"Yani biliyorsun?" Mırıldanıyorum. "Burada benimle olmak ister misin?"
Kaşları kırılganlığım karşısında şaşkınlıkla kalkıyor. "Azizim, hiçbir erkek beni bir yazı inzivasına çekip götürmedi. Bu dünyada en çok sevdiğim şeylerden ikisi olan yazımla ya da kitaplarımla ilgilenen bir erkek bile olmadı. Bırakın her kitabı, hiçbir erkek bana istek listemden bir kitap bile göndermedi. Lanet olası kitap. Hiç kimse bana senin gibi göz kulak olmadı ya da kendimi nasıl koruyacağımı öğretmedi. Hiç kimse bana senin kadar inanmadı ya da beni senin kadar sevmedi. Benim için öldürdün. Benimle
olmak için her şeyi riske attın. Bu beni ne kadar çıldırtsa da, evet. Geri dönmek ve burada olmak istiyorum. Seninle birlikte."
Binlerce yaşamın üzerinden bin yıl geçse bile, asla daha tatlı kelimeler yazamazdım.