Devrimci gençlik, Amerikan emperyalizmine ve oportünizme karşı duran gençliktir. Onun görevi, sayısının azlığına, düşmanın çokluğuna bakmadan Amerikan emperyalizmine karşı sonuna kadar dövüşmektir.
*
Azgelişmiş dünya halkları emperyalizme karşı bir savaş verirken gençlik bunun dışında kalamaz. Biz daima ezilenden yana çıkmak zorundayız. Eğer bizim kavgamız anti-emperyalist kavganın paralelinde yürümezse ayaklarımız havada kalır.
Batılılar sermaye biriktirmek için başka memleketleri de sömürmüşlerdir. Oysa Türkiye'nin bugün sömürgeler fethederek ya da ticari yollarla başka memleketleri sömürerek sermaye biriktirmesi düşünülemez. Kaldı ki, devrimci ve anti-emperyalist savaşlar yaparak bugüne gelmiş olan Türkiye için sömürgecilik ve sömürücülük söz konusu olamaz.
Aslında Marksizm, teorinin ötesinde bir dünya görüşüdür, felsefi bir sistemdir. Temelini de; diyalektik materyalizm düşüncesi oluşturmaktadır. Marksizm'in özünü ifade eden diyalektik ve materyalizm kavramları, esas olarak, her şeyin bir değişkenlik ve süreklilik arz ettiğini, hayatın birbirinin zıttı olan değerlerden meydana geldiğini ve sonsuz bir akış içerisinde olduğunu belirten kavramlardır.
Milli Demokratik Devrim görüşüne göre; Türkiye, güçlü bir proletarya sınıfına sahip gelişmiş bir sanayi ülkesi olmak şöyle dursun, hala emperyalizmin sömürü alanı, geri bir tarım ülkesi durumundaydı. Dolayısıyla Türkiye'nin önündeki devrimin sosyalist devrim değil, demokratik devrim olduğu tamamen ortada idi.
(Mehmet Ali) Aybar, TİP'in sosyalizm anlayışının Marksizm'den yola çıktığını savunuyor ancak Leninizm'e karşı bir duruş sergiliyordu. Bunun temel nedeni ise, Lenin'in "parti" hakkındaki görüşleri olarak yorumlayabiliriz. Çünkü Lenin, partinin profesyonel devrimcilerin yeri olduğunu söylüyor, işçilerin yerini sendikalar olarak görüyordu.