Gerilla harbi tarihinde ayırt edilebilir üç dönem vardır. Birinci dönemde, Galiçya ve Asturya'da olduğu gibi bütün taşra ahalisinin eline silah aldığı ve partizan harbi yürüttüğü görülmüştür. İkinci dönemde ise, İspanyol ordusunun kalıntılarından, İspanyol asıllı Fransız ordusundan kaçan askerlerden, kaçakçılardan müteşekkil gerilla birlikleri, bütün yabancı tesirinden bağımsız olarak ve doğrudan çıkarları mucibince savaşı kendi davalarıymışçasına sürdürdüler. Talihli olaylar ve şartlar da çoğu kez bütün yöreleri onların sancakları altına taşıdı. Buna mukabil gerillalar bu tarzda oluştukları sürece, yapı olarak zorlu bir görünüm meydana getirememiş; fakat yine de Fransızlar için son derece tehlikeli olmuşlardı. Ancak halkın fiili silahlı kuvvetlerinin temelini oluşturdukları da söylenmelidir. Bir yeri ele geçirme imkanı kendi kendini sunduğunda veya müşterek bir teşebbüs tasarlandığında, halkın arasından en faal ve cüretkar olanları ortaya çıkar ve gerillalara katılırdı. Bunlar da diğerleriyle beraber ellerinden gelen en büyük süratle ganimetin üzerine atılır yeya girişilen işin amacına uygun olarak savaşmak için kendilerini konumlandırırlardı. İhtiyatlı bir düşmanın yakınında bir askeri aracın yolunu kesmek veya erzak ele geçirmek için inatla beklerken onları görmek alışılmamış bir şey değildi. Bu yolla, Genç Mina, Joseph Bonaparte'ın atadığı Navarra Valisini esir etti; Julian ise aynı şekilde Ciudad Rodrigo Komutanını hapse tıktı. Teşebbüsün sona ermesiyle beraber de herkes kendi yoluna gider ve silahlı adamlar her yöne dağılırdı. Ama iştirakçi köylüler "olabildiği kadar yoklukları fark edilmeden" sessiz bir biçimde sıradan meşguliyetlerine geri dönerlerdi. Yalnız böylelikle yollardaki tüm iletişim de kesilirdi. Çünkü bunlardan hiçbiri tespit edilememesine rağmen,