9.3/10
3 Kişi
21
Okunma
1
Beğeni
1.367
Görüntülenme

Hakkında

Lübnanlı-Mısırlı tarihçi, yazar ve diplomat Antonius, 19 Ekim 1891 tarihinde Lübnan’ın Deyr’ül Kamer beldesinde dünyaya geldi. Ailesi, bölgenin Rum Ortodoks cemaatine mensuptur. Cambridge Üniversitesi’nde yüksek tahsil yaptı. Arap milliyetçiliğine adadığı hayatının 16 yılı, bölgedeki Arap ülkelerinin resmi hizmetinde geçti (1914-1921 Mısır ve 1921-1930 Filistin Manda Yönetimi). İngilizlerin Filistinli Araplara yönelik ayrımcı politikalarını protesto ederek, Manda Yönetimi’ndeki görevinden ayrıldı. 1930 yılından sonra ABD’deki bir düşünce kuruluşu bünyesinde çalışmalarını sürdürdü. 1941’de Kudüs’te hayata veda etti. Bu yıllar içinde Arap milliyetçiliğinin bölgedeki önemli isimleriyle yakın temas içinde oldu. Bilhassa artık klasikleşen 1938 tarihli Arap Uyanışı isimli eseri, Arap milliyetçiliğinin ilk ve kayda değer anlatılarından birini oluşturmaktadır.
Tam adı:
George Habib Antonius
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Lübnan, 19 Ekim 1891
Ölüm:
Kudüs, 21 Mayıs 1942

Okurlar

1 okur beğendi.
21 okur okudu.
3 okur okuyor.
39 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 10.0
Erkek% 90.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
19.yy Arap Rönesansı/en-Nahda’nın fikri öncüleri: -Butros el-Bustânî: Lübnan-Maruni Protestan -Nazif el-Yâzicî: Beyrut-Katolik Rum -Faris eş-Şidyak:Lübnan-MaruniProtestan -Corci Zeydan: Beyrut-Ortodoks -Şibli Şumeyyil ve Emin er-Reyhanî: Lübnan-Hrıstiyan -Necib Azurî: Suriye-Hrıstiyan
Selenge Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Hüseyin, kurnazlık ve beceriklilik açısından, Türkler için bir rakipten daha fazlasıydı; mükemmel bir maharetle hareket etti. Cihad çağrısını onaylaması yönündeki taleplere, ustası olduğu o dağınık ve belirsiz düzyazısıyla coşkulu bir yanıt verdi. Mukaddes Savaşı tüm kalbiyle destekleyeceğini ve zafere varması için tüm benliğini dua etmeye adadığını yazdı. Bunu açıkça onaylamaya gelince, düşmanın misilleme korkusu nedeniyle, bu, söz konusu bile olamazdı. İngiliz donanması Kızıldeniz'de üstündü, Cidde ve Hicaz'ın kıyıları tamamen onların kontrolündeydi. Kendisini açıkça cihadla ilişkilendirmesi halinde İngiltere; Hicaz limanlarını ablukaya alabilir belki de bombalayabilir, gıda kaynaklarının deniz yoluyla gelmesini engelleyebilir, halk zaman içinde kıtlıkla karşı karşıya kalabilirdi. Bütün kalbiyle Kutsal Savaşı desteklerdi elbette, ancak Hicaz'daki olası bir kıtlığın kabilelerin isyanına yol açmaması için kamuoyuna açık bir şekilde bunu yapamazdı. Sultan'ın sonsuz bilgeliğiyle durumu anlayacağından emindi.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Reklam
Reklam