“İslam medeniyetinde yazı veya kitap, hiçbir zaman sözlü geleneğe tamamen galip gelemedi. Ne 11. yüzyılda ne de daha sonra sözlü geleneğin esas bileşeni olan dinleme yoluyla rivâyet ilkesi terk edildi. Aynı şekilde uygulamada da dinleme yoluyla rivâyet işlemeye ve itibar görmeye devam etti.”