GÖKTÜRKÇE’ye 𐱅𐰇𐰼𐰰 dair: Bugünkü Türkçenin anası olan Göktürkçede, şimdiki Türkçede olmayan bir takım hususiyetler vardır. Bu hususiyetler, hem kelimelere, hem eklere aittir. Göktürkçe kelimeleri iyi anlamak için, bunları bilmeye lüzum vardır. Bu hususiyetlerin belli başlıkları şunlardır:
Orhun, Göktürk ya da Köktürk alfabesi, Göktürkler ve diğer erken dönem Türk kağanlıkları tarafından kullanılmış, Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı sistemlerinden biridir. Alfabe;
Sağdan sola doğru yazılır ve okunur.
Büyük/Küçük harf ayrımı yoktur.
4 Ünlü, 34 ünsüz, toplam 38 adet ‘damga’ denilen harflerden oluşur.
Göktürkçede ‘g’ ile kelime başlamaz. Bugünkü Türkçede kelime başlarındaki ‘g’ler, Göktürkçedeki ‘k’dir. Örn. Bugünkü ‘görür’ ve ‘geldi’ yerine, Göktürkçede ‘körür’ ve ‘kelti’ denir..
Kelime başında ‘d’ harfi de bulunmaz. Örn. Türkçede ‘dört’, ‘düz’, ‘doğu’ kelimeleri, Göktürkçede ‘tört’, ‘tüz’, ‘toğu’dur..
Bugünkü Türkçede ötreli heceden sonra esreli hece gelmez. Halbuki Göktürkçede gelebilir. Bugünkü Türkçedeki ‘kişi oğlu’, ‘öldü’ kelimeler yerine Göktürkçede ‘kişi oğlu’, ‘ölti’ denir..
Göktürkçede izafet terkiplerini teşkil eden iki simin sonunda umumiyetle ek yoktur. ‘Türk budun’, ‘Türk Kağan’ bugünkü Türkçeye göre ‘Türk milleti’, ‘Türk kağanı’ demektir..
Göktürkçede ‘v’ harfi olmadığı için, bugünkü Türkçenin ‘v’ kelimeleri hep b’lidir. Örn. ‘Eb’, ‘Bar’, ‘Barur’ kelimeleri ‘Ev’, ‘Var’, ‘Varır’ kelimelerinin karşılığıdır..
Bugünkü ‘olmak’ fiili Göktürkçede ‘bolmak’tır. ‘Boltı’ yahut ‘boldı’ şimdiki ‘oldu’ya karşılıktır..
Sayı saymak usulü biraz aykırıdır. ‘On’dan sonra ‘on bir’, ‘on iki’ diye sayılmaz. Ya ‘on artuki bir’, ‘on artuki iki’ demeli, yahut ‘bir yigirmi’, ‘iki yigirmi’ demek lazımdır. ‘Yigirmi’ (yani ‘yirmi’) ‘ikinci on’ olduğu için, ‘bir yirmi’