Hamza Kılıç

Hamza Kılıç

YazarÇevirmen
9.1/10
19 Kişi
·
95
Okunma
·
1
Beğeni
·
374
Gösterim
Adı:
Hamza Kılıç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Tunceli, 1939
1939 yılında, Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde doğdu. 1957 Sivas İlk Öğretmen Okulu, 1963 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar eğitim hizmetinde bulunduktan sonra, öğretmenlikten emekli oldu.
Akşemseddin "Hastalıklar insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma gözle görülmeyecek kadar küçük fakat canlı tohumlar(mikrop, bakteri) vasıtasıyla olur." diyerek Pasteur'dan yaklaşık 400 sene önce mikropların varlıklarını keşfeden ilk kişi olmuştur.
Allah, ezeli hakikat ve mutlak var olandır. Hakiki ve gerçek varlık sadece her varlığı kuşatan ve her mevcûdun sureti ile görünen, kendisinin bir tecellisi olarak yarattığı varlıklarda tecelli eden Allah'tan başkası değildir. Her varlığın bir yönü halk, diğer yönü Hakk'tır.
Evrendeki her oluşum ve olaya, varlıkta görünen akıl almaz düzene, işleyişe ve mükemmeliğe bakarsak bunların aslında Yüce Allah'ın ilmi, iradesi, kuvvet ve kudretinin bir tecellisi olarak görmemiz gerekir.
Tüm evrende Allah'tan bağımsız, onun kontrolü dışında hiçbir şey yoktur. Gökten yere kadar bütün iş ve eylemlerin tümü Allah'ın emir ve kontrolünde gerçekleşir; gerçekleştiren de bizzat kendisidir.
Evet bütün bu bilim adamlarını ve yaptıklarını araştırma ve buluşları öğrendikten sonra bugün, çoğu geri kalmış ülkeler arasında sayılan İslam toplumlarının geri kalmalarını İslam'a bağlamak ne kadar kötü ve bahtsız bir hatadır.

Peki ama neden 14. yy'dan sonra İslam alemi bilimsel alanda geri kaldı? Neden Ortaçağ Avrupası Rönesans ve Reform hareketlerini başlatıp bilimsel alanda dev adımlar atarken İslam alimleri bilimsel konulardan elini eteğini çekti? Bu soruların cevabını verebilmek için ayrı bir araştırma gerektirir. Ancak bizim burada vereceğimiz tek cevap, 14. yy sonrası yetişen İslam alimleri Kur'anı Kerim'de ısrarla vurgulanan ilmin, yalnızca din bilimleri olan Kur'an hadis kelam akaid... ve tasavvuf olduğunu; diğer matematik fizik kimya tıp... ve astronomi gibi bilimlerin Kur'an da bahsedilen ilimle ilgili olmadığını İslam alemine dayatmalarıdır.
Kerem ve hikmet sahibi yüce Allah, Kur'an'da ana kitap olarak bahsettiği Levh-i Mahfûz'un küçük bir kopyasını insan hücresinde DNA olarak yaratmıştır.
Maddeyi mutlak varlık sanan büyük bir yanılgı içerisindedir. Gerçek olan varlık ruhtur, madde ise sadece ruha hissettirilen hayallerden ibarettir. Ruhun kaynağı ise Allah'tır.
Oysaki, bugün gıpta ile baktığımız Avrupalı, okuma ve yazması olmayan, yıkanmasını dahi bilmeyen, korkunç bir cehaletle yüz binlerce kadının "cadı" diye diri diri yakarak karanlık Ortaçağ'ı yaşarken Müslüman ve Türk atalarımız bilim ve teknolojide üstün bir uygarlık kurmuşlardır.
Vahdeti Vücud düşüncesinde olan İbn Arabi'nin, tasavvufi okumalara yeni başlayanlar için tehlikeli olduğunu düşündüğüm kitabıdır -ki İbn Arabi kendi düşünce sistemi yüzünden bir kesim tarafından tekfir de edilmiştir-. Kitapta 25 peygamberin her birinin hikmetleri, tecelliler bakımından neye tekabül ettiği, bugüne kadar alışık olmadığımız biçimde ele alınmıştır. Şerhi yapılmış bir eserdir, içeriği ağır olduğundan ben bu şerhlerin okunması taraftarıyım.
Sûfîlerin bilgi ve varlık görüşünün zirvesidir. Bu eser, bir şerh geleneğinin merkezini oluşturur ve tasavvufun seyrini kendisinden sonra büyük oranda etkilemiştir.
Varlıkların tümü kuşkusuz ki hayaldir.
Ama gerçekte olanlar da Hakk'tir. Bunu anlayıp çözen kişi gerçeğin sırrına ermiştir.. ..özü ve benliği gereği en yüce olan varlık ancak O' dur.
Tasavvuf konularına meraklı olanlar bu kitabı dikkatli okumalıdırlar. Yazar çok derin bilgiler verdiği için kitabin anlaşılması zor. Buna rağmen içeriğindeki bilgiler çok değerli. Bu kitabı şerhleri ile birlikte okumak daha isabetli olabilir.
Bu tür bir kitabı daha önceden okumamış biri olarak bambaşka bakış açısı sağladığını ufkumu bir milyon kat açtığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kitaptan neyi almak, öğrenmek istiyorsanız onu alır ve öğrenirsiniz. İlaçla zehir arasındaki tek fark dozu denir ya o hesaptan :)
Kitabı okurken İslam'ın hangi kanadında olduğunuz çok büyük önem taşıyor. Şeyhülekber de diyebilirsiniz, kafir de... Dizi izleyicisiyseniz abondone olabilirsiniz. Ben okurken "Ne diyor bu?" dediğim çok oldu. Anlamak için tasavvuf kavramlarına aşina olmak şart.
Kitap çok derin ve şerhleri ile birlikte okunması gereken bir kitaptır. Vahdet-i vücut felsefesinin özünü anlatması açısından son derece önemlidir.
Bilim ile din çatışır mı? Hepimiz kimi zaman kulaktan duyma bu tarz konuşmalar ile kafamızı kurcalayan cevaplayamadığımız çeşitli sorular beynimizin bir köşesine gider orda durur. Bu kitapta *bilimin tasdiki ile* Kur'an daki ayetlerin bir izahı yapılmaya çalışılmış ve bu yapılırken bilim ön planda tutulmuş. Yani cami hocasından dinler gibi değil Müslüman bir bilim insanından dinler gibi okuyorsunuz kitabı. Her yer bilimsel makale ve metinlerle ve kaynakçalarıyla dolu diyebilirim. Kitaptaki izahlar ve anlatım tarzı benim çok hoşuma gitti ayrıca sağlam bir kaynakça da gösterilmiş. Yazarın kafasından bilgi uydurmadığını, izah etmeye çalışırken birçok kaynaktan faydalanıp kitaba bu şekilde aktardığını anlayabiliyoruz. Üslup olarak çok ağır bir dili yok herkesin anlayabileceği ve sıkılmadan devam edebileceği nitelikte. Lise biyoloji ve fizik derslerinden öğrendiğimiz bilgileri kullanarak izahat yapılan çeşitli bölümler de mevcut. (Yalnızca mitoz mayoz kısmında bir yanlış bilgi gözüme çarptı. Mayoz yerine mitoz yazılmış.) Hülasa Kur'andaki bilimsel izahatları anlatmaya çalışan ve ufkumuzu genişleten güzel bir eser olmuş. *Bilimsel bilgilerin, dinsiz bilim insanlarının bize anlattığı gibi (haşa) Allahsızlığı göstermediğini bilakis müthiş bir şekilde Allah'ın varlığını ve Allah inancını gözümüze soktuğunu ama "körlerin" onu görmediğini anlamak için etkili bir kitap.* Yani bilim ve din ayrı şubeler değil birbiriyle iç içe olan ayrılmaz ve çakışmaz bir bütündür.
Bir bölümü paylaşılmış sure ve ayetlerden alıntılarla anlatılmaya çalışılan- biraz ağır düşünerek sindiremez okunacak bir kitaba benziyor. Merak ettim

Yazarın biyografisi

Adı:
Hamza Kılıç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Tunceli, 1939
1939 yılında, Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde doğdu. 1957 Sivas İlk Öğretmen Okulu, 1963 Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü'nden mezun oldu. Uzun yıllar eğitim hizmetinde bulunduktan sonra, öğretmenlikten emekli oldu.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 95 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 104 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.