Elif Ara

Elif Ara

Çevirmen
7.7/10
80 Kişi
·
276
Okunma
·
0
Beğeni
·
77
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
195 syf.
·Beğendi·10/10
Yayati adında büyük bir kral tam yüz yaşına kadar dopdolu yaşamış ve yaşamın sunabileceği her türlü keyfi tatmıştı. Ölüm bir gün Yayati'nin kapısını çalıp, "Hazırlan," dedi. "Vaktin geldi ve seni almaya geldim."

Yayati ölümü görünce, birçok savaşta bulunmuş kahraman bir savaşçı olmasına karşın titremeye başlayıp şöyle dedi, "Ama henüz çok erken."

Ölüm, "Çok mu erken?"diye yanıt verdi. "Yüz senedir hayattasın. Çocukların bile yaşlandı. En büyük oğlun seksen yaşında. Daha ne istiyorsun?"

Yayati'nin yüz tane karısı olduğu için, yüz tane de oğlu vardı. Ölüme sordu, "Bana bir iyilik yapabilir misin? Birini almak için geldiğinin farkındayım. Oğullarımdan birini ikna edebilirsem, onun canını alıp beni yüz yıl daha rahat bırakır mısın?

Ölüm şöyle yanıt verdi: "Senden başkası kendini hazır hissediyorsa onu almakta hiçbir sakınca görmüyorum. Ama sanmıyorum- sen babaları olduğun, hepsinden uzun yaşayıp her şeyin keyfine vardığın halde kendini hazır hissetmiyorsan, oğullarından biri nasıl hissedebilir?"

Yayati yüz oğlunu çağırdı. Daha yaşlı olanları sessiz kaldılar. Ortada büyük bir sessizlik vardı, kimse bir şey söylemiyordu. Yalnızca henüz onaltı yaşında olan en genç oğlu ayağa kalkıp şöyle dedi, "Ben hazırım." Ölüm bile bu genç çocuk için üzülüp, "Belki de sen fazla safsın. Baksana, diğer doksandokuz kardeşin tamamen sessiz kalıyor. Bazısı seksen, bazısı yetmişbeş, bazısı yetmişsekiz, bazısı yetmiş, bazısı altmış yaşına kadar yaşamış ve daha da yaşamak istiyorlar. Sen henüz hiçbir şey yaşamadın. Ben bile senin için üzülüyorum. Tekrar düşünmelisin." diye uyarıda bulundu.

Oğlan, "Hayır!" dedi. "Onların bu halini görünce kararımdan iyice emin oldum. Benim için üzülme; mutlak bir farkındalıkla gidiyorum. Babam bile yüz yaşında hala tatmin olamamışsa, burada olmanın ne anlamı var? Ben nasıl tatmin olabilirim? Doksandokuz ağabeyimin de tatmin olamadıklarını görüyorum. O zaman neden vakit harcayayım? En azından babama bu iyiliği yapabilirim. Bu yaşlı haliyle, bırakalım yüz yıl daha keyif sürsün. Ama benim için bitti. Kimsenin tatmin olamadığını görünce, yüz yıl bile yaşasam yine de doyamayacağımı kesinlikle anladım. Bu yüzden bugün gitmemle, doksan sene sonra gitmem arasında hiçbir fark yok. Lütfen beni al."

Ölüm genç oğlanı aldı. Ve yüzyıl sonra geri geldi. Yayati yine aynı durumdaydı. "Bu yüz yıl çok hızlı geçti."dedi. "Yaşlı oğullarımın hepsi öldü. Ama bir önerim daha var. Sana başka bir oğul verebilirim. Lütfen bana acı."

Bu böyle devam etti, hikaye bin sene böylece sürüp gitti. Ölüm on kez Yayati'yi ziyaret edip, dokuzunda oğullarını aldı, Yayati de yüz yıl daha yaşadı. Onuncu kez geldiğinde Yayati şöyle dedi: "Hala beni almaya ilk kez geldiğin zamanki kadar tatmin olmamış durumdayım. Ama bu sefer istemeye istemeye, gönülsüzce de olsa geleceğim çünkü senden bana bir iyilik daha yapmanı isteyemem. Bu çok fazla olur. Hem bir şey kafamda kesinleşti ki, bin senede tatmin olamadıysam, onbin senede bile olamam."

Bu bağlanmaktır. Yaşamaya devam edebilirsiniz ama ölüm düşüncesi aklınıza geldikçe titremeye başlarsınız.
195 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Olduğundan değişik bi inceleme yapmak istedim

Kitapta güzel hikaye ve hayatı sevdiren örneklerler nasihatler söylemler barındırıyor.Sohbet havasında tek oturuşta bitirebileceginiz bir kitap. Her kitap okunmalidir bu kitabıda okuyun tavsiye ediyorum.Mantigim kabul etmediği için bir deney gözlem yapmak istedim :) sevgili oshoya birkaç şey söylemek istiyorum.

(kitap ta konular sorulan sorularla açılıyor bende öyle yapayım :)) -röportaj seklinde-
Ve her seferinde sevgili osho diye hitap ediliyor bende öyle yapayim:) osho soru sorayim hayatta geri dondugunde cevap yazacaktir. kimse onun yerine cevap yazmasin lütfen :) )

Burası
SEVGİLİ OSHO ya
bu sizin okuduğum ikinci kitabiniz digeri İnsan Kendinin Aynasıdır kitabiydi. Ona inceleme yazmadım. Özlü sözlerden oluşuyor hangi sözü ne için söylediğinizi kestiremedim.(neyse) Kafamdaki soru şu tabi mistik hocasısiniz işinizi yapıyorsunuz. Herseyi meditasyona nasıl bağliyorsunuz. Misal "
Çünkü Meditasyonda hiçbir şey ters gitmez.Meditasyon olmadan ise herşey zaten ters gidiyordur.Meditasyon olmadan hiçbir şey yolunda gidemez. Diyorsunuz
Aynı şekilde meditasyondan korkmadığınız zaman ölümden de korkmazsınız.Meditasyon sizi ölüme hazırlar.Meditasyon bir iş değildir.
Meditasyon saf mutluluktur.
Meditasyon zorlu, eziyet veren, insanı dünyevi zevklerden soyutlanmaya zorlayan bir ibadet biçimi değil aksine oldukça keyifli, müzik dolu, şiirsel ve gitgide daha çok saf bir neşeye dönüşen bir yöntemdir.
Meditasyon meditasyon meditasyon ....
Uff sıkıcı değil mi ulan yapacak o kadar iş var gözlerimi kapatıp öylece bekleyecem.

Şimdi asıl mevzuya geleyim.sizin inancinizda reenkarnasyon var.
"Ölüm yalnızca bedeninizi ve zihninizi alacak, sizi değil.Siz ebedi yaşama aitsiniz.""ölüm anında, ölüm gerçekleşmeden hemen önce, iki beden artık birbiriyle özdeşleşmemeye başlar. Artık ikisi ayrı yola gidecek, tensel beden fiziksel elementlere karışırken, tinsel beden yeni bir doğuma, yeni bir şekle, yeni bir rahme doğru kutsal bir yolculuğa çıkacaktır."
Yaşam her zaman sürmüştür ve her zaman da sürecektir.Varoluş süreklidir. "Diyorsunuz bati ise tam aksini idea ediyor . Bilinç altlarında biricik yasam sanslari var. Bu yüzden zaman için pek uğraş içerisinde değerli kullanma bir eğilimde değilsiniz . Batı aksine "Charles Darwin dediği gibi hayatin bir dakikasını boşa harcamaya cüret eden hayatın değerini anlamamıştir. diyor.Hatta onlar reenkarnasyonu geçtim cennet cehennmem vs bizim inancıninda dışında yok olma bilinciyle yasiyorlar yada bilinc altlarında bunu barindiriyorlar.bu inanç yasam şekillerini bicimlendiriyor. Haberin olsun millet berduş gibi ortalıkta gezerse sorumlusu sensin (aynı sekilde "bilinc"kavramı icin doğu gönül batı akılda diyor. biz yol ustundeki guzergahtayiz:) osho burasi seninle alakası yok ). Bide Hz Muhammed(sav) Hz musa(as) Hz isa(as) ' nin reenkarnasyondan haberdar olduğunu ve bu sefer bilerek insalara söylemediğini yaşamlarını daha faydalı gecirsinler diye farklı bir yöntem kullandığını ideaa ediyorsunuz, hatta İncil'de doğrudan olmasa da bunu işaret eden bir çok ipucu vardır. Birkaç gün önce İsa'dan şöyle bir alıntı İsa'dan şöyle bir alıntı yapmıştım: "Ben İbrahim'den çok önce vardım." Ve İsa der ki, "Geri geleceğim".Böyle bir tespitte bulunmussunuz(hayret) siz niye insanların hayatı biricik yaşamalarını sağlamıyor da soyluyorsunuz gene dünyaya geri geleceksiniz diye niye niye niye :) siz daha mı ileri goruslusunuz. Ölünün arkasindan konuşmak iyi değil derler . Şimdilik aklıma bunlar geldi. Doğduğunda ara beni bul numaram 05... :))
195 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğum ilk Osho kitabı ve çok ilginç. Osho yaşamı boyunca tek bir kitap bile yazmamış aslında yaptığı konuşmalar derlenerek kitaplaştırılmış. Kitapta ölümün bir son değil yepyeni bir başlangıç olması ilgi çekici ve keyifli hikayelerle desteklenerek anlatılmış. Pek çok açıdan İslam tasavvufuyla örtüşen bir eser ancak İslamiyetten tamamen ayrı yönleri de var reenkarnasyon gibi ... Okunulası, ilginç bir kitap.
195 syf.
Osho'nun kendine has bir felsefesi var. Yaşam ile ölüm arasında olan ince çizgiyi gerek dinlerin bakış açısından gerekse de; mitolojik olarak uydurmaları sınayarak sokratik bir felsefe anlayışı ile eserinde sorgulamamıza yardımcı oluyor.

Osho: Aslına bakarsanız, derin bir uyku gibi gerçekten keyifli bir şeydir, der ölüm için. Kitabı okuduktan sonra inanıyorum ki ölüme olan bakış açınızda değişecek ve hayata olan bakış açınız da bir o kadar değişecek. Ve anları yaşamaya odaklı olacaksınız. Daha doğrusu; yaşam felsefemiz değişiyor kitap ile birlikte.
195 syf.
Kitap, Osho'ya sorulan ve genel itibariyle konusu ölüm ve meditasyon olan soruların cevaplanmasından oluşuyor. Her biri ayrı sorular ve farklı zamanda verilen cevaplar olmasından dolayı da çok fazla tekrar var. Ezberlediğim cümleler oldu diyebilirim. Cümlelerin yanında görüş tekrarı da çok baskındı. Yani 'ölüm bir son değil, yeni hayata başlangıçtır, ölüm bir kutlamadır' görüşü kitapta dönüp dolaşıp denk geldiğiniz konu oluyor. Ölüm korkusu üzerine durup, aslında ölümün korkulması değil, kutlanması gereken en kutsal şey olduğunu, ölümden sonra yeni bir hayatın olduğunu yani reenkarnasyonun var olduğunu savunuyor Osho ama bu reenkarnasyon için ikna edici bir şey bulamadım ben.
Ölüme çok fazla kafa yoran biri olarak kendi görüşlerimle her ne kadar uyuşmasa da bana zıt görüş olarak oldukça çok şey kattı. Okunmaya değer bir kitap. Özellikle de ölüm korkusu olanlar okuyabilirler. :)
195 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Size dindar olma ilhamını veren şey yaşam değil, ölümdür."
"Gerçek din size ibadet etmeyi öğretmez, gerçek din kendi ölümsüzlüğünüzü, içinizdeki Tanrıyı keşfetmeyi öğretir." Bunları ve bunlar gibi pek çok insanın iliğine işleyen şeyleri söylüyor Osho.
Baştan nedir, kimdir falan derken sonra nasıl yani? diyorsunuz (dedim). Hakikati anlatmak yada Hakikat'ten parçaları anlatmak hindistanda doğmuş herhangi bir dine mensup olmadığını beyan eden birisine de nasip olmuş.
Eğer tasavvuf nedir, din nedir, kimim, nereye gidiyorum, yaradılış nedir, ben bu oyunun neresindeyim gibi açlık çektiren sorularınız varsa, bu kitap ve Osho nun diğer kitapları hedefi göstermek açısından değil yolu anlatmak babında fazlasıyla yardımcı olacaktır. Ben Kapıyım(Osho) kitabında şöyle birşey okumuştum; hangi kitabı okursan oku, bir şekilde bildiğinden fazlasını öğrenemezsin, kendinden öteye geçemezsin.

Şunu anlattı bana hem bu kitabında hem diğerlerinde; zaten biliyor olduğumuz birşeyi fakat unuttuğumuz o şeyi, aşkla yaşamayı.
%14 (26/195)
·Beğendi·Puan vermedi
Yarım bıraktım sayılmaz aslında ama çok içime sinmeyen bir kitap oldu.. İnanç noktasında eğer biraz şüpheleriniz varsa yaratıcıya karşı kafanız bir hayli karışabilir... Osho bu kitapta aslında “sadece ruhunu özgür bırak seni sınırlandıran ne varsa unut “ mesajı vermiş... Bunun içerisinde Allah inancıda dahil.. Vaziyet böyle olunca açıkcası sindirerek okuyamadım... Bana biraz reankarnasyon biraz Nirvana. ( Budizmde, her türlü isteklerden, duygulanımlardan, tutkulardan arınıp en yüksek ruh durumuna erişme. ) inancını öğretmeye çalışıyor gibi geldi...
195 syf.
·3 günde·Beğendi·4/10
Osho dan okuduğum ilk kitap. Ve sanırım bir kitabını daha okumak icin çok zaman geçecek.
Kitapta bir çok konuya değinilmiş. Doğumdan ölme, varoluştan reenkarnasyon a kadar. Bir kaç noktaya katılsam da, kitabın bazı yerleri beni asılı bırakmakta kalmayıp, sürekli tekrara düşüyor.
Kitabın sonuna doğru kendi söylediklerine inanılıp yaşama geçirildiği taktirde dünyanın sonu gelmeyeceğini ve yaşamın güzel olacağını söylüyor. Ondan sonrasında zaten kitabı sadece bitirmek adına devam ettim.
195 syf.
·13 günde·6/10
Okuduğum ilk osho kitabı. Başlarda son derece ilgi çekici ve sürükleyici bir şekilde okunurken ilerleyen sayfalarda ne söylesem mütevazı mi olayım kendimi mi öveyim karar verememiş. Bir taraftan okuyucuya ego yu öldürmesini tavsiye ederken kendisi pek başaramamış gibi geldi bana. Kaldı ki ölmeden önce ölünüz sözü mesnevide oldukça sık geçer. Mevlana'yı Yunus Emre'yi okuduktan sonra Osho çok basit kaldı. Tabi bu benim görüşüm okuyup çok beğenen olabilir saygı duyarım.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 276 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 394 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.