Fethi Benslama

Fethi Benslama

Yazar
8.2/10
5 Kişi
·
20
Okunma
·
3
Beğeni
·
194
Gösterim
Adı:
Fethi Benslama
Unvan:
Tunuslu Akademisyen, Psikanalist, Yazar.
Doğum:
Salakta, Tunus, 31 Temmuz 1961
Fethi Benslama Tunus Salakta 3 Ağustos 1961 doğumlu, Paris Diderot Üniversitesi, Psikanalist ve Profesördür.

1972 yılında Fransa'ya taşındı ve o Georges Devereux ile çalıştı Sosyal Bilimler İleri Araştırmalar Okulu'nda Paris VII ve Antropoloji Üniversitesi (EHESS), psikoloji ve psikopatoloji okudu. Klinik psikolog (1985-2000) olarak çalıştı. 1987 yılında analist olarak çalıştı. 2000 yılında Paris VII Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi oldu.
Hiçbir din, hiçbir kültür, hiçbir bellek ya da dil topluluğu, başlangıcında 'Kendi' olamaz; önce 'Öteki' ve Yabancı'yla sınanmadan Kendi' ne gelemez.
Ölme arzusu, hatta zaten ölmüş olma arzusu cihat söyleminde sürekli yinelenen bir olgudur. Çünkü bir kişi zaten ölmüş olduğuna inandığında, onun başına gelebilecek en kötü şey, halihazırda iğrenç olarak gördüğü bugünün dünyasında yaşıyor olmaktır.
Freud, her yerinde dinin hazır ve nazır olduğu eserlerinde tektanrıcılık üzerine düşünürken İslâm'ı hesaba katmamıştı. Sadece son kitabi olan Musa ve Tektanrıcılıkta, İslâm üzerine birkaç şey belirtmişse de, İslâm'ı kendi araştırma alanından daima uzak tutmuştur. Oysa Freud'da din teorisi, tamamen dinî görüngünün incelenmesinin ötesinde, insan toplumunun temeli, yasanın doğuşu ve uygarlığın kronik krizi sorularını da peşinden getirir, bu sorularla da ilgilidir.

Bir Yüzyıl sonra, bu engin çalışma şantiyesine İslâm'ın başlangıç kurgularını ve sembolik kuruluşunun içgüçlerini dahil edersek, bundan ne sonuçlar çıkar? İslâmî kuruluşta söylenen ve yazılanlar tektanrıcı bellekte hangi değişiklikleri işleme koymuştur? Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın kendi perspektiflerinde çözümlenemez duran bir başka baba ve köken sorusu burada ortaya çıkmakta mıdır?

Bu kitap, dinî kurumların kurucu nitelikteki bastırmalarını gün ışığına çıkarma ve onların metafiziğini metapsikolojiye tercüme eden Freud'un projesini İslâm'a taşımayı, yaymayı önermektedir. Kitap, diğer iki tektanrıcı dinin kökeniyle bağlantılı Olan ve İslâm dini için referans değeri taşıyan metin ve olaylara psikanalitik bir yaklaşımdan oluşmaktadır.

Modern araştırma çevrelerinin epeyce bir süredir uzağında, oryantalizmin yedeğine atılmış duran İslâm, modern duruma girişiyle yakından ilişkili bir aciliyet ve gerekliliğin etkisi altında, kendimizi onunla açıklamaya mecbur ederek güncel dünya sahnesine akın etmemiş olsaydı, bu tür bir araştırmanın tahayyül bile edilemeyeceği iyi bilinmektedir. İslâm'ın modern duruma dahil oluşu başlamak şöyle dursun, belirleyici bir evreye ya da sorunun can alıcı noktasına çoktan gelmiştir: İslami toplumlarda geleneksel özneden farklılaşan ve bilinç alanım aşmış bir tarihsel hareketlilik İçine atılan bir öznenin ortaya çıkışıdır bu. Bizim fikir yürütmemizin başlangıcında, bu gelişme ve bileşkesi olduğu kopuş ve çelişkiler yer almaktadır.

Bu nedenle her ne kadar İslâm'ın kökenlerinin inşası araştırılıyorsa da, kitap İslâm'ın güncel sıkıntılarının odağında da yer almaktadır.

Bu denemenin birinci bölümü İslâm'ın çağdaş krizini, bu krizin doğuşunu ve en semptomatik tezahürünü (İslâmcı hareket) ele almaktadır: sunduğum bu yorum genel olarak politik sosyolojide geçerlilik taşıyan yorumdan farklıdır.

İslam'ın on beş yıldır süren güncelliği, gerçekten de, binlerce işaretle, geleneksel özneden kopuşu ve zincirinden boşanmış uygarlık yıkıcı güçlerin doğrudan bu kopuştan kaynaklandığını göstermektedir. 'Tanrı psişe'si insanı'ndan 'bilinçdışı psişe'si insanı'na geçişin düşünülmesini gerektiren bir dönüşüm süreci söz konusudur.

Bu kitabın adını doğrulayan şey budur: İslam Sınavında Psikanaliz. Bu başlık sayesinde, köşe taşlarını, yıllardan beri üzerinde durduğum ve burada bütünlüklü bir bakışla bir araya getirdiğim çok sayıda çalışmanın oluşturduğu bir sınamayı ve bir görevi adlandırmak istedim. Kuşkusuz, tersi önerme, yani psikanaliz sınavında İslam da yanlış olmazdı, ama ben psikanalist olarak ve psikanaliz adına İslam'ın içinde bir maceraya atıldım ve Îslâm'ın güncel ve kökensel bazı sorunlarını aydınlatırken, bunları psişizm ile uygarllk arasındaki ilişkilerle ilgili evrensel psikanalitik bilgiye vurup değerlendirmeyi amaçladım.
Fethi Benslama
Sayfa 13 - İletişim Yayınları, 1. Baskı - 2005 - PSİKOLOJİ
Özgürlük, yaşamın zincirlerinden kurtulmak değildir; yaşamı, onun çevresini saran taşlaşmış düşlemlerden kurtarma arzusudur.
Cihatçılık arzının gücü erkekler için coşku verici, erkeksi bir vaatten; annelerinden "daha çok ya da başka türlü bir kadın" olmak isteyen kadınlar içinse aşırı kadınsılaştırıcı bir vaatten ileri gelir. Bu vaatler bir gencin olumsuzluğa, karmaşaya, saçmalığa, kendini aşağılamaya kapıldığı bir dönemde varoluş acısını dindirir.
101 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Tek ve aynı nesnenin kendi benlik ideallerinin yerine geçmesi sonucunda birbirleriyle özdeşleşen topluluğun kendini kurban etmek, iftiralar, öldürme arzusu, dehşetin estetikleşmesi gibi Tanrı'nın kendilerinin imgesel bedene dönüşerek yansıdıklarını görüyor. Ataerkillik, yani atalardan kalma erkeksiliğin kadın bedenini hapsetme gibi kadınlığı çağrıştırabilecek her şeyi kökünden kazımaya uğraşmasıdır şeriat hukuku da buna açık örnektir. Kendileri üst-müslüman olarak görenlerin birkaç özelliğidir bunlar . Yazarın psikanaliz ile açıklamaya çalıştığı bastırılanın geri dönüşüne işaret ettiği birçok nokta var. Güncel haberlerin de etkisi var.
317 syf.
·2 günde·7/10
Kitabı internetten görerek okumaya karar verdim. Yazara göre kitabın amacı: "İslami kökeni Freudçu yapıçözüm diline tercüme etmek" tir. Konular, İslam'ın bireyin psikolojik yapısına etkilerinden ziyade, İslamın köken ve kavram açısından incelenmesi şeklinde ele alınmış. Bu inceleme yapılırken de öncelikle İbn Arabi olmak üzere, İbn Rüşd, Curcani hatta Mevlana gibi ilim adamlarından alıntılar yapılmış. Tespitlerin Freudyen bir bakış açısıyla yapılmış olması "baba" figürü ya da "tabu" gibi konuların detaylı bir biçimde ele alınmasını gerektirmiş gibi görünüyor. Günümüzde, Hristiyanlık ve Yahudilikle alakalı pek çok psikanaliz incelemesi olmasına rağmen, İslam'la alakalı yeterli inceleme bulunmuyor. Kitap, bu eksikliğin doldurulmasında pay sahibi olabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fethi Benslama
Unvan:
Tunuslu Akademisyen, Psikanalist, Yazar.
Doğum:
Salakta, Tunus, 31 Temmuz 1961
Fethi Benslama Tunus Salakta 3 Ağustos 1961 doğumlu, Paris Diderot Üniversitesi, Psikanalist ve Profesördür.

1972 yılında Fransa'ya taşındı ve o Georges Devereux ile çalıştı Sosyal Bilimler İleri Araştırmalar Okulu'nda Paris VII ve Antropoloji Üniversitesi (EHESS), psikoloji ve psikopatoloji okudu. Klinik psikolog (1985-2000) olarak çalıştı. 1987 yılında analist olarak çalıştı. 2000 yılında Paris VII Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi oldu.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 20 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 23 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.