On yaşındayken ailesiyle birlikte Fransa’da yaşamaya başladı. Paris’te sosyoloji, edebiyat, iletişim okudu. Çeşitli ödüller aldı, iki kitabı Amerikan Sosyoloji Derneği tarafından onur ödülü ve en iyi kitap ödüllerine layık bulundu. 2009 yılında önde gelen Alman gazetesi Die Zeit tarafından “yarının düşünce biçimini değiştirebilecek yaşayan on iki düşünür”den biri seçildi. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü, Bezalel Güzel Sanatlar ve Tasarım Akademisi’nin ilk kadın başkanıdır. 80 makale ve kitap bölümü, 7 kitap yazan Eva Illouz’un kitapları 15 dile çevrilmiştir.
"Sosyologlara göre birey ve toplum arasında bir zıtlık söz konusu değildir; çünkü düşüncelerin, arzuların ve iç çatışmaların içeriği geleneksel ve ortak bir altyapıya sahiptir."
Ruhsal acının iki temel özelliği vardır: İlki.Schopenhauer’ın öne sürdüğü üzere acının, "anılar ve beklentiler" aracılığıyla kendi yaşantımızdan kaynaklandığıdır.Diğer bir deyişle imgelem -anılarımızı, beklentilerimizi ve özlemlerimizi oluşturan imgeler ve idealler- acıya aracılık eder. Daha sosyolojik bir ifadeyle, acıya aracılık eden, bireyin kültürel tanımlarıdır.
İkincisi, acı çekmeye tipik olarak o acıyı anlamlandırma ka pasitemizdeki bir bozulmanın eşlik ettiğidir. Sonuçta Paul Ricoeur’a göre acı çekmek, çoğunlukla acının anlayışsızlığı ve gaddarlığı hakkında bir yakınma olarak karşımıza çıkar.'Acı çekmek akıldışılığın gündelik hayatı istila etmesi olduğundan, akılcı bir izahı, bu ceza hakkında bir açıklama yapılmasını gerektirir. Başka bir deyişle çekilen acı, anlamlandırılamadığı ölçüde katlanılmaz olacaktır. Çekilen acı açıklanamadığında iki misli acı çekeriz: Yaşadığımız acı yüzünden ve ona anlam veremediğimiz için. Dolayısıyla yaşanan her acı, bize bu acıyı açıklamakta kullanılan açıklama sistemlerini işaret eder. Ve acıyı açıklayan sistemler, acıyı anlamlandırma biçimlerinde farklılık gösterirler. Bu açıklama sistemleri, sorumluluk tayin etmeleri; acı çekme deneyiminin ele aldıkları yönü, vurguladıkları ve yaşanan acıyı başka bir deneyim kategorisine, örneğin "kefaret”, "olgunlaşma", "büyüme" veya "bilgelik” gibi niteliklere dönüştürme (veya dönüştürmeme) yaklaşımları bakımından farklılaşırlar. Farklı fiziksel veya psikolojik tepkiler içerebilen modern ruhsal acı, bireyin -tanımı ve değer duygusuyla- benliğiyle doğrudan ilişkili olduğu gerçeğiyle tanımlanmasıdır.