Emine Avşar

Emine Avşar

Çevirmen
8.5/10
151 Kişi
·
415
Okunma
·
0
Beğeni
·
63
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
160 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Çok büyük ihtimalle bir çocuk öykü kitabı ya da daha düşük bir ihtimal de olsa, ticâri açlık tetiğinden çıkan kurşunun tam onikiden vurduğu edebiyattan fersah fersah uzak ve içi kof, popülist kavramların edebi özelliklere sahipmiş gibi satır satır sıralandığı; kitap seçiciliği, nitelik algısı sıfır insanlara yutturulan muhteşem(!) kasa yanı kişisel gelişim kitaplarından biri gibi duruyor olabilir.
Zîrâ ilk görüşümde ben de aynı şeyi düşünürdüm eğer okuyan kişilerden birini tanımasaydım...
Önyargıları her insan kadar ağır basan biriyim özellikle kitap konusunda.
Ama bu kitap, en iyisiydi diyemesem, en etkilendiğim diyemesem de annesiyle arasında buz dağları olan biri olarak içimde çokkk derin yerlere dokundu, zaman zaman beni inanılmaz rahatsız etti yüzleştirdiği şeylerle ve ağlayarak okuduğum satırları oldu.
İlk defa kitap okurken bu kadar kötü ve aynı zamanda bu kadar rahatlamış hissettim.
Oğlum doğduktan sonra annemle olan ilişkime dair idrâk ettiğim bazı şeyler, kimi yaralar bilinçaltımdan yüzeye lav hâlinde fışkırdılar çünkü resmen.
Çok daha kapsamlı ve çok daha iyi bir tercümeyle yazılabilirdi sanki ama bu hâliyle de benim için özel bir kitap olarak kalacak.
Herkese hitâp etmediğini düşündüğüm ancak okuduğunda kendisine hitâp ettiğini düşünen insanlara sımsıkı sarılmak istediğim, psikoloji-travma-aile kökenli yansımalar vs. içerikli bir kitap.
Herkesi etkileyecek, herkes okumalı tadında değil ama en azından anne - babaların ya da gerçekten kendini bulacağını düşünen, aile öyküsünde travmalar, düğümler olan kişilerin, bir kere öylesine de olsa okumalarını tavsiye edebileceğim bir kitap.

1. Bölümün sonundaki Altın Beyin öyküsünden bir satırla sonlandırayım; "Yaşamları boyunca, bazı şeylerin ancak bir yudumuna kavuşmanın bedelini özünden, iliğinden ödemek zorunda olan insanlar vardır. Bu onlar için hep yeniden yaşanan bir acıdır ve sonra artık acı çekmekten yoruldukları zaman..." Özet geçebildiğim kadar geçtim, okuyan fikrini paylaşır, okumayan fikirlerden yola çıkıp belki okumak için vaktini ayırır. Keyifli okumalar
160 syf.
·Beğendi·7/10
Hani içinizdeki çocuğu öldürmeyin derler ya.. İşte bu kitabı okurken sıklıkla ondan yardım almanız gerekiyor. Psikanalist Alice Miller' ın bu kitabını okurken çok çaba sarf etmelisiniz.

Bu gün yaşadıklarınız, tutumlarınız, alışkanlıklarınız kısaca sizi siz yapan ne varsa - doğru yaptığınızdan emin olduğunuz- aslında çocukluk günlerinizde yaşadıklarınızın etkisiyle şekilleniyor. Çocukluğunuza dönmeniz, tıkanıklıkları çözmeye çalışmanız, ve o günlerdeki ebeveyn ilişkinizi detaylarıyla analiz etmeniz hayati önem taşıyor. Neden derseniz, şimdiki " siz "i var eden ve hatta gurur duyduğunuz özellikleriniz aslında sizin en büyük tuzaklarınız olabilir...

Hatta ebeveyninizin sizi büyütürken yaptığı -doğru sanılan- yanlışları siz de çocuğunuzu büyütürken tekrarlamayın diye başucu kitaplarınızdan olması muhtemeldir.
160 syf.
·Beğendi
Her ebeveynin, anne baba olmak isteyenlerin, öğretmenin, doktorun vb. kısacası çocukla iletişime geçen herkesin okuması gereken bir kitap. Hatta defalarca okuması gereken bir kitap.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Mutlu bir çocukluk yaşadığın yalanına daha fazla ortak olmak istemiyorsan ve hayatta gerçekleri görmek yegane amacınsa bu kitabı okumalısın ve kendinle yüzleşmelisin.
160 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Cok yetenekli, basarili insanlarin "buyukluk tutkunu" olabilecekleri ihtimali ve bu basari ve yetenegin aslinda korkunc bir dramdan geldigi gercegi gayet sade bir dille aktarilmis.

Alice Miller, bu kitabi ile hem kendi ic dunyamizi, asagiladiklarimizi, asagilanmalarimizi sorgulayip hem de gelecekte yetistirecegimiz cocuklar uzerindeki tavrimizi da sekillendirmek istemis.

Her bireye cocuklugundan itibaren "duygularini" anlama, icinde bulundugu ani ve onu cevreleyen hisleri cozumleme terbiyesi, egitimi verilmesini savunan yazarin tespitlerine katilmamak mumkun degil.

Bu kitap ile bir adim daha benliginize yaklasabilirsiniz, boyle bir niyetiniz yoksa da, cocuk sahibiyseniz/cocuk sahibi olmayi dusunuyorsaniz hic dusunmeden okumanizi tavsiye ederim :)
160 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Oldukça yüzleştirici olan bu kitabi farkindalik kazanmak isteyen tum bireylerin okumasini oneririm. Bakim verenlerimizin hayatimizin rotasini nasil belirledigi ve biz bireylerin buna nasil uyum sagladigimizin gosterildigi bir kitap... umarim zayifliklarimiz ve ihtiyaclarimizla kendimizi ve ebeveynlerimizi kabul edebiliriz.
160 syf.
·Puan vermedi
Cocukluga gitmek gerekiyor, herseyin cozulemeyecegini bile bile gitmek, yollardan tekrar gecerek gelmek , bir terapiste ugramak gerekiyor aslinda. Bazilarilarimizin kavradigi , bazilarimizin kavramanin onemini dusundugu hayatlarimizda , yasam kalitesinin artabilecegi bir gercektir...Meslekdaslarim icin ise acildir! Okuyunuz da, okuyunca çözdüğünüzü zannetmeyiniz, geliniz
160 syf.
·Beğendi·10/10·
#kitapyorum
#tavsiyekitap
#yetenekliçocuğundramı
#alicemiller
#ebeveynokumaları
Alice Miller bu güzel eseri iki defa yazmış. İlk 1979 yılında yazmış. O zamanlar Freud ekolünün temsilcisiymiş. İlk yayınlandığında büyük yankılar uyandırmış kitap, birçok dile uyarlanmış. İlk yazdığında freud ekolü ve psikanalitik kuram çerçevesinde şekillendirmiş kitabı. Daha sonra kitaba aldığı eleştiriler ve kendisininde değişen düşünce yapısı nedeniyle tam 16 yıl sonra kitabı tekrardan düzenleyerek, freud kavramı ve psikanalitik kuramdan arındırarak özgün haliyle yayınlamış. Bazı insanlar için değişimi kabul etmek zor olsada Alice Miller hem içinde birşeyleri değiştirmiş hemde kitabını değiştirmiş. Çok ilgincime gitti. Kitabında çocukluktaki duygu dünyasının çok önemli olduğundan bahsesiyor. Özellikle ilk yıllar bu konuda çok önemli. Çocuğa her davranışımız onun geleceğine dair duygularına yön veriyor. Ve bizim çocuğa olan davranışımızda bizim çocukluğumuzu ele veriyor. Eğer çocukken aşağılanmış, alay edilmiş, reddedilmişseniz, sizde evladınıza aynı muameleyi yapıyorsunuz bilinçdışıyla farkında olmadan. Kitap insanın kendi içine dönüp evladına davranış şeklini kontrol etmeye itiyor insanı. Bebekliğin ilk yılları önemliymiş bunu biliyordum ama bu kadar önemli olduğunun farkında değildim. Birde kitapta diyorki çocukluğunda ezilmiş insanlar daha çok psikoloji alanına yönelir. Buda çok ilgimi çekti
Şiddetle tavsiye olunur.
160 syf.
·4 günde·10/10
Yetenekli Çocuğun Dramı, bizlere iyi yerlere gelmiş insanların çocukluklarında mükemmel ve uslu çocuk olma psikolojisini açıkça gözlemleme fırsatı veriyor. Sevilmek için iyi, zeki, başarılı olmak gerektiği düşündürülen çocukların başarı-sevgi koşullanması içine girdiğini ve bir süre sonra bu sirkülasyonun insanı tatmin etmediğini gösteriyor. En ufak bir başarısızlıkta sevgisizlik psikolojisine girme ve depresyon haline bürünmenin kolaylığını anlatıyor. Önemli olan, maruz kaldığımız manipülasyonların farkına varmak ve bunun farkındalığının yaşattığı duyguları rahatça yaşamak, vurgusu üzerinde duruluyor. Travmalar anormal değildir, anormal olan travmaları görmezden gelmeye çalışmaktır.
Beni ekstra etkileyen bir konu ise kitapta Hermann Hesse kitaplarından örnekler olması oldu. Birileri Hermann Hesse okusa da üzerine konuşsak diye beklerken Alice Miller’in kitabın sonunda Hermann Hesse kitaplarından örnekler verip psikolojik yorumlar yaptığını görünce kitaptan farklı bir tat almaya başladım. Okuduğum her kitabın bir sonraki kitaba hazırlık olduğunu görmek ve elimin uzandığı her kitabın daha önce okuduğum kitapların birikimi ile olduğunu bilmek... Bu duyguyu seviyorum.
160 syf.
Psikoloji eserleri sevenlerin dikkatine.."Yetenekli Çocuğun Dramı" kitabı; ülkemizde davranışçı terapi akımınca henüz yeni yeni ele alınan çocukluk çağı travmalarına ışık tutan, 1980'li yıllarda Alice Miller tarafından yazılmış bir kült eser. Kitabın başlığı aldatıcı görünüyor adeta çocuk yetenekleriyle ilgili bir kitapmış gibi. Oysa Miller'ın bahsettiği yetenek; insanoğlunun en muhtaç ve savunmasız dönemi olan çocukluk cağında, kendisine bakan kişilerden-çoğunlukla ebeveynler- duygusal ihtiyaçlarının karşılanması için nasıl incinip, kendi benliklerinden vazgeçmek zorunda kaldıklarını ve yetişkinlerin, diğer tüm insanların duygularını anlamada ve ona göre hareket etme konusunda olağanüstü "yetenek" geliştirdiklerine ilişkin bir kitap başlığı bu. Kitap; zeki, başarılı, duyarlı, yetenekli olduğu halde neden hala özgüvensiz, mutsuz, boşluk hissi içerisinde ve başkalarına bağımlı olan, onlardan onay bekleyen kişilerin çocukluğunu anlatıyor. Ancak geçmişte ne yaşanırsa yaşansın artık bunun geride bırakılıp özgür olunabileceğini yani telafinin her zaman mümkün olduğunu anlatan da bir kıtap. Yoğun, yüklü ve defalarca okunabilecek değerde bir kitap. Keyifli okumalar...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 415 okur okudu.
  • 52 okur okuyor.
  • 328 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.