Gökçenur Ç.

Gökçenur Ç.

YazarÇevirmen
7.0/10
25 Kişi
·
48
Okunma
·
0
Beğeni
·
260
Gösterim
Akşam ışığında okurken kitaba vuran ve sayfaların arasında kalmış bir gölge
Kuşların dal sanıp konduğu bir gölge,
Bir dağın gölgesinin altında uyuyan bir gölge
Sarıldığımızda bende kalmış bir gölgen vardı.
Cereyan yapsın diye karşılıklı açık bırakılmış iki pencere
kırık bir erguvan dalı gibi yatıyorsun yanımda
öyle İstanbul, öyle güzel, öyle kırık
Rüzgar perdeleri havalandırırken
içeri dalan bir kuş
diğer pencereden çıkıp gidiyor
168 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Çoğumuz yazar kimliği ile tanır Ursula K. Le Guin'i ancak şiirleri de varmış feminen yazarın. Bu kitapta toplanmış şiirleri.

Kitapta görebileceğimiz en belirgin özellik; eski şiirleri ile yeni şiirleri arasındaki başarıya doğru yükseliş. Bu belirgin olarak karşımızda duruyor. Zaten kitabın sonunda yer alan söyleşide bunu destekleyen bir söylemi var: "Yazmak yavaş bir sanat."

İçeriğe bakıldığı zaman doğa ve hayvanlar ile insanlar arası köprü kurmuş, duyguları da harmanlayarak bize sunmuş diyebiliriz.
" Gecenin nisan ırmaklarında
sürüklenirken, tatlı rüzgar
kesilir akıntının kuş sesleriyle,
gün ışığına taşımış nehir beni." Syf. 72

Bu alıntıyı örnek almak istedim. Niye mi ? Bakınız: Rüzgar, deniz, kuşlar, kedi, köpek, kargalar, ağaçlar...
Tüm bunların aracılığı ile bize varoluşumuzu hissettiriyor. Duygularımıza tercüme oluyor.

Yağmur damlaları kelimelere dökülüyor belki.
Belki de rüzgarın çıkardığı ses ile kağıtlar birbiri ardına çevriliyor.
Ya da ay ışığına bakarak ilham alıyor geceden.
Deniz kenarında dalga seslerinin oluşturduğu içindeki huzuru, dizelerine yansıtıyor.
Kedisinin miyavlaması ile o anda bir güçlü istek ile ona da şiir armağan ediyor...

Keşfedilmemiş -ki henüz yeni zaten- inci bu kitap. Tabiki insanlar farklı. Herkes beğenmeyebilir. Benim de beğenmediğim nokta var. Tüm çeviri şiirlerin sıkıntısı olan kargaşa. Bu da yabancı şiirlerin kaderi. Onun dışında derin anlamlı şiirler olduğunu düşünüyorum. Her bir dize ayrı anlam ifade ediyor.

İncelememe son bir alıntı ile nokta koyuyorum. Şiirle kalın...
" Soğuk kuzey kaçıyor sıcak güneşten
Bir şeyler yaparak arıyorum varoluşumu.
Rüzgar, rüzgara yetiyor, güneş tek başına,
çemberlerin merkeziyim ben." Syf. 96
91 syf.
·1 günde·8/10
Farklı insanlarla tanışmayı, farklı insanlarla sohbet etmeyi sever misiniz? Ben hep sevmişimdir. Herkesin hayata dair en az bir sağlam duruşu, bir sözü vardır söyleyebileceği. Her tanıdığım insanın iyi yönünü alsam diye düşünürüm. Kim korkar o zaman hayattan cebimde milyonlarca tılsım varken? Her yeni yazar hatta her çevirmen de benim için kazanmış olduğum bir insan gibidir. İsmini hiç duymadığınız, Sırbistanlı bir şair size neler anlatabilir?

"Dobričič'in şiiri sabırla kendini keşfeden ve sürekli gelişen bir yaratıcı çabanın ürünüdür. Merkezi eğilimlerden de, internette gezinen dizelerin başdöndürücü hızından da, amatör bloglardaki şiirsel yığından da hiçbir iz taşımaz. Özünde insancıldır, insana yönelir ve ona hitap eder." Diyor kitabın girişindeki metinde. Öyle sahiden de. Korkuyu işliyor, acıyı hissediyorsunuz, en çok da ölüm teması çarpıyor göze. Ölümle yaşam arasında gidip geliyor hissi veriyor insana. Geçit şiirinde dediği gibi "karanlık ve soğukta sürüklenirken/bir sonraki geçidi bekliyorum." Sanki tesadüf eseri acılarını dindireceği yeri kaçırmış, bir umut bekliyor o anı. Uzaklarda gibi gözü hep.

Ölüm varken dünyada hiçbir şey o kadar da önemli değildir ya hani, sanatta da böyledir diyerek ünlü isimlerin ölümlerine şiirler yazmış. Michelangelo için "karanlıkta bile/yaşıyor renkler/ve askerler",
Don Kişot için "kimi kimden kurtaracaksın?/Delilikte senden/aşağı kalmayan/bir halkın arasındasın", Giordano için "Yanar Giardano/Yanar/Düşünceler/kağıtlar/aletler",
Arşimet için "Görün!/Onu bekleyen sonun/şimdi bizi de beklediğini!" Diyor. Elbette yalnızca bu kadar değil şiirler. Aralardan dizeler çekip biçimini bozduysam affedin, gönül tamamını paylaşmak istiyor fakat kitabı yazmam gerek o zaman. :)

" "Hiçbir şey yok/görünenin ardında? " Şair herhangi bir şeye dayanma ya da huzurlu bir limana sığınma ihtimalleri olmaksızın da güzelliğin bulunabileceğini imler." Diye devam ediyor yazı. Belki beni etkileyen de buydu. Şiir formu, bizim Turgut Uyar ya da bir Edip Cansever'den alıştığımız gibi değil belki ama insana iyi gelen bir yanı var. Sebebini bilmeden sevdiren bir tarafı var yani. Şiirsel metin olarak tanımlamanın daha doğru olacağını düşündüğüm şiirler çoğunlukta.
Özellikle Robotlar Gezegeni isimli şiir serisini çok beğendim. İçime işledi, düşündürdü. Kör Robot/Sağır Robot/Koşucu Robot/İtici Robot/Düşünür Robot/Peygamber Robot/Savaşçı Robot/Uzaktaki Robot/Diğerleri 'nden oluşan bu seri artık kimi düşünerek okursanız tam oturuyor yerine. Hepsi biz çünkü, hepsi bizden.

Yitik Ülke Yayınları'ndan okuduğum bu eser yazarın 4 kitabından seçkiler yapılarak -şiir çeviri atölyelerinde- hazırlanmış. Emeği geçen herkesi tebrik etmek istiyorum oldukça başarılı bir çeviri örneği bence. Bu konuda çok bilgili olduğumdan değil ama tarafsız bir okur gözü ile hem edebi zevk veren hem duyguları hissedebildiğim her çeviri bence başarılıdır.
168 syf.
·10/10
Ursula'nın doğa aşkı ile yandığını, buradan ilham aldığını biliyorsak bu kitabın yazarın doğa adına yaptığı övgüler olduğunu anlayabiliriz. İçerisinde bolca yeşilin ve insan harici her canlının bulunduğu satırlar arasında yine biz insanlara bir hitap ve serzeniş bulunmakta. Fakat dilin o yeşil rengi sayesinde özümüze dönüyoruz okurken. Bu nedenle diğer şiirlerden farklı olan fakat daha etkili olan sesler sizi bekliyor.
79 syf.
·6/10
Hayata bakış açısını şiir diliyle anlatmaya çalışmış.Bazen hayata karşı gelmiş.Bazen hayatı alaya almış.Hayatın getirdiklerini yazmış.Yazar hayata bakış açısını,acısını,tatlısını kaleme almış.
168 syf.
·Beğendi·10/10
Ursula K.Le GuinTanrı Kuşlarıyla Buluşmak Tam kitabın sonlarına doğru gelmişken,gökyüzüne bir baktım gökkuşağı,kitaplarında ve bu okuduğum şiir kitabındaki dokunduğu temaları doğrular gibiydi.Ursula,yeryüzündeki topraktan,hayvana,ağaca,insana ait ,yeryüzünü kullanmaya,yaşatmaya,yeşertmeye ait duygularını ve bu konularda vermiş olduğu savaşını diğer kitaplarında olduğu gibi bu şiir kitabında da okudum.Ursula’nın bilincinin tüm dünyaya yayılması dileğiyle...

Sınırda
Bir parçamız yaştır
bir parçamız Yıldız.
Duyarız dönmek istediklerini geri
olmak için yine bir taş,bir Yıldız.

Yaklaştıkça sınıra
fısıldarlar ruhuma:
Çoktan beri uzaktayız parçalarımızdan
ne zaman bir bütün olacağız tekrardan?

Çok yakında,der ruhum,çok yakında
Kederiyle,bilinciyle,gözleriyle kısa bir süre
Canınızı sıkan bu adam gözlerini kapandığında.
(S.144)
88 syf.
·6 günde·4/10
Her yazar kendine ait duyguları yazıyor ancak bu duyguları biz okuyucuya nakletmek biraz zor oluyor.Bu kitapta duyguların bana geçişi hiç olmadı.Üzülerek söylüyorum şiir tadı alamadım kitaptan.
103 syf.
·6/10
İçinize dokunacak ve yüreğinizde kıpırdanmalara yer verecek şiirlerin olduğu bir kitap.Her şiir için bunu söyleyemem tabi ki ancak ortalamanın üzerinde bir şiir kitabı.
168 syf.
·Puan vermedi
Ursula K. Le Guin dümenini düşünceleri, eserleri, sözleri ve söylemlerinin çoktan ulaştığı sonsuzluğa doğru kırdı. Dümenimizi yaratıcı yazarlığa, bilimkurguya, fantastik kurguya, hayal kurmaya, insanlığa, kadınlığa, yaşamaya, özgürlüğe, gerçekliğe, sevmeye kırabilmemiz içinse rotalar bıraktı.

Biliyorum, “kaptan” dedim. Biliyorum, erkeklerin egemenliğindeki sularda geziyorum. İşte tam da yazımızda Kraliçeye yaraşır bir başlangıç yapmanın peşindeyim; çünkü o, kadının birey olarak kabulünden önce doğduğunu, tam da bu sözleriyle ilan etti. Ve Virginia Woolf’un o sözünü hatırlattı: “Gerçek mesele cinsiyetin çok ötesindedir.”

Le Guin’in büyüklüğünden bahsetmenin beyhude bir çaba olacağını biliyorum ve tüm meziyetlerinin tek bir yazıda anlatılamayacağını da öyle! Sadece ülkemizde pek bilinmeyen bir yönüyle onu anmak istiyorum: Şairliğiyle.

Gelin hep birlikte Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak adına dümenlerimizi o ritmin ve ahengin adasına, Kraliçemizin adasına doğru kıralım. Ve gemilerimizi, takalarımızı, sandallarımızı yazarın adasındaki on üç iskeleden, yani şiir kitaplarından oluşan Şiir Rıhtımı’na demirleyelim. Ve unutmayalım: Bu rıhtımda ona muhakkak ki şair dememiz gerekiyor.

Mustafa İzmirli

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...i-siirleriyle-anmak/

Yazarın biyografisi

Adı:
Gökçenur Ç.
Unvan:
Türk Şair

Yazar istatistikleri

  • 48 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 75 okur okuyacak.