Emrah Balcı

Emrah Balcı

Çevirmen
7.9/10
136 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
32
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
180 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
1875 yılında yazılmış Türk edebiyatının ilk romanları arasında sayılan bir kitap; Felatun Bey ile Rakım efendi.
Romantizm akımının etkisinde yazıldığına şüphe yok. Ayrıca, Tanzimat Edebiyatı'nın genelinde olduğu gibi, yanlış batılılaşmayı göz önüne sermeye çalışmış. Alaturka ve Alafranga arasındaki çatışmayı, iki ana karaktere güzelce yedirerek anlatmış.
Akıcı bir dili, okuru sıkmayan ve yormayan bir yapısı var. Anlatıcı, okurla sohbet ediyor gibi yazmayı tercih etmiş. Sorular sormuş, cevaplar vermiş ve sıklıkla konu hakkındaki görüşlerini dile getirmiş. Bu anlatım tarzı benim hoşuma gitse de, fazla müdahaleden haz etmeyen okurları rahatsız edebilir.
Bazı bölümlerde diyalogların fazla olması ve çok yoğun olmayan betimlemeler sebebiyle, ara ara bir tiyatro metni okuyormuşum gibi bir hisse dahi kapıldığım oldu.
Hikaye, batı hayranı Felatun ile daha alaturka yaşamayı tercih eden Rakım arasındaki zıtlıkların anlatılmasını konu alıyor. İki karakterin benzer olaylar karşısında verdiği tepkileri ölçüyor. Ancak burada şunu söylemek gerek, her ne kadar iki karakter üzerinden anlatılsa da; Rakım'a daha fazla ağırlık verilmiş durumda. Bu da bende, yazarın alaturkaya eğilimi olduğu kanaati uyandırdı. Rakım, hikaye boyunca çok daha fazla göz önünde tutulmuş ve anlatıcı açıkça Rakım'ı takdir ettiğini belli etmekten çekinmemiş.
Bunların yanı sıra, Tanzimat Dönemi Osmanlı'sını çok güzel yansıtan, özellikle de günlük hayatı net şekilde göz önüne seren bir hikaye. İçinde az miktarda aşk da bulabileceğiniz bu romanı, Tanzimat Edebiyatı meraklıların keyifle okuyacağına inanıyorum.
180 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Türk Edebiyatı sen geçmişten geleceğe ışık tutan bir fener misin? Bayılıyorum ya !! Her Türk klasiği okuyunca daha çok okumak istiyorum çünkü arada neredeyse bir asır var ama vermek istedikleri mesaj hala bugün için geçerli. İş bankası yayınlarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum bu seriyi bizlerle buluşturduğu için.

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arada bir asır var sadece isim farklı toprak aynı, insan aynı, duygu aynı sadece değişen isim. Sorunlarımız da aynı kafa yapılarımız da aynı. Özellikle Doğu ile Batının tezatlığı bitmek bilmedi. Bu iki kutbu bir türlü harmanlayıp bir arada yaşayamadık.

Batılılaşmayı yanlış anlayıp batıyı istemeyerek kötü bir şekilde gösteren "Yanlış Batılılaşma" olayını ortaya çıkaranları eleştiren Sayın Ahmet Mithat'ın ruhu şad olsun.

Felatun Bey ile Rakım Efendi kullanılan sanılardan anlaşılacağı gibi iki kutbu eleştirmiş. Felatun Bey zengin , züppe ve kendi egosunu tatmin eden yanlış batılılaşmayı temsil eden karakterimiz tabi onun nasıl biri olduğunu göstermek için karşısına zıt bir karakter olan Rakım Efendi konuluyor.

Rakım Efendi demişken onu tam zıttı sanmayın. O sadece eğitim ve karakter olarak zıt bir kişidir. Aynı muziplikleri o da yapar lakin usulü erkanınca yapar. Çünkü Rakım efendi batının faydaları alarak doğru bir şekilde doğu ile batıyı sentezliyor. Ama bir yandan tam bir efendi değil dedik ya ikisinde yaptığı muziplikler benzer ama biri karakterinden dolayı diğeri kadar sırıtmıyor. Yazar Rakım efendi karakteriyle Doğu-Batı tezatlığı için ortak bir uzlaşma bulmaya çalışmış. Felatun Bey'in karşısına bu yüzden çıkarmış.

Yazar yanlış batılılaşmayı 2 farklı karakterle ile değil yanlış ve olması gereken diyebileceğimiz karakterlerle ve Üstkurmaca tekniğiyle çok güzel anlatmış.
180 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Merhabalar.🤗 Çok tatlı bir Türk Edebiyatı Klasiği okudum. Öncelikle günümüz Türkçesine enfes uyarlayan Emrah Balcı'ya teşekkür ederim. Lise yıllarımda Türk Edebiyatıyla tanışıklığım oldu fakat çevirinin ne kadar önemli olduğunu bilmediğim için hemen küsmüştüm. Bu kitapla birlikte barışmış olduk.
*
Kitabı okurken Osmanlı konulu dizilerden birkaç bölüm izlemiş gibi hissettim. Romanımızın iki kahramanından biriyle "Hazıra dağ dayanmaz.", diğeriyle de "Emek olmadan yemek olmaz." atasözlerimizin ispatını okuyoruz. Yazarımız ahlâklı olmanın mükâfatı ve güzelliğini de gözümüze sokuyor her sayfada. Ayrıca zaman zaman okurla konuşması, içimizi okur gibi bize cevap vermesi de çok hoşuma gitti.
180 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Tanzimat dönemi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından Ahmet Mithat Efendi'nin yanlış batılılaşmayı konu edinen eseri Felatun Bey ile Rakım Efendi. Alafrangalaşmanın iki farklı yüzünü gösteriyor bize Felatun ve Rakım. Babadan zengin Felatun servetini eğlence ve kadınlara yedirip bitiren bir karakterdir ancak batılılaşma konularında da her şeyi ben bilirim en modern ben yaşarım havası içindedir. Rakım ise yerli kültürü ile beraber batılılaşmayı kendine göre yorumlar. Yenilikleri takip eder özünü de unutmaz.

Kitabın adını okuduğumda beni iki karakterin özellikle batılılaşma konusu üzerine karşılıklı konuşmalarının beklediği bir roman olacağını düşündüm. Ancak Felatun Bey ile Rakım Efendi'de esirlik konusu da işlenmiş ve kitabın çoğunda ana konu kadar yer etmiş. Rakım'ın aldığı cariye Canan'ı eğitmesi, ona duyduğu sevgi ve evlenmeleri ile sonlanan hikayelerini okuyoruz daha çok. Felatun karakterinin biraz geri planda kaldığını hissettim. Romanı okuyanlar Rakım'ın ağırlığını daha çok hissedeceklerdir.

Romanın diline bakacak olursam günümüz Türkçesi ile iyi bir çeviri okudum ve zorlanmadım. Konusunun durağanlığı nedeniyle genel olarak sevemedim Felatun Bey ile Rakım Efendi'yi. Yine de Türk edebiyatı klasiklerinden bir roman daha okuduğum için mutluluk duyuyorum. Ve klasiklerimizi okuyup kitaplar hakkında fikir edinmeye devam edeceğim.
180 syf.
·2 günde·10/10
Türk Edebiyatımızın temelini oluşturan eserlerden biri olan Felatun Bey İle Rakım Efendi hakkında okulda verilen ezber bilgiler haricinde bir bilgiye sahip değildim. Açıkçası merak da etmiyor, çok sığ anlatılan bu eseri okumayacağımı düşünüyordum. internet sitelerinden birinde bulduğum bir indirimde karşıma çıktı ve ön yargılarımı yenmemin zamanı geldiğini, kalıplaşmış bir şeylerin haricinde bilgilerin beni mutlu edebileceğine düşündüm ve aldım. Okul bilgilerinize bi göz gezdirdiğinizde tanzimat dönem eserlerinin en bilindik eleştirisi, yazarın olayı en heyecanı yerinde kesip bilgi vermesi olduğunu hatırlarsınız. Bunu şimdiye kadar kötü bir şey olarak bellettiler zihnimize ama şunu gördüm ki bu çok da kötü olmuyormuş. Hatta kitabı okurken sohbet havası o kadar hakimdi ki nasıl geçip gittiğinin farkına varmadım. Okursanız ne kaybedersiniz bilmem ama bence çok şey kazanacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar.
172 syf.
·7 günde
1875 yılında yazılan roman aynı zamanda Türk edebiyatının ilk romanlarından. İş Bankası Kültür Yayınlarının Türk Klasikleri serisini kitap kitap takip ettiğimi biliyorsunuz artık bu da serinin 8. kitabı. Bu vesileyle yıllardır ismini bildiğim ama okumadığım bu kitabı okumuş oldum.
Kitabın konusu çoğu Tanzimat dönemi romanında olduğu gibi yanlış batılaşma tabiki. Burda yanlış batılaşan adamımız Felatun bey ismi bile çakma Platon'un Felatun'u. Rakım Bey ise adam. Delikanlı, çalışkan, adaplı, temiz kalpli bir kardeşimiz. O yüzden Rakım'a Efendi, Felatun'a bey demiş yazar. İsmi ikinci sıraya yazılsa da kitabın esas oğlanı Rakım. Konular onun etrafında dönüyor. Edebiyat tarihimizin gelişimi ve dönem meraklılarının okuması gereken bir kitap.
200 syf.
·7 günde·Beğendi·7/10
Felâtun ve Râkım efendi yakın muhitlerde oturan iki Osmanlı genci biri alafrangalığa daha babadan alışmış diğeri ise öksüz büyümüş ekmeğini kendi kazanan örnek biri.
Bu iki karakter üzerine git geller üzerine kurulmuş bir metin.
Kitap Ahmet Mithat Efendinin romancılığının yanı sıra Tanzimat dönemi romancılığının da ilk örneklerinden biri bu yüzden kusur sayısı fazla, hoş görülmeli ne de olsa ilk denemeler bunlar.
Kitapta o dönem ki Osmanlı sosyal hayatına dair izler oldukça fazla Beyoğlu’nda gençlerin alafranga olma yolunda ki yarışları içler acısı, bu derece Avrupa özentiliğinin olması özellikle de Fransız özentiliğinin olması kötü bir şey.
180 syf.
·10/10
Keyifli bir kitap tavsiye edeceğim

Felatun bey ve Rakım efendi
Taban tabana zıt iki karakterin hayatını okuyacağız️
Rakım Efendi'nin kişiliğinde Doğunun "iyi" yanlarını, Felatun Bey'in kişiliğinde ise Batının "kötü" yanlarını bize anlatır.
180 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Türk edebiyatının ilk roman örneklerinden olan bu eser tek kelimeyle harika. Tanzimat döneminin eseri olduğu için okura ders vermeyi amaçlayan toplumu eğitmeye çalışan iyiyi kötüyü ayırt etmelerini sağlayan bir eser. Çoğu okurun hoşuna gitmeyeceğini düşündüğüm şey yazarın olayların tam ortasında söze karışıp açıklamalar yapması. Fakat bunu da o kadar güzel yapmış ki okurken çok eğlendim. Kitabı okumak isteyenler ön yargılı davranmasın. Keyifli okumalar.
180 syf.
·Beğendi·10/10
Felâtun Bey ile Râkım Efendi nasıl güzel bir kitaptın sen öyle, yazarın mizahi dilini, bu dilin içinde verdiği mesajları çok sevdim.Gülerken aynı zamanda düşünmeye sevk ediyor.Okumuyor yaşıyorsunuz kitabı kesinlikle tavsiyemdir 5/5
İki farklı yaşayış türünü öyle güzel anlatmış ki yazar hayran olunası... Alaturka ve Alafranga hayatlar yaşayan Felâtun Bey ve Rakım Efendi'nin hikâyesi bir yönden ders niteliğinde...
Felâtun Bey yirmili yaşlarında babası Mustafa Merâki beyden kalan servetini çarçur eden, zevk, lüks, giyim budalası tam bir Batılı hayranı, o kadar ki cahilliği defalarca yüzüne vurulsa da umursamayacak derecede de lâkayıt bir kişilik tam bir Mirasyedi....
Râkım Efendi ise yine yirmili yaşlarında öksüz dadıdı Fedai kalfa ile yaşayan kendisini ilme, irfana adamış, göz nuru dökerek kendini yetiştirmeye çalışmış ve etrafında saygı gören ve sevilen bir kişilik tam bir Beyefendi...
Felâtun Bey zevk düşkünlüğü ve akılsızlığı ile tüm mal varlığını kaybederken, Râkım Efendi efendiliği ve dürüstlüğüyle öğrenciler yetiştirir. Canan ve dadısı Fedai ile harika bir yaşam sürer.