Deniz Çömez

Deniz Çömez

Yazar
8.4/10
12 Kişi
·
15
Okunma
·
2
Beğeni
·
31
Gösterim
Adı:
Deniz Çömez
Unvan:
Yazar
Doğum:
Almanya, 21 Ağustos 1989
21.08.1989 tarihinde Bottrop Almanya'da doğdu. Lekfke Avrupa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE bölümünü bitirdi (2012). 2012-2013 yıllarında Almanya'da dil eğitimi aldı. 2015 Yılında Arel üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde TDE Tezli Yüksek lisans yaptı. Aynı yıl Pedagojik Formasyan Kırklareli Üniversitesinden, Eğitim Koçluğu Süleyman Demirel Üniversitesinden aldı. Boşanmış 1 çocuk sahibi. Özel sektörde TDE ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

İlk kitabı Çok Kişili Yalnızlık 14Şubat.
Tutkunun en berbat yönü ise karşıdakine bütün ipleri teslim etmiş olmaktır. İşte teslim ettiğiniz ipler sizi sona götürür.
İnsanların yabancılaştığı bu şehirde yaşamak oldukça zordu. Bu yüzden de insanlar belirli bir süre sömürüldükten, güçleri iliklerine kadar emildikten sonra sırtlarına yapıştırılan koca bir "emekli" damgasıyla ölümü beklemeye başlardı.
96 syf.
·8/10
Bir Yeraltı Edebiyatı ürünü olan bu eser hakkında bilgi vermeden önce yeraltı edebiyatı nedir sorusuna cevap bulmak istedim. Peki Yeraltı Edebiyatı nedir?
"Yeraltı edebiyatı, 18. yüzyılın sonlarında tohumlarını atmaya başlamış, edebiyatın diğer alanlarından işlediği konular bakımından farklılaşmaktadır. Özgürlük ve başkaldırı edebiyatı olarak da adlandırılan bu tür, yaşamda uzaklaştığımız ya da uzaklaştırıldığımız, genel kurallara uymayan ve ötelenen insanların yaşamlarına odaklanıyor. Bunu yaparken de bireylerin hayal dünyası ve gerçekliği arasında gidip geliyor."
Kitaptan bahsedecek olursak ilk olarak kitap adının kurgu ile nasıl bağdaştığından bahsetmek istiyorum. Bence bir kitabı yazmak kadar o kitaba isim koymak da zor. Ama bu kitabın adı, karakteri ile o kadar birebir ki Özgür'ün içinde bulunduğu durumun kısa bir özeti gibi olmuş kitabın adı. Peki bu Özgür neden çok kişili bir yalnızlık yaşıyor? Karakterimiz Özgür Kıbrıs'a okumak için gidiyor. Ancak havaalanında karşılaştığı bir kadın yüzünden hayatı daha önce hiç alışık olmadığı bir şekle bürünüyor. Yanlış seçimlerin kurbanı oluyor. Temiz bir başlangıç yapma şansını yanlıştan yana kullanarak da aslında hayatına öncekinden bambaşka bir yön veriyor. Kendini yabancı olduğu bir dünyada buluyor. Bu dünyada neler yaşıyor? Kimler hayatına dahil oluyor? Hayatına dahil olanlar onu nasıl etkiliyor? gibi soruların cevabını okuduğunuz zaman kendiniz göreceksiniz. Yazarın ilk olmasına rağmen güçlü cümlelerle yazdığı, anlatmak istediğini çok güzel bir şekilde okuyucuya geçirdiği "Çok Kişili Yalnızlık" kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. Deniz beye bu güçlü kaleminin devamlılığını diliyorum.
96 syf.
·3 günde
#kitapyorumu #okudumbitti ⠀⠀
Evet kitabın yorumunu yaparken nerelere değinmem gerektiğini ilk başlarda düşünmüştüm ama düşündükçe daha farklı yerler ortaya çıktı, dikkat etmediğim yerler sonradan gözüme çarptı. Bazı yerleri bana göre çok ince nüanslar gerektiriyordu. Sonradan da gördüm zaten kitap ilerledikçe. İlk başlarda anlamsız gelen çoğu şey sonradan o kadar güzel bir şekilde açıldı. Gerçekten güzel bir eserdi.⠀
Asıl kahramanımız olan Özgür’ün neden böyle bir adam olduğunu ilk başlarda anlamlandıramadım ama o kadar haklıymış ki yaptıklarında, hissettiği o çok kişilik yalnızlığında.⠀
Özgür’ü tam olarak tanımaya başladığımız nokta, yazmaya tekrardan başladıktan sonra kaleminden dökülenlerle oluyor. Neler yaşadığını, nerede nasıl tepkiler verdiğini kendisini, etrafını, hayatına girenleri eleştiriyor, onları kendi gözünden anlatıyor. Neler yaşamış diyorsunuz mesela, ben olsam ne yapardım diyorsunuz, Özgür kendini eleştirirken siz de onu eleştiriyorsunuz. ⠀⠀
Kitapta en sevdiğim nokta sanırım Derya’nın kendince Özgür’e ettiği o ilanı aşktı. Deniz’i, sahili, maviyi ne de güzel anlattı dedim açıkçası, onunla beraber maviyi daha da bir sevdim ve en sonunda da ah be adam maviye ihanet ettin dedim.⠀

Kitapla alakalı demek istediğim tek şey ilk başlarda kitabın içine dahil edemedim kendimi ama daha sonra kahvemi unuttum ki kahvem aklıma geldiğinde huuh ne sondu dedim. Bazı cümleler vardı kaleminize sağlık iyi ki yazmışsınız dediğim. Deniz Bey’in gerçekten güçlü bir kalemi, güçlü cümleleri vardı. Kalemiz daim olsun. Ben çok severek okudum sizlere de tavsiye ederim.
96 syf.
·5/10
Özgür'ün karışık ruh hâliyle başlayan hikayede, Özgür'ün yazma ihtiyacıyla birlikte geçmişin sır perdeleri bir bir aralanıyor. Damla, Derya, Firuzan, Maria, Hayal... Hepsi de Özgür'ün hayatının bir döneminde yer alan kadınlar. Firuzan ve Derya ana kız. Damla Özgür'ün dergideki patronu. Hayal güzel sesli bir solist. Maria en az ismi geçen kadın. Ama Özgür' e aşık. Kıbrıs'a üniversite okumak için giden Özgür'ün oradaki hayatını kolaylaştıran ve ona tutkulu vakitler geçirten Firuzan ve Derya. Sesi ile onu büyüleyen Hayal. Onu arzulayan Damla... Ve hikayenin sonunda Firuzan'ın Derya hakkındaki sırrı. Bu hikayede iki kişinin kader durağı ortak. Özgür ve Derya... Lakin farklı mekanlarda ve farklı zamanlarda...
96 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Çok kişili yalnızlık ne yalan söyleyeyim benim için farklı bir deneyim oldu. İçinde bulunan şiirler ve özgür' ün hikayesi beni etkiledi. Akıcı aynı zamanda güzel bir hikâyesi olan bir kitap. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.
96 syf.
·8/10
Üslubun, betimlemelerin, cümlelerin anlamlarının tadı her ağızda farklı bir yer edinilecek şekilde yazılmış. Bilmem kaç kişi eline alacak bu kitabı, kapağına, sayfalarına dokunacak ama ruhuna dokunabilmek için ayrı bir zaafiyet gerektirecek. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku kitabından esintiler hissettim, uçsuz bucaksız bir derinliğin içinde kayboldum. O kitabı anlamlandırırken de zorlanmıştım bu da öyle oldu.
96 syf.
·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim.
.
.
Kalabalık içinde ama tek yalnız yaşayan bir adam'dır aslında özgür.Bölüm okumak için kıbrısa gidiyor özgür ama istemediği bir bölümdür.
Özgürün yolu Firuzan'la keşisir.
.
.
96 sayfalık dolu dolu bir kitapdı.Hoşuma gitmeyen tek şey Özgürün tavrı kadınlara yaklaşımı ve tavrı oldu.
.
.
Güzel bir yeraltı edebiyatıydı merak ettiğim kitapları okumayı seviyorum.
96 syf.
·Beğendi·8/10
#okudumbitti️ #kitapyorum
#çokkişiliyalnızlık ️ 96 Sayfa
️️️️️️️
.
"Sayende ağlamanın bir manzarası olduğunu keşfettim. Kimi yorgan altında bulur manzaranın huzurunu kimi deniz kenarında yakalar ferahlığın içler açan rahatlığını...Kimi kapalı kapılar ardında...Kimi anne kucağında...Kimi sevgili omuzunda...Kimi türbe karşısında..."
.
Herkese Merhaba
.
Bugün sizlere #yeraltıedebiyatı 'nın güzel bir novella örneği olan kitabın yorumu ile geldim. Yazarın kalemi inanılmaz akıcı, kurgu ise takdire şayandı. Hikâyenin geçtiği KKTC'de adı geçen yer ve mekânları bizzat görmüş ve gezmiş olmam kitabı bana daha bi sevdirdi. Özellikle Mavi Köşk'ün hikâyesinin kaleme aldığı sayfaları tebessüm ederek okudum. Mavi Köşk bu kadar güzel anlatılabilirdi... Meryem Ana tablosu, gerçekten ne kadar ilginçti... Bende dönüp dönüp her noktadan bakmıştım... Ha bu arada, Molahiya yemeğinin tadı hâlâ damağımda... ️
.
Baş karakterimiz Özgür Hoyrat... Nisan ayının lodos ve yağmura karıştığı bir akşam kendini evine zar zor atan Özgür, aynanın karşına geçtiği sırada yere düşmüş bir kağıt görür. Kağıtta "Belki, bir gün daha az karanlık olan bir dünyada buluşuruz." yazıyordu. Bu notu kim ne için yazmıştı?
.
Özgür Hoyrat 'ın istemediği bir bölümü okumak için KKTC gitmesiyle başlayan inişli çıkışlı hikâyesi. Havaalanında karşılaştığı Firuzan hanımdan sonra hikâye tamamen farklı bir yöne doğru çevrilir. Hiç tanımadığı bu kadın Özgür'e evinin kapılarını açar. Kızı Derya ile birlikte yaşayan Firuzan Özgür'ü evine almakla iyilik mi, kötülük mü yapmıştı? Hayatı tümden değişen Özgür, Derya ile gittiği bir iş görüşmesinde karşılaştığı kadın kimdi? Değişen ve zorlaşan hayatını geride bırakıp Bursa'ya dönen genç adamın sonu ise beni bitirdi... Hele ki Firuzan'nın mektubunu okuduğum dakikalarda göz yaşlarıma hâkim olamadım... Ben kitabı büyük bir keyifle okudum, türü sevenlere içtenlikle tavsiye ederim. Okuyun efendim.
.
96 syf.
·9/10
Hepimizin hayatı bir yere kadar rastlantılarla şekillenir. Ama hayatımızı sadece tesadüflere teslim etmek, fırsatların kaçtığını fark ettiğimizde, yenilgi duygusu yaşatabilir. Eğer insan hayattaki amacını bilmezse yol ayrımlarında karar veremez. Kılavuzsuz kalır. Değişen koşullarda doğru tepkiyi vermek, "beklenmedik" durumları iyi yönetebilmek hayatınızı değiştirebilir, bilemezsiniz. #kitapyorumum
Baş karakterimiz Özgür'de yol ayrımlarında kılavuzsuz kalanlardan. Melankolik, hüzünlü ve yaşadığı kalabalık hayatın içinde dibine kadar yalnız bir adamın, havaalanında bir tesadüfle başlayan ve tahmin edemediğimiz bir sona ulaşan geçmişini okuyoruz. Olay içinde olay, kitap içinde bir kitaba konuk olduk. #çokkişiliyalnızlık
Yazarın kalemine sağlık, sürpriz bir son hazırlamış bize, ama ben bambaşka bir son yazdım aklımdan. Özgür'ün hikayesi çok farklı bitti bende.
96 syf.
·Beğendi·10/10
Toy bir delikanlının çıkmış olduğu yolda amacından sapıp hayatı akışına bırakması üzerine içinden çıkamadığı bir yola girmesi ve bu süreçte görüp öğrendiği yaşamı anlatıyor. Sık sık kahramanın iç monologlarına yer veriliyor. Kitapta, hayatın içinde ne varsa her şeyden bir parça var. İnsanın sahip olduğu çelişki, yaptığı hatalar, yaşadığı pişmanlıklar... Temeli sadakate bağlı olan olay, bunun üzerine noktalanıyor. Kısaca, insan psikolojisine yer veriyor... Gerçekler sizi çepeçevre sarıyor!
96 syf.
·Beğendi·8/10
Hayırlı mutlu huzurlu bir nisan ayına başlamak dileğiyle ayın ilk kitabını okudum paylaşımını yapmaktayım.
@yolun.sonunda moderatörlüğünde denizcomez 'in @sifiryayinlari 'ndan çıkan#çokkişiliyalnızlık kitabını okuduk.

Kalabalığın içinde ama tek başına yalnız yaşayan bir adam'ın özgürün özgür hoyrat ın hikayesi. Bölüm okumak için Kıbrıs a Lefke ye gidiyor özgür ama istemediği bir bölümü okumaya. Firuzan la karşılaşma hikayesi ve sonrasında gelişen hikayeler 96 sayfalık 1 gunde okuyabileceğiniz bir kitap kitabın sevmediğim yönü özgür ün kadınlar a olan hareketleriydi. Konu ve kurgu olarak farklı bır kitap Okunmaya değer. Boğucu detayların olmaması ayrı mutluluk verici
İsmiyle kitabın uyumu mukemmel
Sonu beklemediğim şekilde beni şaşırmıştı.
#alıntılar
İnsanların kendi suskunlukları yetmezmiş gibi bir de başkalarının sırlarını taşır bedenlerinde.
Demek ki binalar insanın başını döndürecek kadar büyüdükçe, odaları onları boğacak kadar küçük ve dar olacaktı.
O gün size bıraktığım not sizden bir kaçış değildi. Belki de kendimi buluşumun ilk adımıydı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Deniz Çömez
Unvan:
Yazar
Doğum:
Almanya, 21 Ağustos 1989
21.08.1989 tarihinde Bottrop Almanya'da doğdu. Lekfke Avrupa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi TDE bölümünü bitirdi (2012). 2012-2013 yıllarında Almanya'da dil eğitimi aldı. 2015 Yılında Arel üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde TDE Tezli Yüksek lisans yaptı. Aynı yıl Pedagojik Formasyan Kırklareli Üniversitesinden, Eğitim Koçluğu Süleyman Demirel Üniversitesinden aldı. Boşanmış 1 çocuk sahibi. Özel sektörde TDE ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

İlk kitabı Çok Kişili Yalnızlık 14Şubat.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.