Erin McCahan

Erin McCahan

Yazar
8.3/10
3 Kişi
·
10
Okunma
·
0
Beğeni
·
246
Gösterim
“Birden ona kadar, Josie,” diye başladı babam, “bir kötü, on harika olacak şekilde, on altıncı yaş gününe kaç verirdin?”

“Dokuz. Bir keçi olsa kusursuz bir on ederdi.”
Erin McCahan
Sayfa 230 - pegasus yayınları - josie ve keçi sevdası
“Biliyorum,” dedi yatıştırıcı bir gülümsemeyle. “Josie, özür dilerim. Sadece düğün hazırlıklarının baskısına ve planlara kapıldım. Aklım başımdan gitti biraz.”

“Keçileri kaçırdın.”

“Özür dilerim,” dedi tekrar ve elimi sıktı. “Hayatımda olmasan içim çürür, ölür giderdim, biliyorsun.”

“Lütfen sakın bir daha benimle konuşmazlık etme,” dedim ve o sessizliğin —acıyı ve yalnızlığı- nasıl hissettirdiğini anlattım ve tekrar tekrar özür diledi. Bütün gece böyle konuşup başlarımız ve omuzlarımız birbirine değerek uyuyakaldık.
Erin McCahan
Sayfa 309 - pegasus yayınları - burada biraz ağlamış olabilirim jksdjd
“Her şeyden önce ikiniz de garip görünüşlü değilsiniz,” dedi.

“Nasıl göründüğümü biliyorum ben, Kate.”

“Hayır, bildiğini sanmıyorum. Geoff'u da doğru gördüğünü sanmıyorum.” Omuz silkerek ona belki dedim. Devam etti: “Ve evet, kenelerle ilgili bir makaleyi ilginç buldu ama pek çok şeyi ilginç buluyor. Senin bulduğun gibi. Yanlışım varsa düzelt fakat sen de hayatında hiç bütün bir sıçanı yiyip yemediğinle ilgilenmiyor muydun?”

“Bence bu önemli bir bilgi.”
Erin McCahan
Sayfa 308 - pegasus yayınları - düşünsenize yolda yanınızdan biri geçiyor ve aslında o an kafasının içinde hayatında ne kadar fare yediğini düşünüyor.. garip..
Sessizlik de —garip ya da rahat olsun- bir dildi. Garip sessizlik, “Hiçbir ortak noktamız yok,” diye haykırırdı. Rahat sessizlikse ne kadar ortak noktamız olduğunu kanıtlardı.

Ethan ve benim hiç rahat bir şekilde sessiz olmadığımızı düşününce yutkundum. Pek çok yerde rahat bir şekilde sessiz olamadığımı düşününce daha sert yutkundum.

Stu’nun bana sıklıkla hatırlattığı gibi gerçekten fazla konuşuyordum
Erin McCahan
Sayfa 297 - pegasus yayınları - rahat sessizlik dili
Nefret etmek içinin acımasından daha kolay.

Bu sözcükleri yüzüne söylemediğim için rahatlamış hissediyorum. Anne babamın neden bu kelimeyi kullanmamızı istemediğini şimdi anlıyorum. Sanırım geri almak çok zor olurdu.

Sanırım "Seni seviyorum" da öyle.
Erin McCahan
Sayfa 260 - pegasus yayınları - nefret etmek içinin acımasından daha kolay.
“Kate düğünde gözlük takamayacağımı söylüyor.”

“Sadece fotoğraflarında yansıma olsun istemiyor,” dedi Sophie.
“Her şeyin mükemmel olmasını istiyor.”

“O zaman kesinlikle Geoff'la evlenmemeli.”
Erin McCahan
Sayfa 151 - pegasus yayınları - jdkdfjdkdd
“Biliyor musun, Josie?” dedi çarpık bir gülümsemeyle. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.”
“Yılanı deliğinden çıkarmak istediğimi düşünmene sebep olan nedir?”
Bunun üzerine -hak etmişti- ona göz kırptım.
Erin McCahan
Sayfa 202 - pegasus yayınları - kabul edelim, fena koydu
“Ben işi çözdüm,” dedim.
“Aşkı çözemezsin,” dedi uzun sarı saçlarını bir omzundan dalgın dalgın geri atarak.
“Ben her şeyi çözebilirim,” dedim.
“Hayatında ne kadar fare eti yedin?” diye sordu Stu dikiz aynasından bakarak.
“Tamam tamam. Çoğu şeyi çözebilirim.”
Erin McCahan
Sayfa 56 - pegasus - jskldkldkkdlsdd
“Burada kalmıyorsun, değil mi?” diye sordum.

Kate, “Josie,” diyerek gergince güldü.

“Müstakbel enişteni böyle mi karşılıyorsun?” dedi Geoff.

“Onunla tanışınca sana haber veririm,” dedim.
Erin McCahan
Sayfa 95 - pegasus yayınları - haykırdım...cidden...otobüste... ddkfjdkfdd
Son zamanlarda okuduğum karanlık hikayelerden sonra böyle tatlı, sıcak bir kitap çok iyi geldi. Aşkı aramak... Hepimizin en büyük arayışı. Çok uzaklara bakarız, en imkansıza gideriz, ama bazen çok yakınımızdadır, burnumuzun dibinde, göremeyiz. Çünkü aşkı görebilmek, anlayabilmek de bir yolculuktur, tamamlamamız gereken bir serüven. Aşk ve mutlu son... Bence bir kitabı okumak için yeterli.
ÖLDÜM.

Ama bu sefer kitabın harikalığından dolayı.
Bu kitap muhteşemdi. Çünkü içinde sevdiğim tüm bileşenler vardı: Aile, arkadaşlık, aşk, sorunlar, aşırı komik ve eğlenceli anlatım, zeki ve muhteşem karakterler, kısacası tüm her şeyi sanki benim damak zevkime uysun diye yazılmış gibi hissettim. (Acıktı)

İlk defa bir kitapta baş kahraman kızı sevdim. Bu bile inanılmaz bir şey. Dhdjfd Ben kim baş kız karakterlerden nefret etme sorunsalı..

Şimdi bu kitap neyi anlatıyor, ona değinelim. Bu kitap Josie’nin ablası Kate’i nişanlısı Geoff’tan ayırmaya çalışmasını anlatıyor. Çünkü Geoff’tan ve onun kenelere olan ilgisinden haz etmiyor (benim aksime) ve kesinlikle ablası için yanlış bir seçim olduğunu düşünüyor.

Ablasının aşk tarafından gözlerinin kör edildiğini ve hayatının hatasını yapmak üzere olduğunu düşünüyor, ablasının gözünü açmaya, Geoff’un yanlış bir seçim olduğunu göstermeye çalışıyor. Ancak Kate her seferinde onun yanlış düşündüğünü ve Geoff’un muhteşem birisi olduğunu söylüyor.

Bir süre sonra Kate ve Josie sık sık kavga eder oluyor ki bu Josie için inanılmaz yıkıcı ve yaralayıcı bir şey çünkü Josie’nin ‘Josie dilini’ en rahat konuşabildiği iki kişi var ve bunlardan birisi de ablası Kate. Diğeri de en yakın arkadaşı (erkek olan) Stu.

Onla sık sık küsmeye başlayınca Josie sonunda aşık olmaya ve ablasının hissettiği şeyleri anlamaya çalışıyor. Ancak ilk deneyimi Stefan sadece ‘çok fazla hoşlanmada’ kalıyor ve ikinci deneyiminin ise sadece ‘vurulma’ olduğunu keşfediyor ve işte bu yıkıcı darbe. Ethan’a olan hislerinin aşk olmadığını fark etmesi sonra onu ‘aşk nedir?’ e sürüklüyor ve sonra Josie kendini kapana kısılmış hissediyor.

Çünkü kimin kim için doğru olduğu ve kimin yanlış seçim olduğu ve bunun gerçekten aşk mı yoksa sadece yanılma mı olduğunu bilemiyor.

Ama sonra aşkın, rahat sessizlik dili olduğunu keşfediyor. Aşık olduğun kişi sana öyle yakındır ki susarken bile birbirinize ne anlatmaya çalıştığınızı biliyorsunuzdur ve sessizlik garip değildir veya sizi germez. Aksine rahatlatıcı ve hoştur.

İşte böyle bence muhteşem yerlere değinen bir kitaptı.

Josie’nin dillere olan ilgisi (Fransızca veya İspanyolca gibi dillerden bahsetmiyorum). En yakın arkadaş dili, güzel kız dili, amant.nrım dili, lise dili, üniversite dili gibi dillerden bahsediyorum. Yani kısacası hayatımızın neredeyse her anında değişen ama asla değişmeyen kalıp dillerden bahsediyorum, Josie bunları çok iyi biliyor ve uyguluyor da.

Ama en önemli olan dili, yani Josie dilini sadece Stu ve ablası Kate’in yanında konuşabiliyor ki bu da onları hayatında vazgeçilmez kişiler yapıyor.

Çünkü onlar kendi olabildiği ve rahat sessizliği yaşayabildiği insanlar.

Bu kitap sayesinde fark ettiğim bazı şeyler bile oldu.

Gerçekte ve sanalda tanıdığım arkadaşlarımla konuşurken hep farklı davranırdım çünkü birisi eğlenceli yanımı, birisi daha sessiz ve birisi daha olgun, hepsi farklı bir yanımı açığa çıkarırdı ve ben acaba hangisi gerçek benim? Diye düşünürdüm ama bu kitap sayesinde onların hepsinin aslında gerçek ben olduğunu keşfettim. Onların hepsi benim parçam ve tek yapmam gereken onları birbirine karıştırıp harmanlamak. O zaman onların tamamını kendime alabilirim. Teşekkürler Erin McCahan!!

Kitabın sonunu, gerçekten bir sayfada bir an için aklımdan geçirmiştim ve beklediğimi söyleyebilirdim ama kabul edeyim, aniden hiç beklemediğim bir anda olması beni şaşırttı ama gülümsetti de. Rahatsız olmadım. Aksine sevindim.

Çünkü, hadi ama, bunu söyleyemem. Bu üzücü.

Çok iyi kalpliyim.

Bunu yazdıktan sonra belki tahmin etmişsinizdir, ama bu tamamen sizin aklınızın suçu, benim değil…

Bu kitabı okuyun.

BU KİTAP MÜKEMMEL.

Geoff ve Josie mükemmel.

Buraya okurken gülmekten yerlerde süründüğüm iki alıntı ekliyorum. Gülmekten yerlerde süründüğüm diyorum çünkü sadece gülmek yazsaydım kitabın tamamını buraya geçirmek zorunda kalırdım sanırım.

1-)

“Kate düğünde gözlük takamayacağımı söylüyor.”

“Sadece fotoğraflarında yansıma olsun istemiyor,” dedi Sophie.
“Her şeyin mükemmel olmasını istiyor.”

“O zaman kesinlikle Geoff'la evlenmemeli.”

2-) (KESİNLİKLE OKUYUN!!!)

“Nasıl oluyor da bu akşam maça gelmiyorsun?” diye lisedeki bir futbol maçını sordu.
“Karnım ağrıyor,” diye yalan söyledim.
“Ah, bu ruh halini açıklıyor.”
“Ruh halimi açıklayan sensin."
“Tanrım. Tamam. Gidiyorum. Sadece annemden evde olduğunu öğrendim ve belki Geoff ve benimle film izlemek istersin diye düşündüm.”
“Kenelerle ilgili bir şey mi mesela? Oz Kenesi? Kene Harikalar Diyarında?"
Kate çıkmak üzere harekete geçti.
“Kene ve Tutku.”
Odamdan çıkmış, merdivenlere yaklaşmak üzereydi.
“Buldum, buldum,” diye seslendim. “Harry Potter ve Melez
Kene!"

Dipnot: (Buraya gülmeyen gerçekten cindir jdkdeıfhhfddk)

Yazarın biyografisi

Adı:
Erin McCahan
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 10 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.