Étienne Gilson

Tanrı ve Felsefe yazarı
Yazar
8.6/10
8 Kişi
77
Okunma
19
Beğeni
3.944
Görüntülenme

Hakkında

Fransız felsefe tarihçisi ve filozof. Özellikle Orta Çağ tarihi üzerinde ve çağdaş felsefe sorunlarının çözümünde Thomas’ın geliştirdiği yöntemi uygulamıştır. 13 Haziran 1884’de Paris’de doğdu. Petit Seminaire de NotreDamedes Champs ve Sorbonne’da öğrenim gördü. Birkaç yıl lise öğretmeni olarak görev aldı. Sorbonne’da çeşitli araştırmalar yaptı. 1913’de Descartes felsefesi üzerine teziyle doktor sanını aldı. Lille Üniversitesinde, 1919’da Strasbourg, 1921’de Sorbonne Üniversitesinde, 1932-1951 arasında da College de France’ta Orta Çağ felsefesi okuttu. Öğretisinde hocası Lucien Levy-Bruhl’ün izleri görülür. I.Dünya Savaşında Fransız ordusunda hizmet veren ve 1915’de Verdun Savaşı’nda tutsak düşen Gilson, savaşın sonunda özgürlüğe kavuştu. Daha sonra yürüttüğü çalışmalarla, Orta Çağ felsefesi üzerine uzman sayılmış; 1929’da Papalığın Orta Çağ Enstitüsü’nün yöneticiliğine getirilmiş, 1947’de de Fransız Akademisi üyeliğine seçilmiştir. 1951’de Col­lege de France’daki görevini bırakmış, 1927’de Toronto Üniversitesinde kurmuş olduğu Orta Çağ Araştırmaları Enstitüsü’nün başına geçmiştir. Gilson’un anlayışına göre, dinden kaynaklanan esinlenmelerle beslenen bu yeni sorunlar felsefe yöntemlerinden yararlanan mantıkçılarca incelenmiş, böylece kendi alanları dışına itilmiştir. Bu nedenle tanrı bilim ve felsefeyi ayrı yapıları olan birer varlık alanı diye görmek gerekir. Özellikle dini konu edinen bilimlerin felsefe yöntemlerini uygulaması sorunlara çözüm getirmez. Ayrı ayrı yapıları olan bu iki alanın çalışma yöntemleri de ayrıdır. Yapılarının ayrı olmasına karşın bu varlık alanları birbirini etkilemektedir.
Ünvan:
Fransız Felsefe Tarihçisi ve Filozof

Okurlar

19 okur beğendi.
77 okur okudu.
11 okur okuyor.
117 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 38.2
Erkek% 61.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bilimin konu edindiği inorganik madde dünyası yapısal bir nitelik gösterse bile, canlılar dünyası söz konusu olduğunda her yerde koordinasyon, adaptasyon ve fonksiyon görülmektedir. “Bu şekilde organize edilmiş varlıklar niçin vardır?” sorusu karşısında bilim adamları, “şans” diye cevap verebilirler. Şimdi herhangi bir kimse bilardo toplarına bir defaya mahsus olmak üzere şans eseri iyi bir vuruş yapabilir; fakat bilardo oyuncusu aynı şeyi yüz defa yaptığı takdirde bunu şans eseri saymak çok zayıf bir açıklamada bulunmak olur. Bazı bilim adamları bunu çok iyi bildikleri için şans kavramı yerine bunun tam tersi olan “mekânik kanunlar” kavramını koymaktadır. Fakat onlar, bu mekanik kanunların nasıl olup da yaşayan organizmalar meydana getirdiğini açıklamaya girişince, yine son olarak başvurabilecekleri şans kavramına tekrar geri dönmektedirler.
Felsefe
Bir dünya ki orada insana, duyguları, tutkuları, erdemleri ve erdemsizlikleri dahil, her şey dışarıdan gelmektedir; işte Yunanlı'nın dinî dünyası böyle bir dünya idi. İnsana gelen her şeyin kaynağını ölümsüz varlıkların kır­gınlığı ve kızgınlığı oluşturuyordu. İşte bu ölümsüzler de Yunan tanrı­ları idiler.
Felsefe
Reklam
Reklam