Elif Sofya da yeni keşfettiğim şairelerden biri değil. Evvelin, denk geldikçe kıyısından köşesinden okumuşluğum var şiirlerini ama sürdürebildiğim bir okumaya asla dahil edemedim şiirlerini. Yabanıl, soğuk, hırçın ve sanki kendisiyle asla barışık olmayan, barışmak da istemeyen kalın bir ses gibi gelirdi bana. Belki de o zamanlar, gençliğimin neşeli frekansıyla uyumlu olmadığından, yanına yöresine pek sokulamadığım bir frekansla sesleniyordu evrene. 5 Mayıs'ta hayatını kaybetti Elif Sofya, ardından dört adet de ( belki daha fazla ) şiir kitabı bırakarak. Demincek eşzamanlı olarak bitirdiğim Hayhuy ve Pençe adlı kitaplarını okurken, ne çok şey kaçırdığımın henüz farkında vardım. Türkçeyi kendince tesviye hatta ampüte eden ama şiirsel estetikten asla kopmayan müthiş şiir çalışmaları var bu kitaplarda. Attilla İlhan ödülünü Hayhuy kitabıyla aldığından bahsetmesek de olur. Gerçekten güzel şiirler var bu kitaplarda. Tığleyin bir söz dizimi, ne bir eksik ne fazla. Üstelik şiire soktuğu temalar, öyle kolay sindirilecek cinsten değil; okuyucunun yaşantısı ve algısı özelinde algılanabilecek oldukça anarşist, kadın benliğinin gel-gitlerini taşıyan, modernizm ve yabancılaşmaya varan, orada kendisiyle ve toplumla çatışan, bireysel kaçış ve varoluş metaforlarıyla dolu bir anlam evreni ortaya koyuyor. İyi şaireler ve şairlerin sayısı gitgide azaldığından, bu okumanın hem Elif Sofya'nın şiir okuyucuları tarafından tanınması hem de iyi bir bir kadın-şairenin taze ölümü için bir nevi yas niteliğinde olsun.
Şiiri sevin. Keyifli okumalar.
Elif Sofya'nın Pençe kitabı modern Türk şiirinin ikizi gibiydi. Yer yer güzel, yer yer kötü, bazı şiirleri sayfa doldurmak için ama bazı şiirlerdeki bazı cümleler aklı bulandıran, aklı donduran, akıl veren cümlelerdi.
Çok tekrar eden sözcük kafiyeleri kullanarak şiir yazmış Elif Sofya. İlk başlarda güzel olsa da bunu sık görmek bıkkınlık veriyor.
Yeni dönem şiirlerinin vasat olduğu ve bir daha ülkemizden iyi bir şair çıkmayacağı görüşüne her zaman karşı çıkmışımdır. Geçmişte çok başarılı şairler içimizden çıktığı gibi modern Türk şiiri de bugün çok güzel bir yerde. Farklı farklı günümüz şairlerinin şiirlerini okumak da benim için ayrı bir haz. Elif Sofya da daha önce birkaç şiirine denk geldiğim ve diğer şiirlerini de okumak istediğim günümüz şairlerindendi. Onun şiirlerini ilk defa bu kitabıyla deniyorum diyebilirim fakat başta yazdıklarıma tezat oluşturacak şekilde büyük bir hayal kırıklığına uğradığımı söylemek istiyorum.
Şiirlerindeki en büyük sorun aynı tasvirleri farklı farklı şiirlerinde tekrarlamasıydı bana göre. Evet şairin kendine has imgeleri ve üslubu vardır fakat aynı imgeleri aynı şekilde farklı şiirlerin içine koymak özgünlükten çok tasvir etme sınırlılığını gösterir. Elif Sofya şiirlerinde kendini ve genel anlamda insanları doğa imgeleriyle tasvir etmiş fakat ağaç, su... tasvirleri birçok şiirde birbirinin aynısı denebilecek düzeydeydi. Sayfayı çevirmeyi mi unuttum diye bile düşündüğüm oldu.
Bir diğer büyük sorun ise bazı şiirler kendi içinde çok fazla uyumsuzdu ve hatta bazen mısralar bile ortak bir temaya bağlanmıyordu. Şu şiiriyle örneklemek istiyorum:
*İNSANİ ŞEYLER
Yaprakla yıkıldı bendeki ağaç
Kökünde asfalt göğsünde
Kuşların hayaletleri cıvıldayarak
Bu bir birdenbire aymaktır gerçeğe
Kimsenin gölgesi bile kalmıyor geleceğe
Sen senin sandığın kişi
Değilsin bende
Bendeki kendine güvenme
Dümdüz gideceksin gidebildiğin yere
İşte bundan ben
Çok sıkılıyorum insani şeylerden
Bu şiiri okurken acaba bir baskı hatası oldu ve başka başka şiirlerin bölümleri birbirine mi karıştı diye düşündüm. Bu kadar vasatın vasatı, kendi içinde kopuk ve ortak bir duyguya bağlanamayan bir şiiri yazıp da
HayhuyElif Sofya · Yapı Kredi Yayınları · 201929 okunma