Geoffrey Girard

Geoffrey Girard

Yazar
6.6/10
102 Kişi
·
259
Okunma
·
7
Beğeni
·
1050
Gösterim
Adı:
Geoffrey Girard
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Almanya, 26 Aralık 1967
Geoffrey Girard gerilim, tarih ve koyu spekülatif kurgu yazarıdır.

26 Aralık 1967'de Würzburg, Almanya'da doğdu. Girard İngiliz edebiyatı BA ile Washington Koleji'nden mezun oldu ve daha sonra Miami Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık konusunda yüksek lisans kazandı. Kitap serileriyle ödüller kazanan yazar şu anda Ohio'da yaşamaktadır.
"Psikopatlar son derece düzenlidir, ağzı sıkı ve yönlendirici tiplerdir. Toplum kuralları umurunda değildir ama o sağduyu sahibidir. Normal davranışları çalışarak öğrenmeyi kendilerine iş edinirler ve böylece sıradan görünürler. Yanında bir psikopat duruyor olsa bunun farkına bile varamazsın."
"Bahse girerim ki benim korkak biri olduğumu düşünüyorsundur, değil mi?"
"Ağladığın için mi?"
...
"Eğer biri böyle düşünüyorsa bu demektir ki onun başına hiç kötü bir şey gelmemiş."
Geoffrey Girard
Sayfa 100 - Panama Yayıncılık
Bir şey bir kere olursa raslantı, iki kere olursa tesadüftür, ama on kere olmuşsa kaçma zamanı gelmiş demektir.
"Sol göğsümün altında acılara dayanan kalbimle, ben de dayanacağım. Çünkü daha önce dalgaların ve savaşların içinde boşa çabalamış ve yorulmuşum. Bu da eklensin, sözlerime."
Geoffrey Girard
Sayfa 48 - Panama Yayıncılık
"... Çoğumuz etrafta bir sosyopat varken pek rahat olamayız. Çünkü orada olduğunu mutlaka anlarız."
"Ama psikopatlar böyle değil."
"Kesinlikle. Söylediğin gibi psikopatlar son derece düzenlidir, ağzı sıkı ve yönlendirici tiplerdir. Toplum kuralları onun da umrunda değildir ama o sağduyu sahibidir. Normal davranışları çalışarak öğrenmeyi kendilerine iş edinirler ve böylece sıradan görünürler. Oyunun nasıl oynandığını bilirler ve bizim kurallarımızla bizi yenerler. Yanında bir psikopat duruyor olsa bunun farkına bile varamazsın. "
Geoffrey Girard
Sayfa 133 - Panama Yayıncılık
454 syf.
İnsan içindeki kötülük, sahip olduğu genlerden mi yoksa yetiştiği çevreden mi gelir?

Konu çok güzel..
Kitabın ön kapağında yazan cümleden dolayı hemen aldım ve okudum...

Bilim adamları nam salmış seri katillerin (Ted Bundy, Jeffrey Dahmer vs. gibi) genlerini klonlayarak kimisini çok güzel aile ortamına, kimisini de neredeyse olabilecek en olumsuz şartların olduğu yerlere para karşılında bazı ailelere evlatlık verirler.

Klkonlar büyüyüp gerçekleri öğrendiğinde kabus başlar...Devam edersem çok ağır spoiler olacağı için gerisini kitaptan okuyunuz :)

Dediğim gibi konu çok güzel ve ilgi çekici, ama bir sorun var sanki anlatımda. Kendimi veremedim ve hikayeye yabancı kaldım.
Bu çeviriden de kaynaklanabilir tabiki.

Eğer klişe dedektif-katil senaryolarından sıkıldıysanız, farklı bir macera arıyorsanız, kitap, konu olarak önerilir. Okunabilir..

''Canavarlarla savaşırken canavarlara dönüşmemeli!'' (Klon - Geoffrey Girard)
454 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yine yapılan bir katliamın bilimle örtbas edilmesi... Bu günümüzde olan bir durum zaten. Bunu satırlara dökünce biraz daha acımasız oldu sanki.
Yazarın da değişik bir tarzı olduğunu öğrenmiş olduk bu arada. Genetik bilimi ve sadistlik birleşince ortaya böyle bir kitap çıkıyormuş.
454 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitap korkunç nitelemesini gerçekten hak ediyor . Gerilim romanlarından asla vazgecemiyorum - sanırım kitaplıgımda başka tür kitap bulunmuyor . Ve bu kitap beni başlığı ve arka bilgilendirme sayesinde cok etkiledi - okuyalım ve görelim
454 syf.
·4 günde·1/10
Her ne kadar ismini,yazarını bilmediğim kitapları almayacağım artık desem de.Bir sebepten markete giriyorum ve indirimdeki kitabı görünce de dayanamayıp alıyorum.Klon o kitaplardan biri.Kitap isminden de anlaşıldığı gibi klonlama üzerine yazılmış.Koyundur devedir derken kimi de insan klonlamış.Kitabı okurken çok sıkıldım ve zor bitirdim.Kitabın en güzel tarafı sonunda...Merak etmeyin sonunu söylemeyeceğim.Sonunda..Oh be kitap bitti dedim.
454 syf.
·11 günde·6/10
Kitabın konusu oldukça ilgi çekiciydi ancak çeviriden mıdır nedir bir türlü olaylara tam konsantre olamadım.

Kitabın konusu yıllardır süregelen iyilik ve kötülük genlerden mi geliyor yoksa yetişme şartlarından mı kaynaklanıyor sorusuna aranan ve her zamanki gibi Amerika'nın kedi pis emellerine alet ettiği bilim ile ölmüş gitmiş cani psikopat seri katillerin DNAları klonlanarak ve bu klonların kimini güzel bir aile ortamında kimini ise cehennemden farksız bir yerde yetiştirerek deneyin sonucunu görmek isterler. Belki de bilip görmezden geldikleri o psikopattan farksız kendini Karındeşen Jack'in varisi sanan Jacobson'un tüm klonları onlara dnalarının alındığı katillerin geçmişi anlatılarak ortaya saldığında işler değişti. Çünkü bu klonlara bir de Amerika'nın Afganistan'da kullandığı ölümcül biyolojik silahı belirtilen yer ve zamanda kullanma talimatı da vermişti. Bunun üzerine Irak ve Afganistan'da savaşmış ve hala hayaletler ile savaşıyor. Son görevinde esir düşüpfeci işkencelere maruz kalmıştı. Onun kabuslarıile uğraşıyor.
454 syf.
·Beğendi·8/10
Merhaba arkadaşlar. Panama Yayıncılık güzel bir çalışma yapmış. Şöyle ki, A101 adlı şirketi biliyorsunuz, üzerinde 19 TL yazan bu kitabı 5 liraya getirmişler. Baktım şöyle bir, dedim hem sıfır kitap hem de sadece 5 TL. Yorumlarda olumlu. Arka kapak hikayesi de merak uyandırıcı. Alalım dedik ve aldık.
Olayımız şu aslında. Manyak bilim adamları var. Bunlar şizofren olduğu için biz napsak napsak derken akıllarına bir fikir geliyor. Diğer deliler de karşı çıkmayıp bunlara uyuyor. Ne kadar hasta ruhlu peze (katil) varsa hepsinin genlerini alıp normal insanlara kopyalıyorlar. Sonra kesmiyor bunları, haydi bir de bu insanları zengin – fakir olarak yetiştirelim; bakalım kötülük yetişmeden mi yoksa genlerden mi geliyor bunu anlayalım diye karar alıyorlar. Hepsi de bunu mantıklı buluyor ve başlıyorlar.
Hadi bir de kitabımızın ana karakterlerini verelim. Albert Fish, Jeffrey Dahmer, Henry Lee Lucas, Dennis Rader, Ted Bundy ve David Berkowitz. Bu ruhsuz şizofrenlerin özelliklerini de sıralayım. Kitabın nasıl bir çalışmayla geçtiğini belirtmiş olalım.
Albert Fish: https://i.hizliresim.com/aYZgpQ.jpg
Bu çatlak dede, bildiğimiz yamyam. 24 yıl ve 100’den fazla cinayeti olan birisi. Burası film yeri olmadığından onun için yapılan film yerine sizlere çok da tanıdık bir yazar olan (Stephen King) bir kitap önereceğim. Kara Ev.
Jeffrey Dahmer: https://i.hizliresim.com/WDOoym.jpg
Bu şizofren arkadaş da ‘Nekrofili’ ama onu burada açıklamayacağım. Hayatını araştırırken en sevdiğim kısım hapisteki öldürülme şekliydi. İyi olmuş.
Henry Lee Lucas: https://i.hizliresim.com/NDQGBg.jpg
İlk kurbanı annesi olan bir ruh hastasındayız. Şaka yapmıyorum arkadaşlar, kendi ağzından verdiği ifadeyle (her ne kadar sonradan yalanlasa da) 500-600 kişi öldürdüğünü, sayısını bilmediğini söyleyen bir çatlak bu da.
Dennis Rader: https://i.hizliresim.com/ODXa4A.jpg
Bu garip arkadaşın fantazisi ise farklı. Gerçekten de. 34 yıl yakalanamadı. Öyle bir sıkıldı ki kendini ihbar etti. Gene yakalanmadı. Cinayetin üstüne maktulün evinden kendini ihbar etti, gene yakalanmadı. Bu da böyle bir ruh hastası işte.
David Berkowitz: https://i.hizliresim.com/dBVMAn.jpg
Adı sanı pek bilinmeyen (en azından sona ayırdığım şahsa göre) bu katil ise, 13 ayda New York’u kasıp kavurmuştur. Mr. Monster adıyla da bilinen ve polisi sürekli arayıp soran bu manyak da tüm umutların tükendiği anda kendisine verilen Trafik Cezası ile yakalanmış birisidir.
Ted Bundy: https://i.hizliresim.com/vPByqp.jpg
Seri Katil kelimesinin sözlük tanımı desek yeridir. Seri katillikte son dönemin atası da paşası da babası da bu adamdır. Kuzuların Sessizliği – Tomas Harris romanında karşılaşırız onunla. Yetmez Prison Break dizisindeki (bak bunu seyrettim, dayanamadım örnek verdim) Theodore Bahwell (Bundy) karakterinin ilhamıdır. [Ayrıca o karakterdeki oyuncunun hapishane sahnesinde oldukça komik bir rolü de mevcuttur. Robert Knepper’dan bahsediyorum yanlış anlaşılma olmasın da.]
Tüm bunlardan sonra bu kadar malzemeyi bir araya getiren yazar nasıl bir final yaptı dersiniz? Neyse şu yoruma, çekilen zahmete ayıp olmasın. Keyifli okumalar dostlar. Bana kalırsa bir okuyun derim. Şimdiden mutlu tatiller dilerim..
Çok sıkıldım. Klonlama amaçlarını anlayamadım. Neden ünlü seri katil klonu? Neden ünlü bir iş adamı değil? Çok sıkıcı. Okuyan arkadaşlara sorduğumda sürükleyici bir konusu var dediler bence hiç değil. Kısacası zaman kaybı.
454 syf.
·10 günde·6/10
Cidden bu kitaptan doğru dürüst birşeyler anlayan varsa bana da anlatsın!

Ya yazarın dilinden, ya çeviriden olaylar karmakarışık, her şey birbirinin içinde gibi. Ne sonundan bir çıkarım da bulunabildim ne de konudan. 400 sayfayı boşuna boşuna zorlaya zorlaya bitirdim. :/
454 syf.
·5 günde·8/10
Seri katillerin klonlarini yapmak ve bir deney hmm enteresan bir konu aslinda muthis! Kitabi aldigimda sabirsizlandim okumak icin. Sayfalar akti da okurken. Ama kitapta gecen seri katilleri bilmeyenler icin kisa bi tanitma olabilirdi. Klonlari daha fazla suça karistirip aksiyon yaratilabilirdi de. Klonlarin neler yasadigi daha fazla anlatilsaydi daha tatmin edici olurdu kitap.
Elde muthis bi konu var ama iyi degerlendirilmemis gibiydi.
454 syf.
·10 günde·3/10
Kitabın konusu aslında güzel ama çeviridemi yoksa yazarın anlatımındamı sıkıntı var bilemiyorum, bazı yerleri hiç anlamıyorsunuz bazende kopuk kopuk oluyor herşey odaklanamıyorsunuz, bu tarz konulara ilginiz varsa okuyabilirsiniz ama okumanızı pek tavsiye etmem, sonuç olarak yine sizin kararınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Geoffrey Girard
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Almanya, 26 Aralık 1967
Geoffrey Girard gerilim, tarih ve koyu spekülatif kurgu yazarıdır.

26 Aralık 1967'de Würzburg, Almanya'da doğdu. Girard İngiliz edebiyatı BA ile Washington Koleji'nden mezun oldu ve daha sonra Miami Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık konusunda yüksek lisans kazandı. Kitap serileriyle ödüller kazanan yazar şu anda Ohio'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 259 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 114 okur okuyacak.
  • 20 okur yarım bıraktı.