Derviş ZAİM' in kesinlikle okunması gerektiğini düşündüğüm güzel bir kitap olan " RÜYET " sade ve akıcı üslubuyla bir kadının arada kalmasını ve hedeflerinin peşinden usanmadan koşmasını anlatan bir kitap. Baş kahraman olan Sine Osmanlıca bir hatıratı okumaya ve amcasının ricası üzerine günümüz Türkçesine çevirmeye başlar. Anılarda " Hüsn- ü Aşk " mesnevisine yapılan göndermeler ve bu iki metnin arasındaki paralellikler dikkatini çeker. Yalın bir anlatıma sahip olan kitap çok farklı bir konuyu ele almıştır. Derviş ZAİM güzel ve çarpıcı bir kurguyla kitabı bizlere sunmuştur.
RüyetDerviş Zaim · Yapı Kredi Yayınları · 201985 okunma
Okuması ve anlaması zor bir kitap oldu. Tavsiye üzerine başladım. Çoğu zaman bırakmayı düşündüm. Sonlara doğru ilgi çekici olmaya başladı. Tam kitabın içine girdim derken Muhip Sine oldu Sine Muhip oldu. Ve sonu belirsiz bitti benim için. Sanırım tekrardan okuyup kitaba bir şans daha vereceğim.
Zaim’i bitirme ödevim için seçtiğim Nokta filmi ile tanıdım. Bu bana başka kapılar açtı doğal olarak. Yönetmen kimliği ile tanıdığım Derviş Zaim’i daha ayrıntılı bir şekilde tanıma, eserleri ile de
Açıkçası Derviş Zaim den bu performansı beklemiyordum. Gerçekten güzel anlatım ve ufuk açıcı bir kitap yazmış. Edebiyatta da başarılı olacağını göstermiş
Sinema filmleriyle tanınan Derviş Zaim 1992 yılında yazdığı Ares Harikalar Diyarında romanıyla Yunus Nadi Roman Armağanı'nı kazanmış. Araya bir sürü sinema filmi koyduktan yıllar sonra Nisan 2019'da
Derviş Zaim'in ikinci romanı olan Rüyet,geçmiş ve gelecek, özgürlük ve zorunluluk, arzu ile gerçeklik arasında sıkışmış insanın kendisine bir anlam ,bir kimlik,bir hikâye,tutarlı ve bütünlüklü bir metin yaratma çabasını anlatıyor.
Hüsn-ü Aşk mesnevisine yapılan göndermelerden dolayı kapalı bir anlatımı var bundan dolayı kitabın anlaşılması zorlaşıyor.Yazar kitabı ayrıntılı betimlemelerle zenginleştirmiş.Bu sayede kitabın içindeymiş hissi veriyor.Sona geldiğimde ise kafamda soru işaretleri oluştu bazı yerler eksik kalmış gibi.Belki de kapalı anlatımının bir sonucudur.
Rüyet, ışık almayan kutu kutu apartmanlarla, şehrin siluetine zarar veren gökdelenlerle kaplı yaşam alanında, Sine’nin anlam arayışını anlatıyor. Sine içimizde yaşayan, bizden biri olan, etraftaki milyonlarca uyaranın arasında sıkışıp kalmış olan bir karakter.
Nasıl daha özgür olunabileceği sorusu romanın temelini oluşturuyor. Kimi insanlar özgür iken kimileri tamamen köledir. Özgür olmayan bu kitle, çoğu zaman köle olduğunun farkında dahi değildir. Aslında bu bireyler arasında gizli kalmış birtakım farklılıklar olsa da bunları ortaya çıkartmak kolay olmayabilir. Sine bu farklılıkları, rüya yoluyla keşfetme uğraşı vermeyi planlar. Rüyalar üzerine kurulu bir çağdaş sanat performansı hazırlayıp insanların rüyalarını toplayacaktır. Ancak asıl amaç, kendisinin kim olduğunu bulmak. Kim olduğunu bularak özgürleşeceğine inanır.
Erhan Özel
İncelemenin tamamı: kayiprihtim.com/inceleme/ruyet-...
Bana en büyük hayal kırıklığını yaratan Rüya filminden sonra Rüyet'i okuyup konusunda kararsız kalmıştım. Ancak öncesinde birkaç sayfayı karıştırınca fikrimi değiştirip hemen okumaya başladım. Derviş Zaim'i hiç okumamıştım dolayısıyla varlığının konumu yönettiği ve yazdığı filmlerle konumlanmış bende. Şuan bambaşka bir yer de edindi, edebiyatçı Derviş Zaim. Okunması ve idrakı kolay olmasa da insanın hevesle okumasını sağlayan akıcı, akıllıca ve edebi bir dili var. Katman katman işleyen hikayede, aldığım notlar sonrasında ne çok şey öğrendim dedim kendime. Hem edebi bir okuma zevki veren hem de kitabın son sayfasını kapattığında çok şey öğrendiğimi düşündüğüm kitaplar kıymetlidir. Burada da böyle oldu. Çok katmanlı yapısında eksik bırakılmış noktalar olsa da olay örgüsünden bir an kopmadım. Kitapta benim en çok rahatsız olduğum şey, anlattığı öykünün dönemine ait bir dil kullansa da, günümüzü anlattığı kısımlarda aynı dili kullanma gayretiydi. Velhasıl edebi değer açısından büyük anlamlar yüklemedim ama atmosferine girip zevk alarak okuduğum bir kitap oldu benim için. Son olarak film ile kesinlikle kıyaslanmaması gereken bir kitap. Sinema alanında kendimi daha yetkin addedebileceğim için sanırım filmi, herhangi bir yönetmen için bile beklentilerimin çok altında kalmıştı. Hoş ben kimim, neyse herkese iyi okumalar.
Derviş Zaim’in ikinci romanı olan Rüyet geçmiş ve gelecek,özgürlük ve zorunluluk,arzu ile gerçeklik arasında sıkışmış insanın kendisine bir anlam,bir kimlik,bir hikâye,tutarlı ve bütünlüklü bir “metin” yaratma çabasını anlatıyor.
Amcalarının inşaat şirketinde mimar olarak çalışan Sine mesleğinin günümüzde büründüğü biçimden rahatsızdır.Asıl istediği,insanların rüya anlatımlarını temel alan bir çağdaş sanat performansı düzenlemektir.Şirketin maddi durumundan,hayatına giren iki erkek arasında kalmaktan bunalan Sine bir çıkış yolu ararken eline geçen Osmanlıca bir hatıratı okumaya ve amcasının ricası üzerine,günümüz Türkçesine çevirmeye başlar.Anılarda Hüsn-ü Aşk mesnevisine yapılan göndermeler ve bu iki metin arasındaki paralellikler dikkatini çeker...
Kendi oluşturduğu metin de,ister istemez,bağlama göre inşa ediliyordu.O nedenle benlik dediğimiz şeyi,baştan sona kalıcı bir şey olarak tahayyül etmek tehlikeliydi.Etrafa yolladığımız işaretler değiştiği zaman benlik de,metnin özü de değişebiliyordu.Tam bu nedenle,insan hayatının değişen taraflarının içindeki değişmeyen örüntüleri bulmak ya da değişmez gibi duran şeylerin arasına sinmiş farklılıkları keşfetmek önem kazanıyor.Her okur da farklı yere sahip olacak kitaplardan biri.Bu sebeple mutlaka okuyun diyemiyorum.Ama çok derin ve keyifli.İmkanı olan grupla birlikte okusun.Kitabımızın yazarı inşallah 3.kitabı içinde yıl beklemez.Kitapla Kalın...
RüyetDerviş Zaim · Yapı Kredi Yayınları · 201985 okunma
Derviş Zaim Boğaziçi ve Warwick Üniversitelerinde; sırasıyla İşletme ve Kültürel Çalışmalar (MA) eğitimi gördü. Yunus Nadi Roman ödülünü kazanan Ares Harikalar Diyarında (1994) adlı kitabından sonra ilk filmi Tabutta Rövaşata’yı (1997) çekti. Yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül kazanan bu filmi, yine benzer biçimde, prestijli birçok ulusal ve uluslararası festivallerden başarıyla dönen Filler ve Çimen (2000), Çamur (2003), Cenneti Beklerken (2006), Nokta (2008), Gölgeler ve Suretler (2011) ve Devir (2012) adlı uzun metrajlı kurmaca filmleri ile Paralel Yolculuklar (2003-Ortak yönetmen: Panicos Chrysanthou) adlı belgeseli izledi. Derviş Zaim, halen, çeşitli üniversitelerde sinema konusunda ders vermektedir.