Gülşah Çeliker

Haritacı ve Kaşif yazarı
Yazar
7.5/10
7 Kişi
39
Okunma
6
Beğeni
1.690
Görüntülenme

Hakkında

Gülşah Çelikel, yazar ve belgesel film yapımcısıdır. Yazar, Atatürk’ün manevi kızı ve dünyanın ilk kadın pilotu unvanına sahip Sabiha Gökçen’in hayatını anlattığı belgesel ile kendini duyurmuştur. Ayrıca Piri Reisin keşifleri ve yolculuklarını, Kristof Kolomb ile Piri Reisin ortak özelliklerini roman tadında bir kitapta toplamış. Yazar, Piri Reisi anlattığı eseri öncesinde, İtalya, Cenova, Venedik ve Roma da tarihi arşivleri araştırmıştır. Piri Reis’in haritasının izini sürerken, Osmanlı donanmasına yenilen İspanyolların gemisinde ele geçen haritaya ulaşmıştır. 2008 yılında Kültür Bakanlığı için bir belgesel çekmiş ve belgeseli daha uzun metrajlı çekebilmek adına dünyayı dolaşma imkanı bulmuştur.
Ünvan:
Yazar, Belgeselci, Televizyoncu

Okurlar

6 okur beğendi.
39 okur okudu.
1 okur okuyor.
20 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 60.5
Erkek% 39.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
" Aman Tanrım, bu parçada ne böyle! Bana yardım edin lütfen şunu açalım. Aman yavaş, durun, şu köşedeki yazıları da okumam lazım." İslam tarihi ve coğrafyası uzmanı olan kahle, aynı zamanda Kitab-ı Bahriye'yi de çok iyi biliyordu. Mükemmel arapçasıyla haritanın köşesindeki yazıları okur okumaz şok olmuş bir şekilde Deissmann ve Edhem'e baktı. Bu gerçekten de inanılmaz bir keşifti! "Bu bir mucize!" dedi Kahle bağırarak. "Bu harita, ünlü Türk denizcisi ve kartografı Piri Reis'in 1513 yılında yaptığı Dünya haritası! Sadece bu değil, Karayip bölgesi çizimleri ile Kristof kolomb'un kayıp olan Amerika haritası'nı da içeriyor! Bu müthiş bir şey; Kitabı Bahriye'de de bahsettiği Dünya Haritası'nın kayıp parçası..."
Sayfa 55·Kitabı okudu
Pozitif bilimler için, yeni buluşlar ve çalışmalar için gerekli heyecana, araştırma ve bilimsel çalışma aşkına sahip, gelişmelere ilgi duyan bu kişinin de kaybedilmesiyle Türk devleti, geleceğine yatırım yapma gerekliliğini adeta geri plana atmıştı. Bu şekilde Türkler 16.yüzyılda, bilim ve fikir insanlarını boğazlayıp onların yeşertmek istedikleri akıl ve bilgi kurumlarını topa tutarken kendi istikballerini de topa tuttuklarını fark etmediler. Doğa bilimleri ve doğa bilimlerinin mutlak gereği olan eleştirisel akıl ve düşünme tarzı Avrupa'da daha fazla gelişirken, bunların Türk ülkesine uğramamaları için bizzat padişah fermanlarıyla alınan tedbirler; Fatih Sultan Mehmet'in ortaçağdan çıkmak için yapmak istediği hamlenin en ufak kalıntılarını bile yok etti.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Reklam
Reklam