Derviş Zaim Boğaziçi ve Warwick Üniversitelerinde; sırasıyla İşletme ve Kültürel Çalışmalar (MA) eğitimi gördü. Yunus Nadi Roman ödülünü kazanan Ares Harikalar Diyarında (1994) adlı kitabından sonra ilk filmi Tabutta Rövaşata’yı (1997) çekti. Yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül kazanan bu filmi, yine benzer biçimde, prestijli birçok ulusal ve uluslararası festivallerden başarıyla dönen Filler ve Çimen (2000), Çamur (2003), Cenneti Beklerken (2006), Nokta (2008), Gölgeler ve Suretler (2011) ve Devir (2012) adlı uzun metrajlı kurmaca filmleri ile Paralel Yolculuklar (2003-Ortak yönetmen: Panicos Chrysanthou) adlı belgeseli izledi. Derviş Zaim, halen, çeşitli üniversitelerde sinema konusunda ders vermektedir.
Buridan insanların toplu halde mezarlara gömüldüğü, iktidarsızlık, güvensizlik, boşboğazlık çemberinin gitgide daraldığı bir devirde yaşadı. Yaşadı ama kötülüğün esas kaynağını insanın dışındaki bir yere, başka bir nedene bağlamadı. Kötülüğü insanın içinde aradı. Ona göre kötü, insan yaradılışının temelinde yatıyordu ve insan, içindeki kötülüğün tohumlarını dedesinin ruhundan kalıtsal olarak alıyor, oğlunun ruhuna aktarıyordu. Aktarıyordu ama iş burada bitmiyordu. İnsanın içindeki kötülükle birlikte yan yana taşıdığı bir başka yeti daha vardı: İçteki kötüyü reddedebilme yetisi! Bu yeti acı çekmeye, acı çekmenin arındırıcı etkisine bağlıydı. İnsan çektiği acıların genişliği ve derinliği ölçüsünde bu yetisini geliştirebilir, içindeki kötülüğün dışarıdaki kötülükle işbirliği yapmasını, onu onaylamasını, böylelikle tehlikeli duruma getirmesini engelleyebilirdi. İnsan içindeki kötülükten sorumluydu. Sorumlu insan acı çekmeli, kötülüğün bir işe yaramadığını, insanı yenilgiye uğrattığını, yok ettiğini anlamalıydı.