arasında paylaştırırken, Deşt-i Kıpçak olarak adlandırılan topraklar Cuci'nin payına düştü.

Cuci'nin idaresi altındaki topraklarda yaşayan kavimler, adına izafeten "Cuci Ulusu" olarak adlandırılmıştır. 1227 yılındaki bir av partisi esnasında kaza sonucu öldü. Ölümünden sonra toprakları Cengizhan tarafından, oğulları Batu (Ak Orda) ve Orda (Gök Orda) arasında paylaştırıldı.
İnsan gücünün sınırlarını betimleyen, bağımsızlığa ve özgürlüğüne doğru attığı her adım toplum için ürkütücü bir tehtittir.
Kitle için doğru olan i yapmaya zorlanan insa kitleye kaptırdığı özgürlüğünün farkında olmaksızın ben özgürüm diyebiliyorsa kendini açıkça kandırıyor demektir
Hayatin toplamı neyi ifade eder? Bireysel hak arayışları, rettedilme, tehtit, zorunlu teslim olma. Bunlar mı yaşamı aşkınlaştıran olgular? Hayatın toplami bunlardan başka nedir? Kendinde varlık olmayı anlamlandirmanin sonunda özgürlüğünü yakaladığını zanneder insan. Halbuki mutlak bir zorunluluğun belirlediği yaşam devingenliğinin bağımsız olması mümkün değilken..
Beyin örgeni ile bedendeki diger örgensel birimler özdeksel( maddi) nitelikleri yönünden ayrıcalık tasimadıkları halde, beyin örgeninin devre dışı bırakılması halinde diğer örgensel birimler yaşamı devam ettirebilirler.
Beyni alınan kuş refleks ve örgensel belirleyicinin yardımıyla yaşamaya devam edebiliyor. Aynı hayvanin kalbi alınmış olsaydı örgensel sistem çökerdi.. buradan anlaşılacağı üzere yaşam hamlesi sanıldığı kadar beyin örgenselinden kaynaklanmıyor . Aksine birlikteliği yakalayan , kendinde bir varlık olmayı beceren bilinç dışı örgenlerin tümüdür.
Mucize yaşamak değil, aksine yaşamda kalabilmek mucizedir. "İnsan, sonu olmayan bir son istemiyor", der Camus.
Her insan doğduğunda ne iyi ne kötü ne suçlu ne suçsuz ne günahkar ne de günahsızdır. Bu onun doğası gereği özgürlüğü iken bu olguyu öbeğin değerlerine kaptırması ondaki doğruların iyilerin gunahsizliklarin kendi isteği ve iradesi olmadan , varlık yapısının tinsel ve dirimsel formlarına yayılması, buna zorlanması kendi kendiyle ontolojik paradoks haljne düşmesine neden olur. Güvensizliğin nedeni de öbeğe kaptırdığı doğal donanımı olan özgürlüğüdür . Bu durumdan huzursuzdur. Bu huzursuzluğu öbek tarafından dinsel formlarla ikiye bölünmüş yaşamını yekpare bir yaşam ben'i ne dönüştürememesi : insan ne ise o değildir ne olacaksa odur bilgisi insanın yarınlarına ket vuramamasindan kaynaklanır
Tanrı için öldüreceksin! Bu bildirinin mantıksal çıkarımı esasında korkunç sonuçlar doğuracaktır. Tanrı savaş alanında emri alanlarla beraber olacaktır . Öldurmenin sorumluluğu Tanrıya aittir. Zira öldürmeyi kendi buyurmuştur. Tanrı ile gerçekleştirdiği için de ödülü yüksektir. Ölüm taciri kurbanına yenik düşerse nesnel değerlerden yoksun kalacak ama en üst manevi degerlerle bütünlesecektir
Haçlı ordusunun hazırlanmasında öldürmenin tanrısal zorunluluğu kesin bir söz dizimseliyle
betimlenmiştir. "Tanrı buyurdu ". Öldürme itkisine tanrıyı ortak etmeyle artik bundan sonra hic kimse tanri buyruğunu doyurmada tereddüt etmeyecektir
Hegesias'ı; mutluluğa acı karışmış olması, mutluluğun özdeksel doyum zemininin sınırlı oluşu gibi hazzı zor yakalanması hatta hiç gerçekleşememesi intihar yoluyla yaşamı yadsımaya kadar götürür.
Cuci Han
Sayfa 38 - Birinci Baskı: 1997 KoraYayın
İnsan kendini öldürmeli, öldürmeli ki din ideolojisinin ön yargılı baktığı insan tipinin tanımından kurtulabilsin.
200 syf.
·17 günde·Puan vermedi
İnsan neden intihar eder sorusunun aksine neden edemez sorunu cevaplamaya çalışıyor kitap. Hepimiz kutsal bulduğumuz yaşam sevincinin hileli olduğunu ve bizim buna kandiğımizi çoğu zaman düşünmüşsek de yine de yasamdan vazgecmek bize korkutucu gelir. Kitap İnanç ile ölüm arasındaki bağı işaret ederek asıl vazgeçememenin inanctan kaynaklı bir korku olduğunu söyleyip onu aşmanın tek yolu olarak felsefi intihar biçimini öneriyor.
Doğanın düzenine uyumsuzluk gözüyle bakmak hiç akla gelmez çünkü her zaman yaşama bir anlam yükleriz ki yaşayabilelim. Birgün sonlanacağını bildiğimiz yaşama katlanma zorunluluğu bazen yorsada yine de bu zorunluluğu yaşatmaktan vazgeçmiyoruz. Buna yaşama itkisi denir.
Ve asıl soru şu;
Ağaçtaki meyve gibi olgunlaşıp yere düşüşü beklemektense dalinda iken kopmayı tercih etmeli miyiz ?

Yazarın biyografisi

Adı:
Cuci Han
Unvan:
Cengiz Han'ın en büyük oğlu
Doğum:
Moğolistan, 1182
Ölüm:
Avrasya, Şubat 1227
Cuci (d. 1185 - ö. 1227), Cengiz Han'ın en büyük oğlu. Bazı kaynaklarda Cuci Han olarak geçse de Cengiz Han'dan önce öldüğü için hanedan, kardeşleri ve oğullarıyla sürmüştür, kendisi han olmamıştır.

Temuçin daha tüm Moğol boylarını bir bayrak altında toplamadan önce, babası Yesügey'den öç almak isteyen Merkitler eşi Börte'yi kaçırır. Daha sonra Temuçin Börte'yi kan kardeşi Camuka'nın yardımıyla kurtarmış olsa da Börte öyle bir zamanda doğum yapar ki, bu bebeğin Temuçin'e mi yoksa onu esir eden Merkitli'ye mi ait olduğunu kimse anlayamaz. Bu yüzden adı Moğolca "yabancı" anlamına gelen "Cuci" koyulur.

Cuci, babasının yanında birçok sefere katıldı. Cengiz Han'ın Harzemşahlar seferini dönüşüne denk gelen 1225 yılında babası tarafından kendisine Harezm ve Doğu Kıpçak toraklarının idaresi verildi. Cengiz Han ölümünden birkaç yıl önce imparatorluğunu oğulları arasında paylaştırırken, Deşt-i Kıpçak olarak adlandırılan topraklar Cuci'nin payına düştü.

Cuci'nin idaresi altındaki topraklarda yaşayan kavimler, adına izafeten "Cuci Ulusu" olarak adlandırılmıştır. 1227 yılındaki bir av partisi esnasında kaza sonucu öldü. Ölümünden sonra toprakları Cengizhan tarafından, oğulları Batu (Ak Orda) ve Orda (Gök Orda) arasında paylaştırıldı.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.