Erol Sever

Asur Tarihi yazarı
Yazar
Çevirmen
8.1/10
17 Kişi
71
Okunma
8
Beğeni
4.703
Görüntülenme

Hakkında

Erol Sever 1939'da İzmit'te doğdu. Aslen İstanbulludur. Li­se'yi bitirdikten sonra işçi olarak Viyana'ya gitti. Bir süre İşlet­me Ekonomisi okudu. Viyana'da devrimci işçi-öğrenci hareket­lerinin ön saflarında yer aldı. Avusturya Hükümeti'nin çıkardığı ırkçı yabancılar yasasını protesto eylemlerini örgütlediği gerek­çesiyle sınırdışı edildi. Aydınlık Gazetesi İstanbul Bürosu'nda çalıştı. Daha sonra Al­manya'ya Frankfurt Bürosu'na, oradan da İsveç'e geçti. Aydınlık ve 2000'e Doğru muhabirliği yaptı. Yazıları ayrıca leni Birlik, Hujado, Yaba ve Berfin Bahar Dergileri'nde yayınlandı. İsveç Yazarlar Birliği Üyesi olan Erol Sever'in iki şiir, sekiz araştırma ve altı çeviri kitabı var. Yazar 1994 yılında Turan Dursun Araştırma İnceleme Ödü­lü'nü aldı. 9 Şubat 2003 tarihinde kansere yenilen gazeteci-yazar vasiyeti üzerine yakıldı ve külleri İstanbul Boğazı'na serpildi. "Biz topraktan gelmedik toprağa gitmeyelim, sudan geldik suya gidelim" diyordu. Ölümünden sonra İsveç Asur Federasyonu, Asur/Süryani ol­mayıp da onlar hakkında araştırma yapanlar için Erol Sever araş­tırma inceleme ödülü vermeye başladı.
Ünvan:
Türk araştırmacı yazar
Doğum:
İzmit, 1939

Okurlar

8 okur beğendi.
71 okur okudu.
1 okur okuyor.
47 okur okuyacak.
4 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 23.9
Erkek% 76.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
"Bir tüccarın malı çalındığı veya kaybolduğu zaman sık sık bedduaya başvuruluyordu. Malını kaybeden kişi, insanların toplu bulunduğu yerleri; panayırları, pazarları dolaşıyor ve malını çalana beddua edip duruyordu. Çalınan malı vermeyene veya malın nerede olduğunu bilip de söylemeyene beddua ediliyordu. Bir aşiret başkanı olan Züheyr bin Cadhima kaybolan oğlu Şaş'ı bu yolla aramıştı. İki oğlu öldürürülen başka bir adam, aklını oynatmış ve bütün panayırları gezerek oğullarının bulundukları yeri söylemeyenlere aylarca beddua etmişti. Hubaş bin Kays, Yarmuk savaşında kesilen ayağını bulmak için bu yönteme başvurmuştu. Bu yöntem işe yaramayınca da, zamanın kötüleştiğinden, insanların vurdumduymazlığından şikayet etmişti."
Reklam
Reklam