Dilek Hattatoğlu

Dilek Hattatoğlu

Çevirmen
8.5/10
118 Kişi
·
466
Okunma
·
2
Beğeni
·
45
Gösterim
Adı:
Dilek Hattatoğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
240 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
20. yüzyılın ortalarında eleştirel pedagojinin önde gelen isimlerinden Paulo Freire, eğitimi, bireyin özgürleşmesine hizmet eden bir araç olarak görür. Ancak ona göre geleneksel anlayışta eğitim, bir tahakküm aracı haline getirilmiştir. Freire, baskıcı toplum yapısına uygun düşen geleneksel eğitimi, “bankacı eğitim modeli” olarak tanımlar ve eleştirir. Freire, “bankacı eğitim modeli” yerine “problem tanımlayıcı eğitim” olarak adlandırdığı bir model önerir. Bu modelde insan kendi kişiliğinin farkına varır ve özgür eylemleriyle dünya ile ilişkilerindeki problemleri tanımlama fırsatı bulur.

Ezberci bir eğitimden ziyade daha geniş anlamda bilgiyi bir yatırım aracı olarak sayan, bilgiyi yalnızca ona sahip olanların verebileceği bir şey olarak gören “Bankacı Eğitim Modeline” karşın Dünya’yı öğrenilebilecek bilgiler olarak değil, incelenip yorumlanması gereken bir sorunsal olarak bakan “Problem Tanımlayıcı Eğitim Sistemini” önerir. Geniş anlamda Efendi-köle diyalektiğine, ezen-ezilen olarak bakan yazar, ezilenlerin özgürlüklerini kazanmalarını eğitim ve dar anlamda diyaloğa bağlamıştır. Duygusal bir bakış açısına sahip olsaydım bu fenomeni “Köy Enstitülerine” benzetirdim.

En başta ezilenler gerçek ile eleştirel düzeyde yüzleştirilmeli ve bu gerçeği nesnelleştirmelilerdir. Çünkü objektik bir bakış olamayacağı için “köleler” de intikam güdüsüyle “efendi” olma niyetindelerdir. Eğitim daha iyi itaat eden insanlar yaratmak amacıyla tasarlandığı için ezilenlerin, kendi düşüncelerine hakim olabilmeleri ve eyleme geçmeleri gerekmektedir. Bu dinamiği yazar ayrıntılı şekilde eğitim bölümünde anlatmaktadır.

Diyalog kurabilme ve diyalog karşıtı iletişim yöntemleri tartışmaları eğitimin bir alt konusu olarak tahlil edilmektedir. Yazarın temel ideolojisinin eğitime dayandığı ve bunu kendine göre yeterince sistematikleştirdiğini görmekteyiz. Oldukça faydalı bir kitap, eleştirel olarak analiz edilmeli üzerine düşünülmelidir.
240 syf.
·Puan vermedi
Spoiler içerir...
‘’Her gün dünyaya açık ol, düşünmeye hazır ol; söyleneni sadece söylendiği için kabul etmeye hazır olma, okuduğunu yeniden okumaya eğilimli ol. Her gün sorgula, sor ve kuşku duy.’’
Diye ekler kitabın sonlarına doğru Freire. Çoğumuzun uyguladığı, bir kısmımızın uygulamak için adımlar attığı ve ne gerek var her şey yolunda! diyerek yaşamlarına devam edenlerin olduğu bir devir.
Peki;
Bizim de elimizde bunca imkan varken aklımız yerindeyken, kulağımız duyuyorken ve gözlerimiz görüyorken neden dünyaya at gözlüğüyle baktığımız yoldan ilerleyelim, neden yeni yollar keşfetmeyelim ve kendimize yeni kapılar yeni imkanlar yaratmayalım ki..?
Freire bu kitapta ezilenlerin haklarının farkında olmaları ve onların her alanda bilinçlenmesi için gerekenlere değiniyor.
*Ezilenler diye hitap ettiği kesim kaba tabiriyle ‘’KÖLE’’ diye anılan kesim. *
Freire eğitim sistemini ezberci eğitimden daha geniş anlamda, bilgiyi bir yatırım olarak görüyor ve buna da bankacı eğitim modeli adını veriyor (Yani bilgiyi saklayıp gerekli olduğu zamanda çıkarıp kullanma).
Kitap;
Conscıentzızaçao (eleştirel bilinç kazanma), diyalog ve diyalogculuk, kodlama, praksis (bilgiyle donanmış olarak eylemde bulunmak, uygulamak), üretken konu ve yeniden doğuş diye 6 ana başlık ve her başlık altında olan alt başlıklardan oluşur.
Freire, ezilenlerin bu ezilen durumlarından kurtulmaları için ne kadar çaba sarf etseler de ezilenlerin kendi özgürlüklerini ele alsalar bile ezilen psikolojisinden çıkamayacaklarına değinir.
Şşşşıııı kimse icin değil kendin için
Kimseyi ezme diyalog kur, etkileşime ve eleştiriye açık ol, sorgula, sev, araştır...
Kimsenin kimseyi ötekileştirmediği bir dünyada görüşmek ümidiyle...
Huzur ve barış ile kalın.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitapta yazar insanları, olma sürecindeki, bitmemiş, yetkileşmemiş varlıklar olarak görüyor ve eğitimin, okuma yazmanın ezilme de etkin rolünü ele alıyor. Siyaseti de bir eğitim süreci olarak görüyor.
Dünya'nın bir çok yerinde de verilen, öğrencileri üzerlerine bilgi yatırımı yapılan pasif varlıklar, boş kaplar olarak gören "bankacı eğitim modelini" eleştiriyor. Bu eğitim sisteminin kabullendirilmiş ezilen rolünü ortaya çıkardığını savunuyor.
Eğitimde ve siyasette diyaloğun önemini ve zorunluluğunu ortaya koymuş. Eğitimin ve siyasetin içeriği ezilenlerle diyalog kurarak belirlenmelidir düşüncesini savunuyor.
Ezenlerin ve ezilenlerin tipik özelliklerini ve gerçekçiliğini hâlâ koruyan rollerini, ezmenin araçlarını apaçık gözler önüne sermiş. Ezmek, hak istismarı, adaletsizlik, dayatmanın evrensel olduğunu, coğrafyanın, çağların, milletlerin, sınırların bile bu gerçekleri değiştiremediğini görüyoruz.
208 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Freire, ezilenlerin egitimine, onların bilinçlenmesine kendini adamış bir yazar. Kitabında da bize farklı bir bakış açısı sunmuş.Dünyaya daha farklı bakmamızı saglayacak sosyolojik bir kitap.Ayrıca egitim sistemini bankacı egitim modeli olarak ele almış, olmasi gerekenin ögrencinin eleştirel düşünebildigi bir sistem olan problem tanımlayici egitimi açıklamış.Ayrica 'bu model ezilenlerin de kurtuluşu olacaktır' ı savunan Freire gerçek özgürlügün kendini bulmak olduğunu ve özgürlük için savasmamiz gerektiğini de belirtmiş. Bugüne kadar okudugum sosyolojik kitaplardan beni en cok etkileyen ve dünyaya bakışımı bir hayli değiştiren bir kitap oldu kendisi..
240 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Dünya görüşünüzü yeniden dizay edebilir güçte bir eser. Bildiğiniz bir çok konudan eleştirel bir gözlem yapmanızı sağlayacğından eminim. Kitap da felsefik ve pedogolojik bir dil kullanmakta. Sınıfsal farklılıklar, eğitimdeki başarısızlıklar ve ötekileştirme ezen-ezilenin siyasi kıskacın getirdiği nesneleşmeyi kendinizle sohpet edercesine ele alabiliyorsunuz. Sık sık geri dönüt yaratıyorsunuz kendi içinizde. Ayırdığınız zamana değecektir freire pelerinsiz süper kahraman :) bence dünyayı birlikte kurtarabiliriz. Keyifli okumalar.
240 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10
İnsanı hayvanlardan ayıran varoluşsal düşünme edimi, insanların şu an bulunduğu durumu analiz etmesine, sebep-sonuç ilişkisi kurmasına ve bu analizler ışığında hayata karşı bir tavır almasını sağlar. Bu da özgür düşünmenin basit tanımıdır. Ancak kapitalizm sistemine tehlike arz ettiği aşikar. Kapitalist düşünce egemen sınıfın tahakküm, manipülasyon, kültürel istila, boyun eğdirme ve böl- yönet gibi yöntemlerle özellikle çoğunluk halkın bu özgürlük durumunu engellemeye çalışır.

İnsanların sisteme ayak bastığı ilk yer olan okullarda olan bankacı eğitim modeli aslında bu yöntemlerin temel yapı taşı. Bankacı eğitim sisteminde öğretmen bilgiyi nesnelleştirir ve bunu öğrenciye salt ezber yoluyla öğrenciye dayatmaya çalışır. Halbuki (diyalogcu eğitim) öğrenci özelinde insan, ideal öğrenme aşamasında bilginin insanın zihninde özne(kendisi) ile etkileşim sonucu üzerine düşünme, meydan okuma, çıkarımlarda bulunma ve bilgi öncesi insanın sahip olduğu sınırdurumu aşmasını sağlayan bir süreçtir.
Özellikle insanın dünyasında anlam arz eden durumlar üzerinden yapılacak öğretmenin öğrencinin yer yer rol değiştirdiği ilişkili bir süreci kapsayan bir eğitim modeli öğrenme üzerine etkili bir yoldur.

İşte birinci ve ikinci paragraflarda belirttiğim durumların birleşmesi ile kitle eğitimi noktasına çok güzel değinmiş kitap. Bu kitle eğitimi yapılırken neler yapılması gerekiyor, neler yapılması kötü sonuçlar doğurur, devrimci önderlerin hangi noktada hatalar yapmış ve olması nelere yol açar gibi konuları ve daha çok fazlasını yazar kendi kavramları ile açıklar.
240 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İnsandışılaşma sadece ezilenlerin mahkûm olduğu bir şey değildir. Zalimler yani ezenler de insandışılığı yaşarlar. Ezilen mazlumlar ellerinde olmayan sebepler sonucu insandışılığa itilirken, ezenler de bu durumu ‘ezme eylemini gerçekleştirmenin insandışılaştırıcı olması’ ile yaşarlar

Günümüzde Çok para kazanmak mı yoksa diğerlerinden çok para kazanmak mı?’ sorusu da bu bağlamda bu ideolojinin devam ettiğinin göstergelerinden biridir. Netice itibariyle farkında olmadan ezenlerin yerini almış olurlar.

Kitapta zaman zaman zorlandığım, takılıp tekrar okuduğum da olmuştur, lakin aydınlatan kitapların arasında yer alıyor benim için.
233 syf.
·Beğendi
Bankacı eğitim sistemi tamda ülkemize uyumlu mevduatlı bilgi ve geri dönüşler sadece bu mu daha fazlası ezilenler hatta ezilmemek için ezenlerden olanlar, devrim aşığı halkla bir ve muktedir olmalı halka inmeli.. Yönetenlerin çocukları en iyi sistemde eğitilirken ezilenlerin çocukları orta sınıfa atlamak için berbat bir eğitim sisteminden geçiyor... Demem o ki harika bir eser okunmalı okundukça anlanmalı...
Paulo Freire hayatını ezilenlerin eğitimine, özellikle de okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin eğitimine adamış bir eğitimci.Ezilenlerin Pedagojisi 'nde ise sadece belli eğitim merkezlerinde uygulanacak alternatif bir pedagoji değil, amaçları kadar kullandığı araçlar da özgürlükçü olan bir özgürleşme siyaseti öneriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dilek Hattatoğlu

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 466 okur okudu.
  • 41 okur okuyor.
  • 560 okur okuyacak.
  • 21 okur yarım bıraktı.