Didem Koçak

Didem Koçak

Çevirmen
8.3/10
54 Kişi
·
11
Okunma
·
0
Beğeni
·
59
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
%13 (42/333)
·Puan vermedi
Bu kim, neden böyleler, bu kimin nesi diye anlamaya çalışırken beynim yandığı için yarım bıraktım. Belki benim kafam çok doluydu algılayamadım ya da cidden karakter anlatımıyla alakalı bi sıkıntısı var kitabın.
635 syf.
·Puan vermedi
Bir grup gerçekçi görüş ile hayatını yaşayan insanların, sonunda bir şekilde kalbindeki tatmin olduğu yaşamı sürerek sonlandığını bildiğim güzel bir kitap. Derinden etkilendim ve bu etkileyicilik konudan ziyade tamamıyla ana karakterin hayatı yorumlama biçimi ile ilgiliydi.

Zaten bir çok benzer hikayeyi okuduğumuz fakat farklı bir yaşam görüşü ile karşılaşacağınızı tahmin ederek okumayı düşünenlere önereceğim bir kitap oldu. İyi okumalar.
320 syf.
·7 günde·Beğendi
Kitabın başlangıcında olayların ve ana kahraman Jane'in karakterinin bu şekilde gelişeceğini beklememiştim. Olay örgüsü kusursuz ve yine beklemediğim şekilde ilerledi ve gelişti.

Romanı bazı küçük noktalar haricinde gerçekçi buldum. Çekilen acılar ve her acının sonunda yaşanan sürpriz gelişmeler de gerçekçiydi. İnsanın zorluklar karşısında dayanma gücü ve çabasıyla elde ettiği vicdanı rahat ve hür olmanın mutluluğu o zorluğu çekmeye değer. Anlatılanlardan çıkardığım genel sonuç buydu.

Romanı okurken aynı zamanda Hristiyanlığa ve onun kurallarına da değinildiğinden bu konuda da bilmediğim bazı bilgiler öğrenmiş oldum. İslam'ın ise insanın hem dünyasına hem ahiretine çok faydalı ve kusursuz olduğunu, insanı her yönden tatmin eden bir din olduğunu bildiğim halde, Hristiyanlığın anlatıldığı her seferde bunu (İslamın kusursuzluğunu) yine teyit ettim. Herkesin dini kendine.

Özetle roman gerçekçi olduğu kadar da etkileyiciydi, sıkılmadan hatta heyecanla okudum. Başlarında biraz monoton ilerlediği için sıkılır gibi olup ara vermiştim sonrasında ilk ciltten kalanı ve ikinci cildin tamamını 2 günde bitirdim. İkinci cilt birinci cilt kadar heyecanla ilerledi ve son bölümleri ayrıca duyguluydu. Yalnız sonucun çok kısa tutulmuş olduğunu düşündüm. Son olarak, en beğendiğim romanlar arasında yerini aldı.
333 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Her dönem de Zor Yıllar

Ingilterenin makinalaşmaya başladığı dönemi yine kendine has tarziyla son derece çarpıcı şekilde aktarmış bizlere. Okuduğum sürede zaman zaman korku, kızgınlık, umut,heyecan ve kaygı içerisindeydim.

Bir yandan her şeyi mantığa - gerçekliğe dayandıran bay gradgrind ve bay bounderby diğer taraftan Grangrindlerin malikanesine yıldırım gibi düşen sissy jupe. Kitabi okurken çok keyif aldığımı belirtmeliyim, tabi bu küçük tom gradgrind ve bounderby olan nefretimi değiştirmiyor. Çoğu zaman bounderby 'in kırmızı turşu suratına bir yumruk attığımı hayal ettim.. bunu saklamayacağım. Sizlerde okuduğunuz zaman eminim bana hak vereceksiniz. Diger yandan küçük tom'a o kadar kızginım ki kendisi tam bir bencillik timsali, zavallı louisa hayattaki en büyük şanssızlığı hiç şüphesiz böyle bir kardeşi olmasıdır.

Kitabta beni en çok üzen olay ise stephen blackpool'un yaşadıkları. Işte zorbalık her dönemde aynı gunumuze kadar hiç bir mutasyona uğramamış..

Son olarak kitabi gerçekten beğendim. Kitabin başlarinda bay Gradgrind'in hor gördüğü insanların sevgisine, vefasina, hayalperestliğine mahkum olması o insanların yaptığı iyiliklerin altında ezilmesi kesinlikle muhteşem bir tatmindi.

Teşekkürler Charles Dickens... Zor Yıllar Charles Dickens
333 syf.
·Puan vermedi
Makineleşmeye karşı olarak okuduğum en güzel kitap diyebilirim. İnsan akıl sahibi bir varlıktır. Bu yadsınamaz bir gerçektir. Lakin insanı sadece mantık ve akıl silsilesinden ibaret görmek büyük yanlıştır. Kitapta bir babanın bilimi ve aklı, hayatının merkezine koyarak duygularını yok sayıp, çocuklarını da bu şekilde yetiştirmeye çalıştığını görüyoruz. Yıllar sonra baba, sisteminin yanlışlığını farkedecek ama çok geç olmuş olacak çünkü oğlu hırsız, kızı ise hiçbir şey hissedemeyen bir makinedir artık. Biz insanoğlu olarak hep abartırız bir şeyleri. Ya mantığı ön plana çıkarır duygularımıza ket vururuz veyahut duygularımızla hareket ederek, yanlış kararlar alırız. Halbuki bu ikisinin dengesini sağlayabildiğimiz zaman asıl mutluluğa erişeceğiz.
333 syf.
·4 günde·8/10
Charles dickensin efsane olan kitaplarından bitanesi bence olay örgüsü olsun akicilik olsun muazzam bir kitap tabiki asıl olan şey konusu bence bize sonunda güzel bir pasajla herşeyi anlatmış ve önerilerde bulunmuş umarım seversiniz ...
320 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Canım jane eyre ne kadar naif, alçakgönüllü, sevecen dayanıklı bir karakter kitabın güzelliği beni çok etkiledi karakterlerin her birini çok sevdim helen burns e heleki bayıldım. Mutlaka okuyun
316 syf.
·2 günde·Beğendi
Kitabın ikinci cildi de birinci cildi kadar heyecanlıydı. Olay örgüsü yine kusursuz ve beklenmedik şekilde ilerledi. Son bölümleri ayrıca duyguluydu. Yalnız sonucun çok kısa tutulmuş olduğunu düşündüm. Onun dışında en beğendiğim romanlar arasında yerini aldı.
333 syf.
·8/10
öncelikle kitabı orijinal dilinde okuduğumu belirtip artistlik yapmak istiyorum ehehe. kitap charles dickens'ın kenarda köşede kalmış kitaplarından. tabii ki iki şehrin hikâyesi'nden daha fazla keyif almıştım. ancak yine de sınıf farklılıklarına dikkat çeken önemli bir metin. okumanızı öneririm ama beklentileri fazla yükseltmek okuyucunun aldığı tadı bir nebze düşürebilir.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 11 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.