Ágnes Heller

Bir Ahlak Kuramı yazarı
Yazar
8.0/10
4 Kişi
20
Okunma
8
Beğeni
2.499
Görüntülenme

Hakkında

Macar filozof. İlk önce Marksist bir filozof olarak ün saldı ama kariyerinin ilerleyen yıllarında Liberal ve sosyal demokrat olarak kabul edildi. Politikal ve sosyal düşüncelerinin dışında Etik, Varoluşçuluk ve Hegelcilik konularına da yoğunlaştı. Ágnes Heller orta sınıf bir yahudi ailede büyüdü. Babası Pal Heller hiçbir zaman uzun süreli bir işte tutunamadı. II. Dünya Savaşı sırasında, hukuk eğitimi ve Alman dili üzerine bilgisi nedeniyle Nazi Almanyası'ndan göç etmek isteyen insanlara yardım ettiği bilinir. 1944'te Agnes'in babası diğer 450.000 Macar Yahudisi ile birlikte Auschwitz-Birkenau toplama kampına götürülmüştür. Pal Heller burada ölmüştür. Agnes ve annesi şansın ve pratik zekanın etkisiyle bir şekilde sürgün edilmemeyi başarmışlardır. 1947 yılında Agnes, Budapeşte Üniversitesi'nde fizik ve kimya dersleri görmeye başladı. Ama erkek arkadaşının onu yönlendirmesiyle felsefeye ilgi duydu ve bunun üzerine erkek arkadaşıyla ilk defa Georg Lukács'ın felsefe derslerine girdi. Daha sonra aynı yıl bir Macaristan Komünist Partisi'ne katıldı. Bu süreçte Marksist felsefe üzerindeki fikirlerini geliştirdi.
Ünvan:
Macar asıllı bir filozof
Doğum:
Budapeşte, Macaristan, 12 Mayıs 1929
Ölüm:
Balatonalmádi, Macaristan, 19 Temmuz 2019

Okurlar

8 okur beğendi.
20 okur okudu.
5 okur okuyor.
44 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 35.0
Erkek% 65.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
"..Benlikler, bütün öteki bedenleri anlam aracılığıyla bağlantılandıran yegâne bedenlerdir. Benlik olarak beden anlamla beslenir. Benlik, kendileri de bütün öteki bedenleri anlam aracılığıyla bağlantılandıran bedenler olan öteki Benlikler tarafından yaratılır ve bu aynı Benlik, aynı şekilde bu öteki Benlikleri, anlam aracılığıyla bağlantılandırmaya yazgılı olan öteki Benlikleri yaratır. Benlik ayrıca, hem bilinç hem de bilinçdışı olarak, uzun dönemli hafızayı oluşturur (hafızanın tümden kaybı Benliğin tümden kaybı demektir). Hafıza basitçe malumatın kodlanması anlamına gelmez. Hafıza, bütün bedende tüm önceki malumat parçacıklarıyla ardından gelen her bir tikel malumat parçacığının ilişkisini kodlar; başka bir deyişle hafıza anlamlı kılmayla ilgilidir. Hafıza, unutma ve dolayısıyla uzun dönem malumatın ilişkisinin kodlarının çözülmesiyle de ilgilidir; bu yüzden hafıza anlamsız kılmayla da ilgilidir. Bilinçli deneyimlere dil vasıtasıyla yön gösterilir. Buna bağlı olarak, bilinçli deneyim, eğer ilk defa paylaşılmış ise (dil paylaşılan anlamdır), ancak öznel ("benimki") olabilir. Eğer başkalarının da baş ağrısı çektiğini bilirsem ancak, kendi baş ağrımı bilebilirim. Başkalarıyla paylaştığım anlam ne kadar çoksa, paylaşılmamış deneyime verdiğim anlam o kadar zengin ve o kadar karmaşık olur. Kendi içsel algılamalarımı, iki algı farklı türden olsa bile, başkalarını anlamakta (gözlemekte, tanımakta, kavramakta) kullandığım aynı kavramsal araçlarla anlarım (saptarım, tanımlarım, kavrarım). Örneğin, korku, utanç, iğrenme, üzüntü ve öfke gibi hisleri ele alalım. Bunların hepsi doğuştan gelen duygulardır ve (bilerek bastırılmadıkları takdirde) aynı şekilde doğuştan gelen yüz ifadeleri eşliğinde ortaya çıkarlar. Ne ki, ben kendi yüzümü
s. 44, 45 İnsanlık Durumu
Kaderin dünyayı, hem bizimkini hem de başkalarının dünyasını yönettiği hissine kapılırız.
Felsefe
Reklam
Reklam