Donna Hosie

Donna Hosie

Yazar
8.2/10
36 Kişi
·
68
Okunma
·
4
Beğeni
·
789
Gösterim
“Sana bir soru sorabilir miyim, dostum?”

“Ne olursa.”

“Neden gidiyorsun?”

“Çünkü yaşamak istiyorum.''
Donna Hosie
Sayfa 92 - Novella Dinamik Yayınları
“Neden bütün kadınlar erkeklere istedikleri kadar tokat atma hakkına sahip?''
Donna Hosie
Sayfa 89 - Novella Dinamik Yayınları
Neden bu kadar terleyip titriyorum ki? Muhtemelen kahvaltı etmediğimdendir.
Donna Hosie
Sayfa 37 - Novella Dinamik Yayınları
Bazen kendine karşı dürüst olmaktan başka çaren yoktur.
Donna Hosie
Sayfa 223 - Novella Dinamik Yayınları
Duygular hakkında düşünmek ve bir kadının aklından geçenleri anlamaya çalışmak erkeklerin erken ölmesine neden oluyor.
Donna Hosie
Sayfa 138 - Novella Dinamik Yayınları
Erkeklerin, kendilerini süründüren kızlardan hoşlandığı koca bir yalan.
Donna Hosie
Sayfa 134 - Novella Dinamik Yayınları
“Nasıl öldün?” Cehennem’de herkesin birbirine sorduğu sorudur.
Donna Hosie
Sayfa 67 - Novella Dinamik Yayınları
Kitap eğer reading slumptaysanız ideal bir seçim. Ben kitabı bir günde bitirdim. Kitap trafik kazasında hayatını kaybeden Mitchell 'in zamanda yolculuk yaparak ölümünü değiştirmek istemesini ve arkadaşlarıyla yaşadığı maceraları anlatıyor. Eğer sizde benim gibi büyük beklentilerle elinize aldıysanız kitabı, muhtemelen hayal kırıklığı yaşayacaksınız. Kitap okumasam da olur cinsinden bir kitaptı ama oldukça akıcıydı ve okurken sıkılmadım. Yazarın yapmak istediği şey güzeldi fakat pek başarılı olamamış. Sonunu oldukça sönük buldum ve kitaptaki kız karakterlere de uyuz oldum. Ayrıca mitchell dışındaki bütün karakterlerinde bencil olduklarını düşünüyorum. Uzun lafın kısası sizi derinden etkileyecek bir kitaptansa şöyle pek zihnimi yormayacak hızlı okuyabileceğim, okurken de güzel zaman geçireceğim bir kitap arıyorum diyorsanız bu kitabı bir okuyun derim ben.
Serinin üçüncü kitabı. Dördüncü kitap henüz Türkçe'ye çevrilmemiş ama aslına baktım da sanırım adı; Şeytan'ın Atlıları olacak ve Elinor'un ağzından anlatılacak. Bu kitabı okuyanlar konusunu tahmin edecektir o yüzden yazmıyorum. Gelelim bu kitaba:

Bu kitap Viking Prensi Alfarin'in ağzından anlatılıyor. Alfarin... Dev cüssesinde atmayan minnoş bir kalbi olan savaşçı prens. Dostları için binlerce kez ölmeye hazır, hatta onlar için kıyameti bile başlatabilecek, sadık bir yol arkadaşı. Özellikle Elinor için yapabileceklerinin sınırı yok. Şöyle demişti Elinora; Diğerleri için bin kere daha ölürüm ama senin için ölümlerimin ucu bucağı yok. Alfarin, büyük bir savaşçıyken Elinor sayesinde kendini bulup naif birine dönüşen, sakarlıklarıyla ve patavatsız sözleriyle sevimli olabilen sevilesi karakter. Elinor'u sevişi çok masum, aralarındaki şey çok güçlü, sevgiden de öte. Ve Elinor'un karşısında kediden farkı yok. :)

Kitap iki farklı şekilde ilerliyor. Bir bölüm Alfarin'in Şeytan Takımı'ndan öncesini kaleme almasını ve diğer bölümde Cehennem'in dokuz katmanı arasında Şeytan'ın Ölüm perisi ve eşi olan kişiyi bulmak için atıldıkları macerayı anlatıyor. Bölümler arası (geçmiş ve şimdi) paralel ilerliyor ve böyle olması çok hoştu. Görevleri çok zor ve başaramazlarsa kaybedecekleri şeyler çok kıymetli. Hem kurtadamlarla, hem işkence gören adı anılmayanlarla uğraşırken bir yandan da bulunmak istemeyen birini bulmak zorundalar ve zaman çok kısıtlı.

Bu serideki en sevdiğim kitap oldu. İyice şimdiki zaman ekine alıştım hiç rahatsız etmedi. On puandan daha yüksek puan olsa verirdim o derece. Bunun en büyük nedeni de tabi ki Alfarin'di. :) Çok heyecanlı, heyecanın, gerilimin bir an dinmediği bir kitaptı ve çok deli bir yerde bitti. Umarım Novella Dinamik bizi çok bekletmeden diğer kitabı da hemen çıkarır.
Başlangıçta detaylar saçma ve komik geldi. Çünkü kitabın adını okuyunca çok kötü biri, muhtemelen çapkın, şu "badboy" tipli erkeklerden bekliyordum. Ama hayır, baya gerçek şeytandan bahsediyor.Kitap cehennemde geçiyor, bildiğimiz cehennem Mitchell Johnson öldükten sonra cehennemdeki hayatını anlatıyor bize. Orası da baya bir şirket gibi yönetiliyor, farklı departmanları var ve Mitchell de Şeytan'ın kalem müdürü gibi birinin stajyeri olarak çalışıyor.
Ancak sonra bir zaman makinesi keşfediyor ve yanına yine cehennemden üç arkadaşını daha alarak kendi ölümlerini değiştirmeye gidiyorlar. İşte kitabın en keyifli yeri burada başlıyor
Öncelikle belirtmem gerekiyor ki Türkiye kapakları orijinal kapaklardan kat kat daha güzel ve ben serinin kapaklarına aşığım. Bu konuda yayınevine teşekkürü borç biliyorum. Cansınız.

Gelelim kitabımıza... Seriyi okuyanlar bilir her kitap bir karakterin gözünden anlatılıyor ve okuyucu o karakterin hayatına dair yeni şeyler öğreniyor. Bu kitap da benim biricik Viking'im Alfarin'in anlatımıyla yazılmış. Ayrıca iki ayrı bölümle ilerliyor. Bir bölüm Şeytan Takımı'nın tanışmasından çok önce Alfarin'in hayatını anlatırken diğer bölüm de günümüzde Şeytan Takımı'nın başından geçenler anlatılıyor. Bu bölümlerdeki en güzel ayrıntı da Alfarin'in geçmişini anlatan bölümlerin numaralandırılması İzlandaca yapılmış.
Yazarımızın Harry potter hayranı olması kitabın güzel olacağını gösteriyordu. Serinin 2. Ve 3. Kitabını da aldım en kısa sürede okicam şeytanlarla ilgili bir kitap bu kadar komik bu kadar eğlenceli olamaz. Umarım ikinci kitap geçiş kitabı gibi kötü değildir ve seriyi bayılarak okurum. Fantastik ve komedi tarzı sevenlerin içinde dram da olsa tadından yenmez diyenlerin çok beğeneceğine eminim.
İlk kitabı Mitchell'in ağzından okuyorduk, bu kitabı bize Medusa anlatıyor. İlk kitabın sonunda olan olaylardan sonra nasıl devam edeceğini falan merak ediyordum.zaman çizgisi değiştiği için bu kitap da ona göre gidiyor.
Açıkçası ben ilk kitabı daha çok sevmiştim. Çünkü zaman yolculuğu ve paradokslar gibi hayran olduğum detayları vardı. Bu kitapta ise bir görev var diyebiliriz. Şeytan'ın Rüya Kapanı çalınıyor, böylece Şeytan Takımı da bu rüya kapanını bulmak için tekrar bir araya gelip maceraya başlıyor
Ve bu seriyi seviyorum. Çünkü cehennemde geçmesi gibi çok özgün ve eğlenceli bir yönü var. Bu yüzden okumanızı tavsiye ederim.
İlk kitabı Mitchell'ın ağzından okumuştuk. İkinci kitap ilk kitabın bittiği yerden aynen devam ediyor olsa da bu kez Medusa'nın ağzından okuyoruz. Şeytan Takımı Medusa'nın tekrar aralarına katılmasıyla kendini yine büyük bir olayın içinde buluyor ve bu olayı çözmek için işe koyuluyorlar. Cehennem'den, büyük yıkıcı güçleri olan Şeytanın Rüya Kapanı çalınıyor ve onu geri getirebilecek tek kişi Medusa. Tabi ki dostlarının yardımı olmadan bunu başaramaz. Okuyan herkes düşünmüştür Şeytan Takımı üyelerinin aslında ne kadar iyi insanlar ya da şeytanlar olduklarını. Ama peki ya ölen katiller, tecavüzcüler. Onlarla aynı Cehennem'i paylaşmaları adil değil diye düşünmüşlerdir. Bu konuda ilk kitapta biraz bilgi verilse de bu kitapta Cehennem hakkında daha çok bilgi ediniyoruz. Kurtadamları daha yakından tanıyoruz. Olayların neden Medusa'nın etrafında döndüğünü öğreniyoruz. İkinci kitap olduğu için spoiler vermeden anlatmak biraz zor. ^_^

Kitap içinde ölümü, korkuyu, vahşeti, komediyi, acıyı barındırsa da aslında bir dostluk kitabı ki zaten bunu yazar kendisi de açıklıyor. Dostlarınız için neleri göze alırsınız? En korkunç kabusları bile sessizce kabul eder misiniz? Bunların cevabını öğrenmek için kitabı okuyun. :)

Gelelim kitabın diline; İlk kitap gibi akıcı, kolay okunuyor ve merak uyandırdığı için elinizden bırakamıyorsunuz. İlk kitap gibi şimdiki zaman ekiyle yazılmış ama artık alıştığım için o kadar da rahatsız etmedi beni.

Büyük ihtimalle seri 4 kitap olacak ve her kitap takımdan bir karakterin ağzından anlatılacak. Bu da bir kitap daha çıkacak demektir. Ben çok beğendim daha fazla devam etsin isterim. :) Bu seriyi okuyun, güzel seri. Tabi bu türde sevenler için...
Kitabın konusu güzel, değişik ve ilginç :) Yazarın anlatımı da aslında çok güzel. Ve bir günde bitti. O kadar akıcımıydı hayır ama çok ta sıkıcı değildi. Arasında bir yerdeydi yani. Okumaya değer bir kitap ama.
Öncelikle kitabı çok sevdiğimi belirteyim. Cehennem'de geçen, içinde şeytanlar olan kitapları seviyorum sanırım. :) Kitap bir günde okunacak güzellikte ve akıcılıkta fakat ben bayramda başlayınca bayram telaşında elimde biraz uzun kaldı. Kitap, ana karakterimiz Mitchell'ın oldukça erken gerçekleşen ölümünden sonra cehennemde şeytanın stajyeri olarak çalışmasını, arkadaş grubuyla birlikte zamanı kontrol etmeye yarayan 'dönüştürücü' denen aleti çalmalarını ve kendi ölümlerine giderek düzeltmeye çalışmalarını anlatıyor. Yer yer komik, yer yer duygusaldı. Gruptaki herkesi ayrı ayrı sevdim ama sanırım en çok bir Viking Prensi olan Alfarin'i sevdim.

Kitaptaki paradokslar çok iyi kurgulanmıştı. Yazar tüm olayları hiç aklıma bile gelmeyecek yerlere bağladı. Daha fazla detay yazarsam spoiler veririm diye korkuyorum. Bu yüzden eğer bu türde kitapları seviyorsanız kesinlikle okuyun derim.

Kitabı madem bu kadar beğendim neden bir puan kırdım onu da anlatayım. Kitap, yazardan mı yoksa çevirenden mi kaynaklı olduğunu bilmediğim bir şekilde şimdiki zaman ekiyle yazılmış. Karakterler arası diyaloglar hariç tamamı şimdiki zaman ekiyle yazılmış ve insanı yoruyor. Tamamına yakını ''-yor'' ekiyle yazıldığı için alışmam epey zaman aldı. Buna takılmazsanız güzel kitap, okuyun. :)
Okuduğum en iyi serilerden birisi, septimus hayran olunmayacak gibi bir lider değil, heyecandan ve meraktan kitaba ne zaman başladım ne ara bitti anlamadım. Son bir kaç sayfa kaldığında bitmesin diye bir kaç gün bekledim ister istemez bitirdim, üzgünüm, çok iyi bir seri

Yazarın biyografisi

Adı:
Donna Hosie
Unvan:
Roman Yazarı

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 68 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 57 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.