Türkiye'nin 1936-1945 Dönemi Denge Politikası
Ülkelerin dönem dönem değişen denge politikaları bulunmaktadır. Uygulanan bu denge politikasında amaç, ülkenin güvenliğini sağlamakla beraber, bütünlüğünün devamı için gerekirse stratejik ortaklar elde etmektir. Bazen bu denge politikası yürütülürken diğer devletlerin ya da komşu ülkelerin birbiri ile mücadelesi ve savaşları kendi ülkenizin varlığı için işe yarayabilir. Gerek Osmanlı Devleti'nin gerekse Türkiye Cumhuriyeti'nin dönem dönem belirlemiş olduğu denge politikalarında seçilmiş ülkeye dayanarak varlığını devam ettirme ya da güçlenerek büyüme amacının olduğunu söylemek mümkündür. Nitekim yeni kurulmuş sayılan Türkiye Cumhuriyeti'nin de dönemine göre değişen denge politikaları yürüttüğü görülmektedir.
Örneğin 1935-1936'da Faşist İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi Doğu Akdeniz ve Orta Doğu bölgesindeki kuvvet dengesinin yapısında önemli bir değişiklik meydana getiriyordu. Çünkü İtalya denizaşırı bir ülke olan Habeşistan'ı kuvvetli bir donanma ile ele geçirmeyi başarmıştı. Bu şu demekti; İtalya Akdeniz'de büyük bir deniz gücü olarak ortaya çıkıyordu. Hâlbuki bütün 19. yüzyıl boyunca İngiltere Akdeniz'de hâkim olan tek kuvvet idi. İtalyan deniz gücünün ortaya çıkışı, İngiltere'nin Akdeniz'deki üstünlüğüne ve hâkimiyetine karşı bir meydan okuma olduğu kadar, İngiltere'nin "emperyal emelleri" bakımından da büyük bir tehlike arz ediyordu.
İngiltere bu yeni duruma bir çare aramak zorunda kaldı ve bunun sonucu olarak, Doğu Akdeniz'de, tarihî tecrübesinin kendisine potansiyel bir güç imkânı verdiği Türkiye ile münasebetlerini düzeltmek suretiyle Türkiye'ye yakınlaşma ile iş birliği arzusunu ortaya koydu. Atatürk İngiltere'nin Türkiye'ye yaklaşma isteğini olumlu karşıladı. Çünkü Faşist İtalya şimdi Doğu Akdeniz'de sadece