Çok yoğun bir koşuşturmaca var. İlköğretim, lise, üniversite, mastır, doktora derken, hayata bir atılıyoruz; yaş olmuş otuz, belki otuz beş... Ama bir bakıyoruz hayata yabancıyız. Otuz yaşına gelmişiz Dostoyevski okumamışız. Chopin dinlememişiz. Bu şartlarda kim mutlu olabilir ki?