Adı:
Rüyet
Baskı tarihi:
5 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789788615712
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Derviş Zaim’in ikinci romanı olan Rüyet geçmiş ve gelecek, özgürlük ve zorunluluk, arzu ile gerçeklik arasında sıkışmış insanın kendisine bir anlam, bir kimlik, bir hikâye, tutarlı ve bütünlüklü bir “metin” yaratma çabasını anlatıyor.

Amcalarının inşaat şirketinde mimar olarak çalışan Sine mesleğinin günümüzde büründüğü biçimden rahatsızdır. Asıl istediği, insanların rüya anlatımlarını temel alan bir çağdaş sanat performansı düzenlemektir. Şirketin maddi durumundan,
hayatına giren iki erkek arasında kalmaktan bunalan Sine bir çıkış yolu ararken eline geçen Osmanlıca bir hatıratı okumaya ve amcasının ricası üzerine, günümüz Türkçesine çevirmeye başlar. Anılarda Hüsn-ü Aşk mesnevisine yapılan göndermeler ve bu iki metin arasındaki paralellikler dikkatini çeker...

Kendi oluşturduğu metin de, ister istemez, bağlama göre inşa ediliyordu. O nedenle benlik dediğimiz şeyi, baştan sona kalıcı bir şey olarak tahayyül etmek tehlikeliydi.
Etrafa yolladığımız işaretler değiştiği zaman benlik de, metnin özü de değişebiliyordu. ... Tam bu nedenle, insan hayatının değişen taraflarının içindeki değişmeyen örüntüleri bulmak ya da değişmez gibi duran şeylerin arasına sinmiş farklılıkları keşfetmek önem kazanıyordu.
264 syf.
·Beğendi·8/10
Açıkçası Derviş Zaim den bu performansı beklemiyordum. Gerçekten güzel anlatım ve ufuk açıcı bir kitap yazmış. Edebiyatta da başarılı olacağını göstermiş
264 syf.
·Puan vermedi
Rüyet, ışık almayan kutu kutu apartmanlarla, şehrin siluetine zarar veren gökdelenlerle kaplı yaşam alanında, Sine’nin anlam arayışını anlatıyor. Sine içimizde yaşayan, bizden biri olan, etraftaki milyonlarca uyaranın arasında sıkışıp kalmış olan bir karakter.

Nasıl daha özgür olunabileceği sorusu romanın temelini oluşturuyor. Kimi insanlar özgür iken kimileri tamamen köledir. Özgür olmayan bu kitle, çoğu zaman köle olduğunun farkında dahi değildir. Aslında bu bireyler arasında gizli kalmış birtakım farklılıklar olsa da bunları ortaya çıkartmak kolay olmayabilir. Sine bu farklılıkları, rüya yoluyla keşfetme uğraşı vermeyi planlar. Rüyalar üzerine kurulu bir çağdaş sanat performansı hazırlayıp insanların rüyalarını toplayacaktır. Ancak asıl amaç, kendisinin kim olduğunu bulmak. Kim olduğunu bularak özgürleşeceğine inanır.

Erhan Özel

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...e/ruyet-dervis-zaim/
264 syf.
·5/10
Bana en büyük hayal kırıklığını yaratan Rüya filminden sonra Rüyet'i okuyup konusunda kararsız kalmıştım. Ancak öncesinde birkaç sayfayı karıştırınca fikrimi değiştirip hemen okumaya başladım. Derviş Zaim'i hiç okumamıştım dolayısıyla varlığının konumu yönettiği ve yazdığı filmlerle konumlanmış bende. Şuan bambaşka bir yer de edindi, edebiyatçı Derviş Zaim. Okunması ve idrakı kolay olmasa da insanın hevesle okumasını sağlayan akıcı, akıllıca ve edebi bir dili var. Katman katman işleyen hikayede, aldığım notlar sonrasında ne çok şey öğrendim dedim kendime. Hem edebi bir okuma zevki veren hem de kitabın son sayfasını kapattığında çok şey öğrendiğimi düşündüğüm kitaplar kıymetlidir. Burada da böyle oldu. Çok katmanlı yapısında eksik bırakılmış noktalar olsa da olay örgüsünden bir an kopmadım. Kitapta benim en çok rahatsız olduğum şey, anlattığı öykünün dönemine ait bir dil kullansa da, günümüzü anlattığı kısımlarda aynı dili kullanma gayretiydi. Velhasıl edebi değer açısından büyük anlamlar yüklemedim ama atmosferine girip zevk alarak okuduğum bir kitap oldu benim için. Son olarak film ile kesinlikle kıyaslanmaması gereken bir kitap. Sinema alanında kendimi daha yetkin addedebileceğim için sanırım filmi, herhangi bir yönetmen için bile beklentilerimin çok altında kalmıştı. Hoş ben kimim, neyse herkese iyi okumalar.
264 syf.
·2 günde·9/10
Yönetmen Derviş Zaim'den yıllar sonra ikinci bir roman. Amcasının yanında mimar olarak çalışan Aslı, rüyalar üzerine bir performans ortaya koyacaktır. Uyuyanları kayda alacak, rüyalarını dışarıdan gözlemleyecektir. Tabi bu macerada sık sık başı derde gşirecek, bir kitabın peşine düşecektir. Şeyh Galip ve tasvvuftan bolca yararlanılan farklı bir roman okumak isteyenler için...
264 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sinema filmleriyle tanınan Derviş Zaim 1992 yılında yazdığı Ares Harikalar Diyarında romanıyla Yunus Nadi Roman Armağanı'nı kazanmış. Araya bir sürü sinema filmi koyduktan yıllar sonra Nisan 2019'da yeni kitabı Rüyet ile karşımıza çıkıyor.
.
Rüyet; bakma, görme anlamlarına gelen eskimiş bir kelime. Eserin içine bu kavram oldukça çok işlemiş zira eser boyunca bir geçmişe bir geleceğe, bir Doğu'ya (Hüsn ü Aşk, Tusi) bir Batı'ya (Spinoza) bakmaktayız.
.
Eserin merkezinde Şeyh Galip'in Hüsn ü Aşk mesnevisi yer alıyor. Başkarakter Sine kendi labirentinde kaybolmuş, aile şirketleri olan Mandala Mimarlık Mühendislik Planlama'da mimar olarak çalışmaktadır. Ancak günümüz mimarisinden sıkılmıştır ve modern sanatlara ilgi duyup bir dış uyaranın rüyalara nasıl etki ettiğini merak ederek insanların rüyalarını dinleyip kaydetmek ister. İlk etapta uyaranlar arasında uyuyacak olanlara içinden beyitler okunacak olan Hüsn ü Aşk ve mekan olarak seçilen Galata Mevlevihanesi. Bu amacını gerçekleştirmesinde de yardım edecek kişi iş arkadaşı Hayret olacaktır. Tam o sırada Sine amcasının evinde 1. Dünya Savaşı yıllarından kalma bir Osmanlıca anı kitabı bulur. Kitapta Muhip Muhabbetoğlu ile Rana'nın aşkı vardır. Rana için Muhip'in çektiği sıkıntılar...Sine bu hatıratta kendi hayatıyla paralellikler kuracaktır.
.
Hüsn ile Aşk, Rana ile Muhip, Sine ile Hayret ve Hakan ilişkileri o kadar iç içe geçiyor ki karakterin kendi dünyasındaki labirentin içine artık biz de giriyoruz. Bir yerden sonra o rüya alemine dalıyor acaba Sine ile Muhip aynı kişi mi? Yoksa bütün bunlar bir rüya mı soruları zihnimizi kurcalıyor.
.
Eserin son bölümlerinde Sine kaldığı otelde müşteriler için hazırlanan mumdan kayıklar görmüştü. Daha sonraları o kayıkların yüzdürüldüğü nehir dökülen gaz sebebiyle alev almıştı. İşte o kısım Hüsn ü Aşk'ta geçen "Ateş denizlerinde mumdan gemiler yürütmek" ifadesini çağrıştırdı.
.
Yazılacak çok şey var çünkü eser gerçekten çok katmanlı ama burada kesiyorum. Belki sizler de okursunuz da sonrasında uzun soluklu sohbetler ederiz.
.
Herkese iyi okumalar...
.
(Sırada muhtemelen bu kitabın esinlendiği Derviş Zaim isimli Rüya(2016) filmini seyretmek var.)
İnsan, var oluşunu belirleyen şeyi reddederek değil, onu anlayarak özgürleşir ve huzur bulabilir.
Belki de seyahatinden öğrenilecek en önemli şeylerden biri, insanın kalbindeki karanlıkla konuşmaya, halleşmeye ve hesaplaşmaya cesaret edebilmesiydi. Kişi o uğurda gidebildiği yere kadar gitmeliydi.
Belki de seyahatinde öğrenilecek en önemli şeylerden biri, insanın kalbindeki karanlıkla konuşmaya, halleşmeye ve hesaplaşmaya cesaret edebilmesiydi. Kişi o uğurda gidebildiği yere dek gitmeliydi.
Derisi çoktan kalınlaşmış insanlar intihar etmezler. Belki yavaş yavaş canlarına kıyarlar. İçki, uyuşturucu,imkansız ilişkiler .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rüyet
Baskı tarihi:
5 Nisan 2019
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789788615712
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Derviş Zaim’in ikinci romanı olan Rüyet geçmiş ve gelecek, özgürlük ve zorunluluk, arzu ile gerçeklik arasında sıkışmış insanın kendisine bir anlam, bir kimlik, bir hikâye, tutarlı ve bütünlüklü bir “metin” yaratma çabasını anlatıyor.

Amcalarının inşaat şirketinde mimar olarak çalışan Sine mesleğinin günümüzde büründüğü biçimden rahatsızdır. Asıl istediği, insanların rüya anlatımlarını temel alan bir çağdaş sanat performansı düzenlemektir. Şirketin maddi durumundan,
hayatına giren iki erkek arasında kalmaktan bunalan Sine bir çıkış yolu ararken eline geçen Osmanlıca bir hatıratı okumaya ve amcasının ricası üzerine, günümüz Türkçesine çevirmeye başlar. Anılarda Hüsn-ü Aşk mesnevisine yapılan göndermeler ve bu iki metin arasındaki paralellikler dikkatini çeker...

Kendi oluşturduğu metin de, ister istemez, bağlama göre inşa ediliyordu. O nedenle benlik dediğimiz şeyi, baştan sona kalıcı bir şey olarak tahayyül etmek tehlikeliydi.
Etrafa yolladığımız işaretler değiştiği zaman benlik de, metnin özü de değişebiliyordu. ... Tam bu nedenle, insan hayatının değişen taraflarının içindeki değişmeyen örüntüleri bulmak ya da değişmez gibi duran şeylerin arasına sinmiş farklılıkları keşfetmek önem kazanıyordu.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Mariapuder
  • Dilek Hamzaoğlu
  • ~Sitâre~
  • Buse Topcu
  • Kayıp Rıhtım
  • Harun Eytemiş
  • Mehtap Tarhan
  • Ayşe
  • Kadir Balkan
  • Yusuf ALPASLAN ÖZDEMİR

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%33.3 (2)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%16.7 (1)
4
%16.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0