Ortaçağda Felsefe

Étienne Gilson
Tahmini Okuma Süresi:
21 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
776
Basım Tarihi:
Ocak 2007
Yayınevi:
Kabalcı Yayınları
Orijinal Adı:
La Philosophie au Moyen Âge: Des Origines Patristiques à la Fin du XIVe Siècle
ISBN:
9789759970902
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·776 syf.··
2019 102. kitabı
·
114 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2019 14:43
Alanında çok ayrıntılı bir kitap, genel görüş talep edenlere göre değil. Harita metot boy 737 sayfa zaten. Ortaçağ felsefesine ciddi ilgisi olan için oldukça başarılı bir kitap ki konuyla ilgili bir çok yazıda bu kitaptan alıntı bulunur. Yazar da genel olarak ortaçağ sempatisi taşıyor ve akıllardaki kötü ortaçağ imajını düzeltmek için oldukça çaba sarf etmiş. Kitabın son cümlesindeki şu alıntı bunun en net özeti. "Her türlü batı düşüncesi için ortaçağı inkar etmek kendini inkar etmektir. XIII. yüzyılın yanı başımızda olduğunu söylemek bile yetmez: O bizim içimizdedir".
Ortaçağda FelsefeÉtienne Gilson · Kabalcı Yayınları · 200728 okunma

Yazar Hakkında

Étienne GilsonYazar · 4 kitap
Fransız felsefe tarihçisi ve filozof. Özellikle Orta Çağ tarihi üzerinde ve çağdaş felsefe sorunlarının çözümünde Thomas’ın geliştirdiği yöntemi uygulamıştır. 13 Haziran 1884’de Paris’de doğdu. Petit Seminaire de NotreDamedes Champs ve Sorbonne’da öğrenim gördü. Birkaç yıl lise öğretmeni olarak görev aldı. Sorbonne’da çeşitli araştırmalar yaptı. 1913’de Descartes felsefesi üzerine teziyle doktor sanını aldı. Lille Üniversitesinde, 1919’da Strasbourg, 1921’de Sorbonne Üniversitesinde, 1932-1951 arasında da College de France’ta Orta Çağ felsefesi okuttu. Öğretisinde hocası Lucien Levy-Bruhl’ün izleri görülür. I.Dünya Savaşında Fransız ordusunda hizmet veren ve 1915’de Verdun Savaşı’nda tutsak düşen Gilson, savaşın sonunda özgürlüğe kavuştu. Daha sonra yürüttüğü çalışmalarla, Orta Çağ felsefesi üzerine uzman sayılmış; 1929’da Papalığın Orta Çağ Enstitüsü’nün yöneticiliğine getirilmiş, 1947’de de Fransız Akademisi üyeliğine seçilmiştir. 1951’de Col­lege de France’daki görevini bırakmış, 1927’de Toronto Üniversitesinde kurmuş olduğu Orta Çağ Araştırmaları Enstitüsü’nün başına geçmiştir. Gilson’un anlayışına göre, dinden kaynaklanan esinlenmelerle beslenen bu yeni sorunlar felsefe yöntemlerinden yararlanan mantıkçılarca incelenmiş, böylece kendi alanları dışına itilmiştir. Bu nedenle tanrı bilim ve felsefeyi ayrı yapıları olan birer varlık alanı diye görmek gerekir. Özellikle dini konu edinen bilimlerin felsefe yöntemlerini uygulaması sorunlara çözüm getirmez. Ayrı ayrı yapıları olan bu iki alanın çalışma yöntemleri de ayrıdır. Yapılarının ayrı olmasına karşın bu varlık alanları birbirini etkilemektedir.