Hans Kirk

Hans Kirk

Yazar
8.8/10
16 Kişi
·
51
Okunma
·
3
Beğeni
·
270
Gösterim
Adı:
Hans Kirk
Tam adı:
Hans Rudolf Kirk
Unvan:
Danimarkalı Yazar
Doğum:
Hadsund, Danimarka, 1898
Ölüm:
Brådebæk, Danimarka, 1962
Danimarkalı komünist yazar. Balıkçı romanıyla ünlendi. Nazi işgali sırasında iki yılı aşkın süre tutuklu kaldı, cezaevinden kaçtı. Hapishanede yazdığı Köle’nin el yazmaları ele geçtiği için Nazilerin yenilgisinden sonra kitabı yeniden yazdı.
Eğer birisi bir atı uçurumdan atlayana dek kamçılarsa, o zaman buna atın kendi suçu denir mi?
Hans Kirk
Sayfa 176 - Yordam Edebiyat 2. Basım 2018
"Benden ne istediğini anlamıyorum."
"İtaat.
"KİMSEYE İTAAT BORCUM YOK," diye karşılık verdi Kızılderili.
Hans Kirk
Sayfa 137 - Yordam Edebiyat 2. Basım 2018
—"Sadece bir tek şeyim kaldı; onun da elimden uçup gitmesine izin vermeyeceğim."

—"Nedir o?"

—"Kendim."
Hans Kirk
Sayfa 96 - Yordam kitap
Altın , kaba avuçlar tarafından değil, hoş eller tarafından okşanmaktan hoşlanan bir kadına benzer.
Hans Kirk
Sayfa 65 - Yordam Edebiyat 2. Basım 2018
"İnsanın sükunetini koruması, mezar kadar sessiz kalması ve Allah'la sadece bir başına kaldığı, özel bir yerde konuşması gerekiyordu."
Hans Kirk
Sayfa 48 - Yordam kitap
190 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap bir sorunun cevabıdır: "Mücadele etmeli miyiz, yoksa boyun mu eğmeliyiz?"

Hans Kirk, Danimarka kominist partisi üyesi ve aynı zamanda bir edebiyatçıdır. Danimarka naziler tarafından işgal edilince kendisi de tutuklanmıştır. Dönemin amerikan gazetelerinde bahsedilen bir olaya denk gelir: Güney Amerikada yaşayan Kızılderililerin yaşadığı bir olayı tesadüfen öğrenir ve hapishanede bu olay hakkında araştırmalar yapar. Yaptığı araştırmaları da kullanarak, mücadele etmeli miyiz yoksa boyun mu eğmeliyiz sorusunun cevabını bu olayın etrafında verir.

Nedir peki bu olay? Güney Amerikadaki Kızılderililer işgale uğrar. Ellerinden özgürlükleri alınır. Bölgede bulunan altın madenlerinde zorla çalıştırılır, önlerine ise sadece bir tas mısır lapası konur. Doğan bebekleri açlıktan ölür. İnançlarına saygı gösterilmez zorla hristiyanlaştırılır. Bazı hediye olarak başka ülkelerde köle olmaya gönderilir. Burda bu kadar basit cümlelerle yazıyorum ama bu yapılanlar o kadar basit değil ne yazık ki. Bir insanlık dramı.

Ama Hans Kirk'in anlatmak istediği tarihsel bir olaydan ibaret değil. Hatta bence anlattıklarım tarihsel gerçeklere bağlı kalsın diye de düşünmemiş. İktidarın gücünü ve acımasızlığını anlatmaya çabalamış sadece. İnsanların para ve güç uğruna birbirlerine yaptıkları kötülüğü anlatmak için uğraşmış. Ve bunu sonuna kadar da başarmış bence.

Bahsettiği temel konularla bir siyasetçi olduğu çok açık. Bunun dışında kurgusu, hikayenin akışı, kullanılan dili açısından da nasıl bir edebiyatçı olduğunu gösteriyor bize. Don Pablo ile Juan Gomez arasında geçen diyaloglar gerçekten muhteşemdi. Metnin içindeki özü açığa vuran diyaloglardı.

Yazar kitabı hakkında şu cümleyi kullanmış:

"Sonuçta, okumaya değer bir kitap yazdım, gerisini kaldırıp atabilirsin"

Bence okunmaya fazlasıyla değen bir kitap:)
Saygı ve sevgiyle...

#evdekal
191 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Hans Kirk, komünist olduğu için, Almanlar ülkesi Danimarka’ya saldırdıklarında Gestapo’nun emri üzerine 1941 yılında tutuklandı. Kirk “Köle”’yi esir olarak tutulduğu yıllarda yazar. 1943 yılında kaçarken romanın el yazmasını arkasında bırakır. Kaçışından sonra el yazmasını bulan Almanlar onu yakarak yok ederler. Savaşın bitmesi ile Kirk romanı tekrar yazar. Nazilerin Avrupa’yı işgali “Köle”’nin ortaya çıkma sebebidir aynı zamanda..
Köleliği çarpıcı şekilde anlatan güzel bir kitap.. İktidar, güç sahipleri daha fazla para, daha fazla güç için Yeni Dünya'da Kızılderili ve siyahileri (zenci) köleleştirir.
Köle,tam olarak 17.yüzyıl dünyasının ticari anlayışına ve sınıf ilişkilerine ışık tutmakta ve 17.yüzyıl Avrupa’sında yaşanan ekonomik ve ticari gelişmeleri,dönemin sosyal ve sınıfsal unsurlarını göz önünde bulundurarak iktidar,şiddet ve din bağlamında ele almaktadır.Bunun yanı sıra eserde romana ismini veren köle kavramı,iktidar ve şiddet sarmalında oldukça dikkat çeken kimi ironilerle çarpıcı bir şekilde anlatılmaktadır.
Yazar kitabı hakkında şu cümleyi kullanmış:
“Sonuçta, okumaya değer bir kitap yazdım, gerisini kaldırıp atabilirsin"

Bence okunmaya fazlasıyla değen bir kitap
191 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Köle”, Güney Amerika’daki İspanyol sömürgelerinden birinden hareketle İspanya’ya doğru hareket eden bir gemi. Roman konu olarak On yedinci yüzyılın sömürge ve köle düzenini gözler önüne sermek üzerine kurulmuştur.
191 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Boyun eğmemenin romanı.

1940’lı yıllar Nazi Almanya’sı Danimarka’yı işgal eder. Danimarka aydınları işgale karşı direnir ve zindana atılır. Yazar Hans Krik Danimarka Komünist yazarlar birliği başkanıdır. O sıra hapishanedeki aydınlar arasında Nazilere teslim mi olalım, yoksa direnelim mi tartışmaları sürmektedir. Hans Krik bu tartışmaya cevap olarak bu romanı yazmıştır.
Roman 14. Yüzyılda merkantalizm döneminde, Latin Amerika’dan kalkıp, İspanya’ya giden bir gemide geçer. Gemi ağzına kadar altın ve değerli madenle doludur.
Geminin üst katında soylular vardır. Subaylar, tüccarlar, savcılar, toprak sahipleri, aristokratlar vb. Alt katta ise gemi mürettebatı, köleler ve uşaklar yer alır.
Toplumun her sınıfından her düzeyinden insan yolculuk yapar. Yazar eserini yaratırken Nuh tufanı metaforundan esinlendiği belli oluyor.
Gemideki herkes dünyaya kendi penceresinden ve kendi toplumsal konumundan bakar. Yaşanan olayları hakkında herkesin kendi varoluşsal perspektifinden yorumu vardır.

En sonunda bir kızılderili köle çıkar ve herseyi alt üst eder.
Gemi bir sistemdir. Bir düzenin metaforudur.
İlkel bir köle bu sistemin dibine bir delik açar ve sistem su almaya, batmaya başlar.

Gerisini kitaptan okuyun.
191 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Hans Kirk, hakkında uzun zamandır bahsetmek istediğim bir yazar aslında. Onun azmini anlatmak istiyorum: Bir iş yaparken ufak bir şey olduğunda, mesela bir bardak bile düşüp kırıldığında ortalığı toplamak yerine etrafta ne varsa kırıp dökmek isteriz. İnkar etmeyin çoğunuz bunu yaşadınız ama kanıtlayamam. Şimdi bir de şuna bakalım. 1940’da Naziler, Danimarka'yı işgal ettiler. Bu işgalde Kirk tutuklanır. Hapis döneminde bu Köle kitabını yazmaya başlar. Ancak yazdığı kağıtlar sürekli toplanır, o gene yazar, gene toplanır derken en sonunda yazdığı ve gizlediği kağıtlarla hapisten kaçar. Kafaya takmıştır, bu kitabı yazacaktır. Kaçar ama yakalanır ve gene hapse atılır. Yazar asla vazgeçmez ve savaşın ardından tüm romanı baştan aşağı bir daha yazar.
İlginçtir ki Nazi döneminde yaşamış, hapse girmiş ve sıkıntılar çekmiş bir insan o dönemi anlatmak yerine çok farklı bir eser yazıyordur. 1600lü yılların sonunda İspanya denizlerin en büyük efendilerindendir. Yine bir hazine gemisi İspanya’ya doğru yola çıkmaktadır. Bu sefer bir Afrikalı değil bir Kızılderili dostumuz çıkar ön plana. Bir KİMLİK mücadelesi verir aslında. Bu mücadeleye hep beraber konuk olalım istiyorum.
Başarıyı istiyor muyuz yoksa daha başlamadan PES mi diyeceğiz? Eğer hala bu sitedeyseniz, kendinizi geliştirmek için çabalıyorsanız, asla PES edenlerden olmayacaksınız. Never Back Down!
Finale kadar gerçekten iyi ilerleyen ama finalinin aceleye geldiğini düşündüğüm bir kitap. Tabi doyamamış da olabilirim ama sanki biraz çabuk bitti gibi. Gene de güzeldi, tavsiye ederim. Keyifli okumalar..
191 syf.
·Beğendi·7/10
17. yüzyılın sonlarına doğru Yeni Dünya'dan İspanya'ya doğru yola çıkan bir İspanyol hazine gemisi...diye başlar arka kapak yazısı..
Bu gemide üst sınıf ve alt sınıftan insanlar vardır..
Köleliği çarpıcı şekilde anlatan güzel bir kitap.. İktidar, güç sahipleri daha fazla para, daha fazla güç için Yeni Dünya'da Kızılderili ve siyahileri (zenci) köleleştirir. Topraklarından, yurtlarından ederler, kadınlarına tecavüz ederler.. Sadece Kızılderili ve siyahiler değildir köleleşenler, fakir, alt sınıftan kişiler de bu zenginlik karşısında köledir aslında. İktidara karşı çıkamazlar çünkü, düşüncelerini özgürce söyleyemezler.. Aldıkları altınları gemi ile İspanya'ya götürürken zengin bir kadının satın aldığı özgürlüğüne düşkün bir Kızılderili çıkar sahneye..
Daha fazla anlatmayayım, okunma olasılığı azalmasın kitabın..
Tavsiye ederim. İyi okumalar..

“Bizim utancımız, ölümden, zulümden korktuğumuzdan daha fazla korkmamızdır..”

"Hayattaki en büyük güçlüklerden birisi, düzgün, berrak bir akla sahip olup da çeneyi tutabilmektir.."
191 syf.
·Puan vermedi
17. yüzyıl sonları. Amerika kıtasının keşfinin getirdiği sistematikleşmiş köle ve yağma dönemleri. Tanrı adına yapılan cinayetler ve yaşamları mahvetme. Bu sırada verilen nimetlerden(!) de sonuna kadar faydalanma. Sınıfsal farklılığın doğal ve kutsal oldu dönemler ve tüm ehlileştirme çabalarına (işkenceler, engizisyon yöntemleri...) karşın hala özgürlük ve yaşam kutsallığının inancıyla yaşayan yerli halklar.

Bir sevkiyat gemisi. Köleler ve çok fazla altın taşıyan sevkiyat gemisi. İçerisinde asilzadeler, köleler, özgür fakat köleden bir numara üstte halktan bireyler barındıran bir gemi ve içerisi kaynakayan bir kazan. Engizisyon tarihi, Yenidünyanın keşfi ve yerlilere uygulanan kölelik, onlara karşı takınılan tavır ve insandan farklı görülmeleri inancı karşısında sorgulamalar, başkaldırma niyetlerinin olmasına karşın korkunun baskın gücünün varlığı.

Yaşamındaki her şeyin alınmasına, yapılan tüm işkence ve insan onurunu ayaklar altına alan uygulamalara karşın, kendi benliğini elinde kalan son şey olarak gören bir Kızılderili ve ona sıkıca tutunması.

Benliğinden feragat edeceğine ölmeyi tercih eden bir Kızılderili. Peki neden yalnız ölmek zorunda olsun ki?

Yazarın biyografisi

Adı:
Hans Kirk
Tam adı:
Hans Rudolf Kirk
Unvan:
Danimarkalı Yazar
Doğum:
Hadsund, Danimarka, 1898
Ölüm:
Brådebæk, Danimarka, 1962
Danimarkalı komünist yazar. Balıkçı romanıyla ünlendi. Nazi işgali sırasında iki yılı aşkın süre tutuklu kaldı, cezaevinden kaçtı. Hapishanede yazdığı Köle’nin el yazmaları ele geçtiği için Nazilerin yenilgisinden sonra kitabı yeniden yazdı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 51 okur okudu.
  • 41 okur okuyacak.