Gülbün Türkgeldi

Gülbün Türkgeldi

Editör
7.8/10
217 Kişi
·
919
Okunma
·
0
Beğeni
·
11
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
344 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Halide Edib deyince şöyle bir duruyorum.Cümlelerim hep eksik kalacak sanırım. Halide Edib çocukluğundan kurtuluş savaşı dönemlerine dek olan anılarından bahseder. Mor Salkımlı Ev samimi ve sade bir anlatıma sahip. Bütün eserleri gibi bu da kendini okutuyor.

İçimde, mor salkımlı bir ev var, Beşiktaş taraflarında idi. Çocukluğum o evde geçti, gittim aradım, bulamadım, yanmış… Onu yazacağım.

Diyerek başlar kitabına Halide Edib küçükken yaşadığı mor salkımlı evin kaybı değildir sadece kitabın ilerleyen sayfalarında görülecek kişilerin ve içine doğulan memleketin de kaybıdır aynı zamanda.
256 syf.
·7/10
Peyami'nin anlatımıyla; İhsan ile Ayşe'nin ekseni etrafında dönen bir roman. Bu romanda geçmişe gidecek, geçmişteki izleri takip edeceksiniz. Bazı şeyler var ki, kurgudan ziyade gerçekte de yaşanmış olaylar. Mâlum; Kurtuluş Savaşını anlatan romanlardan biri bu roman.

Romanla birlikte Eskişehir'e ve Sakarya'ya gideceksiniz. İnönü ve Sakarya savaşlarıyla göz göze geleceksiniz. Arada kitapta yazar tarafından yapılmış tespitleri göreceksiniz. Kitap büyük ölçüde kurgu tabii, roman da olunca kurgu olması doğal.

Kitabı kimi zaman takip etmekte zorlandım. Bunun sebebi, olayların karmaşık bir biçimde anlatılması. Tabii dönemine göre başarılı diyebilirim. Anı gibi yazılması da kitabı farklı kılıyor.

Süprizbozan:
Sonunda her şeyi Peyami'nin kafasında geçenlere bağlanmasını da garipsedim. Olaylar sanki gerçekmiş gibi ilerledi, sonunda da Peyami'nin kafasında geçenler oldu bütün bunlar.
344 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Halide Edip Adıvar'in çocukluk anıları ve annesi ile ilgili son anıları...
Çok güzel bir dil ile anlatılmış. Begeneceginize eminim. Tavsiye edilir............
344 syf.
·5 günde·8/10
1882’de doğuyor Halide Edib. Burada onun 1918 yılına dek anlatacağı anılarını, şahitliklerini, hislerini okuyacaksınız.

Kişisel olanın daha az olduğunu göreceksiniz. ‘Yakın tarihimizin ruh iklimini anlamak, kavramak ve o iklimde yaşamak açısından eşsiz bir anı kitabıdır.’ diyor eserin sonsözünü yazan Selim İleri.

Ufak yaşlarda karşılaşılan ‘anne’ kaybı. Ve sonrasında Haminne dediği anneannesinin kanatları altında yükselişi. O yaşlı kadından dinlediği hikayeler, romanlar, nasihatler.

Kolej hayatı, evliliği ve ayrılışı, yeniden evliliği, Meşrutiyet tanıklıkları, Balkan Harbi ve Birinci Dünya Savaşı anıları. Sonrasında Suriye ve Arap Diyarında yaşadıkları.

O, bu adımları atarken sizler hem olaylara tanıklık ediyor hem de Cemal Paşa’dan Hamdullah Suphi’ye, Rıza Tevfik’ten Tevfik Fikret’e, Fahrettin Altay’dan Falih Rıfkı’ya kadar birçok önemli şahsiyetle tanışmalarına dair bilgiler topluyorsunuz.

Anılarının devamı olan Türk’ün Ateşle İmtihanı’nda da 1918 sonrasını anlatacak Halide Edib. Okunmalı kesinlikle.
344 syf.
“Kürt çocukları,doğru sözlü beklenilmeyen derecede insana bağlı ve belli etmemelerine rağmen çok şefkatli idiler,fakat onları idare edebilmek için mutlaka adalete ve hakka bağlı,aynı zamanda çok kuvvetli bir irade lazımdı.Mamafih liderlik hassaları zayıftı,çünkü çabuk hiddet ederler ve hislerine mağlup olurlardı.İdaresi en kolay olanlar Türk çocukları idi,disiplin ve liderlik kabiliyetleri de çok kuvvetli olduğu dibi,çok sakindiler ve mektebin sulh unsurunu teşkil ediyorlardı.” demiş Halide Edib.Bunu Osmanlı yıkılış sürecinde Arap diyarında idare ettiği bir bir nevi yatılı okul şeklindeki yetimhane için söylemiş.Zaten kitabı okuyanlar Halide Edib’in İstanbul’da Yıldız Sarayı’na yakın bir evde başlayan hikayesinden nasıl bir tahsil hayatı kazandığını bilirler.Babası Yıldız Sarayı’nda çalıştığı için dolayısıyla küçük Halide’nin eğitimi bu imkan çerçevesinde son derece iyi olmuş kanaatindeyim;özel hocalardan eğitim almış ve bilhassa arapçayı ve ingilizceyi bu sayede iyi öğrenmiş.Bunun yanı sıra İstanbul’un nimetlerinden devrine göre çok iyi yararlanmış.Evlerinde halayıklar,hizmetçiler de varmış.Mor Salkımlı Ev’le başlayan hayatı gene bu vb. evlerde yani köşklerde geçmiş.Heyhat ki bunlara rağmen Sultan ll.Abdülhamid’in yönetiminden memnun değil.Baskıdan bahsediyor ama böyle yaşam süren bir insanın hayatındaki baskıyı göremedim.Yani ,şundan bu sebepten şöyle oldum, dese hak vereceğim fakat baskı hayatının neresinde ya da çevresindeki insanların neresinde anlamış değilim.Heyhat ki diyorum çünkü Sultan ll.Abdülhamid tahtan inince ,takriben 2-3 sene içinde , korkunç bir düşman istilası başlamış.Yazarın kendisi -Konya idi sanırım-bir köyden geçerken kadınların cepheden eşleri ,oğulları için haber beklemesini onların feryatlarını anlatışı imparatorluğun gittikçe daralan sınırları;kopan parçalanan savrulan hayatlar içinde Halide Edib’in yaptıkları küçük hamleleri bir şeymiş gibi anlatması tam bir ironi.Maalesef ki bunun farkına varabildiğini sanmıyorum.Hala hürriyet diyor.Oysaki hürriyeti yaşarken anlayamamış olmaları son derece üzücü. Sukûnet içinde güzelliklerle geçen bayramlar seyranlar yerini düşman istilası,elden giden topraklar,parçalanan hayatlar,yok edilmeye çalışılan koskaca bir kültür...Nice milleti sulh içinde barındıran bir imparatorluğun bu ve bunun gibi hürriyet sevdalısı(!) nice insanın çabası(!) ile neticelenmiş:Sonuçta imparatorluk parçalanmış.Yazar da ne yapsın diyeceğim Arap diyarında yaptığı adeta zerrecik olan başarısını -geçmişe kıyasla söylüyorum-anlatarak kitabı bitirmiş.Bu en başta yazdığım kesitte oradaki bir izlenimi... Yazarın edebi yönü zaten tartışılmaz.Anlatımı güzel.Benim de herkes gibi hoşuma gitti.Okuyanlar bu açıdan zevk duyacaklardır.
224 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Sonu çok sürpriz oldu benim için. Halide Edip Adıvarın kendisi Kurtuluş savaşında savaşmış bir savaş kahramanı kendi söylemiyle yine kendi silah arkadaşlarından yola çıkarak kurmuş tüm karakterleri. Bu ülke için can veren milli mücadele şehitlerini daha çok tanımalıyız diye düşünüyorum. Benzer kitapları kütüphaneme katmayı düşünüyorum. Öneriniz olursa yazın lütfen.

https://www.instagram.com/...;igshid=gg9ms7dh6mbu
344 syf.
·3 günde·6/10
Halide Edip Adıvar'ın çocukluğundan itibaren 1918 yılına kadar olan anılarını anlattığı bu eser açıkçası çoğu kişiye ağır ve sıkıcı gelebilir. Gerçekten sıkıcı ve belli bir birikime sahip kişilere ve belirli bir yaş düzeyine hitap ediyor. İkinci bölümün ortalarından itibaren sıkıcılık biraz azalıyor.

Yazarın -o dönemi de düşünürsek- realist mücadele tarzı beni en çok etkileyen şey oldu. Bir erkeğin dahi başarmakta zorlanacağı bunca olayın altından bir kadın olarak -hele o devirde- çıkması gerçekten ilgi uyandırıcı; O dönemin üst düzey devlet adamları ile ilişkileri. İki çocuğu ile Mısır'a kaçmak zorunda kalması. Cemal Paşa'nın çağrısı üzerine Suriye ve Lübnan'a gidip oralarda çalışmalar yapması...
303 syf.
·3 günde·8/10
“Mor Salkımlı Ev” Halide Edib Adıvar’ın anılarını kaleme aldığı iki ciltlik kitabın birincisidir. Bu kitap yazarın çocukluk günlerinden 1918 yılına kadar olan süreyi kapsıyor. İkinci kitap olan “Türk’ün Ateşle İmtihanı” ise 1918-1923 yılları arasındaki dönemi kapsıyor.

Halide Edib Adıvar okumaya önceki günlerde okuduğum “Lord Kinross - Atatürk” kitabını okurken karar verdim. Bu kitapta “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitabından çok fazla alıntı vardı. İlk olarak Türk’ün Ateşle İmtihanı”nı okumaya karar vermiştim. Fakat PAKİZE TÜRKARSLAN ‘in önerisiyle “Mor Salkımlı Ev”i ilk sıraya aldım. Kendisine beni uyardığı için çok teşekkür ediyorum. Eğer Halide Edib Adıvar okumaya karar verdiyseniz ilk okumanız gereken kitap “Mor Salkımlı Ev” olsun.

Kitabın ilk sayfaları hiç ilgimi çekmedi hatta biraz sıkıldım. İlerleyen sayfalarda detaylara takılmaya başladım. Dönemin İstanbulundaki hayat şartları, aile yapısı ve arada geçen Abdülhamid eleştirileri ilgimi çekmeye başladı. Sonrasında tarihi olayların anlatıldığı bölümlere gelince okuma keyfim kat kat arttı.

Selim İleri’nin kaleme aldığı kitabın sonsözünde yer alan bu cümle duygularıma tercüman olmuş. “Şimdi düşünüyorum da, okullarda okuduğumuz tarih kitapları, yaşanmış, acısı ve sevinci tadılmış günleri bize anlatmaktan, aktarmaktan, duyumsatmaktan ne kadar uzak!”

Kitabın hazırlanışı, orijinal metne sadık kalınışı ve eski kelimelerin anlamlarını dipnot düştüğü için Can Yayınları’na ayrıca teşekkürlerimi iletmek isterim. Yeni kitaplarda görüşmek üzere. Herkese keyifli okumalar dilerim.
343 syf.
·4 günde·8/10
Halide Edip'i veya yaşadığı dönemi merak edenler güzel bir kitap. Başka amaçlar için uygun bir kitap değil. Yazarın çocukluk anılarını anlattığı ilk bölümler sıkıcıydı. Küçük Halide koleje başladıktan sonra işler düzelmeye başladı. Balkan Harbi, Meşrutiyet ve Arap Coğrafyası hakkındaki gözlemleri dönemin meraklıları için bulunmaz bir Hint kumaşı.
343 syf.
·Puan vermedi
Herkesin edebiyat dersinden bildiği bir şey var: Yazarlar yazdıklarında kendi hayatlarından da esinlenirler diye. Bu kitabı daha öncesinde Halide Edip romanı okuduktan sonra okudum ve oradaki figürler, karakterlerin düşünceleri daha da anlam kazandı. Anladım ki hayatta karşılaştığımız insanlar kitaplarımıza girecek kadar tesir edebiliyor hayatımıza. Bunun dışında geçirdiği çocukluğu, gençliği kısaca yaşadığı hayatı Halide Edip'i Halide Edip yapan şeyleri anlamaya yardımcı olan bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Gülbün Türkgeldi

Yazar istatistikleri

  • 919 okur okudu.
  • 36 okur okuyor.
  • 520 okur okuyacak.
  • 41 okur yarım bıraktı.