Hasan Karataş

Hasan Karataş

Yazar
8.5/10
35 Kişi
·
39
Okunma
·
18
Beğeni
·
1.279
Gösterim
Adı:
Hasan Karataş
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
1981
1981 Yılında Isparta'nın Sütçüler ilçesinde doğdu. Orta Okul yıllarında ailesinden uzak kalmış olması nedeniyle şiirler yazarak yarım kalan çocukluğuna ve ailesine olan hasretini satırlara satırlara dökerek şiir yazmaya başladı.

Lise Eğitimi için biraz daha uzaklaştı sevdiği yerlerden. Uzaklık artıkça bastıran hasretle daha bir anlamlı gelmeye başladı duyguları mısralara ve satırlara dökmek. Ailesinin Antalya'ya taşınmasıyla tatilleri Antalya'da geçirmeye başladı. Bu gidiş gelişlerde büyük şehire, şehir hayatına ve denize ısınmaya başladı. İlerde büyük bir tutkuya dönüşecek olan denize olan sevdası bu yıllarda başladı.

Liseden sonra çalışmaya başladı. Hem çalışıp hem de okul hayatına devam etti. Okumak için yolu tekrar Isparta'nın en güzel ilçelerinden biri olan Eğirdir'e, “Yedi Renkli Göl”ün kıyısına düştü. Bununla birlikte su yaşamında vazgeçilmez olmaya başladı. Hayatının bir kıyısında göl, deniz ya da bir akarsu mutlaka oluyordu.

Önce Ankara Üniversitesi ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne düştü yolları. Kısa mesafelerle başlayan yolculuklar daha zahmetli ve uzun süreli olmaya başladı. Hayatı yollarda geçen birini, yine en çok yollar yorardı.

Son olarak Selçuk Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamladı. Yazmayı hiç bir zaman bırakmadı. İnternetin yaygınlaşmaya başlamasıyla farklı sitelerde şiirler ve denemeler yayınladı.

Çeşitli dergi ve haber sitelerinde köşe yazarlığı yapmaya başladı ve en büyük hayali olan ilk kitabı “Yıllar Sonra”yı yazdı. Basılmış olan “Yıllar Sonra”nın ardından ikinci kitabı Mor Melenkoli'yi yazdı. Üçüncü kitabı üzerine çalışmalarını sürdürmekle birlikte, mesleki çalışmalarına da devam etmektedir.

Tarz olarak şiirsel bir dille güçlü, zihinde kalıcı tasvirlerden kurulu bir yazım tarzını benimsemiş olup, hüznün ve ayrılıkların ağırlığını bütün satırlarda yansıtmayı denemiştir.
Bitmeyen hayat yolculuğunun ne zaman hangi şehirlere uğrayacağını kestirmek oldukça güçtür. Şimdilik sevdiği şehirlerden çok uzak olmamakla birlikte, yolun hasrete düştüğü bir şehirde, çalışma hayatının gereğini yerine getirmektedir.
Sesini duyunca yüreğine cemreler düşecek insanlar var iken, sen niye bir yalanın peşindesin?
İlk incelemem, ilk deneyimim, sürç-i lisan ettiysem şimdiden affola...

Neler yazacağımı nerden başlayacağımı bilemiyorum.Okudukça yüreğime işleyen defalarca açıp okuyabileceğiniz ve her okuyuşunuzda gerçek yaşanmışlıklarla karşılaşacağınız bir Hikaye & Deneme olan Mor Melankoli.. Kitabı okuyan herkesin kendinden bir parça bulacağını düşünüyorum.
....
Gece olunca başlar duygular yoğunlaşmaya..Gece midir bizi hüzünlendiren yoksa gecenin yalnızlığı mıdır içimizde ki acıyı yüzümüze çarpan?
Her insanın bir acısı bir de o acıyı veren aşkı vardır.Aşk diyorum ama her gönüle giren aşk değildir galiba..
İnsanlar aslında en çok kendilerini kandırıyorlar “Seviyorum “diyerek.
Ama her seviyorum diyen başta kendine yalan söylemiş oluyor.Sonra ansızın bir sabah sessiz sedasız çekip gidiyor hayatından..Ne kadar sahte insanlar var dünyada dimi..
Hisler, duygular hep yalan.!

“Sahi nasıl gidiliyor anlatsana?”

Ah umutlar! Ah içimizdeki yangınlar!Sözlerin bittiği cümlelerin tükendiği zamanlarda geriye sadece umuttan çok uzak bir bekleyiş kalır.
Nasıl unutur insan, geçmişi?
Nasıl silip atar onca hatırayı?
En çok hatıralar yoruyor insanı.Unutmak istedikçe karşına çıkar hatıralar yüreğine umut eker tekrardan ama bilmez ki gidenlerin geri gelmediğini..

Zamanla özler geri gelir sanırsın çaresizce beklersin zamanın geçmesini ama zaman ne kadar geçsede giden gelmiyor geri..
Nasıl vazgeçtin seni böyle delice severken?

“Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez.”diyen Yunus Emre ne güzel ne doğru söylemiş dimi.Gerçekten gönülden seversen hiçbir aşk ölmez.Ölen,içinde ki hevestir.
Aşkıda bir heves uğruna kirleten vefasızlarla doldu dünyamız sanki..

Aşkı Öldürmek...
Aşk ölür müydü sahi?
Aşk ölmez ki.Nasıl öldürülür?Âşık istese bile aşk öldürülmez.
Korkuyorum, deyip aşktan vazgeçilmez..

Aşktan korkmak..

Günler gelir geçer sen sadece beklersin küçük bir umut kırıntısına tutunarak.
Böylece sürüp gider bekleyişlerin,zaman geçer,gün olur ay olur hatta yıl olur sen sadece beklersin...
Zamanla umudunda terk edip gider seni yerini umutsuzluğa bırakır.Alışırsın zamanla.Onsuz da yaşanacağını öğrenirsin, yaşadıkça.
Sonra anlarsın gelmeyecek ve olmayacak şeylere takılıp kaldıkça zamanını boşa harcadığını kendine kötülük yaptığını..
Bunca yaşanmışlığın sonunda yeni bir sayfa açmak mümkün müdür sizce?
Belki mümkün değildir ama açılan yaraları sarıp iyileştirmeye çalışmak mümkündür sanırım.

Gözden ırak gönülden de ırak olur derler..
Ara sıra hatırlarsın içinde ince bir sızı hissedersin sonra ağır ağır kaybolur gider.
Sevmekten,sevdalanmaktan tekrar aşkla yanmaktan kaçarsın sana göre değildir artık sevdalanmak, hayatını sevdaya adamak.Sevmek,âşık olmak,mutluluk hayalleri kurmak çok uzak bir ihtimal olur senin için.
Belki de mutluluk, çocuklukta kalmıştı...Kim bilir?
Zaten hep böyle değil miydi ? Birisi gelir sana aşkı, sevmeyi öğretir sonra yüreğini de söküp götürür.Bazen değmediğini anlarsın değer verdiğine üzülür kalırsın.
Yarım kalırsın tıpkı iki mısra yazarsın dörtlük olmaz ya, işte öyle kalırsın.

Acıların dili yoktur.Yaşanıp gider ve yaşadıkça öğrenir insan hayatı...
Her şey gelip geçer.Yeni hikayeler çıkartır hayat karşımıza.
...
Hoşça kal uzak hatıralarım,
Hoşça kal yarım bıraktığım,
Seni sevmek güzeldi,
Hoşça kal kalp yaralarım.
...
Beni derinden etkileyen bu kitaba düşüncelerimi de ekleyerek incelememi noktalıyorum.
İncelememi okuduğunuz için teşekkür ediyorum :)
Kesinlikle ama kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum sizinde kendi hayatınızdan parçalar bulacağınızı düşünüyorum.
Okuma aşkınız hiç bitmesin...
" Şiirler aynadır, okuyunca kendini görür insanlar"

Kitap da geçen bu alıntı zaten anlatmış benim duygularımı...
Her bir şiir de farklı mısralar da kendini buluyor insan..
İçime işleyen öyle mısralar oldu ki dönüp dönüp okudum. Okudukça hayalimde yaşanmışlıklarım belirdi..

Bir etkinlik sayesinde tanıştım Hasan Karataş'la iyi ki de tanışmışım.. Çünkü kitabında ki bazı cümleleri bazı mısraları hayatıma 'emanet' olarak alacağım

Şiirsel, etkileyici bir üslupla yazılmış..
Şiir - deneme bir araya getirilerek güzel akıcı bir kitap haline gelmiş.

Yazarın ilk kitabı, ilk deneyemi, ilk başarısı... Bence önunde bu kitapdan daha başarılı kitaplar yazacagı bir serüven var..
Zaten bu kitapla birlikte kendinde olan bir güzelliği dışarı yansıtmış.

En etkilendiğim bir mısrayı da yazıp bitirmek istiyorum..

"Boşuna bekleme
Sen artık bana günahsın "

Keyifli okumalar :)
Buram buram aşk... Buram buram yalnızlık... Buram buram 'melankolik'lik...



Melankolik: yalnızlığı seçiş ve hüzün hali olarak biliniyor.. Ama günümüzde aşk ya da kimlik karmaşası gibi duygusal nedenlerin sonucu olarak çıkıyor karsımıza.

Tam da kitabın adı gibi melankolik bir kitap. İçine çekiyor sizi alıp baska yerlere götürüyor; Geçmiş ya da gelecek.

Yazarmızın bu alıntısı:
Hayallerim bile tek kişilik benim. Çünkü alıştım artık hayatımdaki yokluklara...
Kitabı az çok özetliyor... (Kısa ve öz)

Okudukça kendinizden bir seyler bulacak; tam böyle diyeceğiniz cümleler yer alıyor..

Ben keyif aldım okurken size de keyifli okumalar diliyorum :)
İnsaf bee!....

İnsan bu kadar da ağlatır mı ? Hasan Karataş

Kitap dedik , etkinlik dedik okurken ağlatıp, gerçek ve içten sevgisiyle kıskandıran cümlelerle hayalleri

,geçmişini sorgulatan kısa ve hiç sıkılamadan okunan gayet aşk dolu bir kitap. Öncelikle yazara çok teşekkür

ediyorum. "Bir etkinlik yapacağız bize yardımcı olurmusunuz?" dediğim anda maddi manevi tüm yardımlarını

seferber etti biz okuyuculara. Bir yazarın bu kadar samimi ve alçak gönüllü olması okuyucunun önyargılarını

ve hata bulma gayretini silip atıyor. Belki kitapta hata da vardır ama yazarı tanıyan birinin bunları görmesi

imkânsızdır. Alcak gönüllü insanlara ihtiycamız var!... Etkinliğe katılmayan ve kişisel olarak görüşlerimi

benimsemeyen insanlara bile danışınca bana destek olan o kadar insan oldu ki.. Bana yardımcı olan

insanların ismini sayarsam bu konu bitmez. Bir mesaj ve telefonla gördüm ki tanıyan tanımayan herkes abi -

kardeş oldu ve bütün desteklerini verdi. Birlikten kuvvet doğar demek bu olsa gerek. Çünkü BİZ TÜRKİYE'YİZ.

Birliğiz.... Bana göre güzel bir etkinlik oldu ve öğrendikçe mutlu oldum. Mor Melankoli kitaplığımda her zaman
baş yerini almaya hak kazandı. Her şeyin aşkla daha güzel olduğunu, bir erkeğin ne kadar sevgisini

göstermesinin mümkün olduğunu bu kitapta daha bi anladım. "Sen benim aşka geç kalmışlığımdın belkide."

"Bin kere yalan olsan yine inanırdım sana." Sözleri aslında içimizde saklıymışta sanki birinin kitaba dökerek

bize hatırlatması gerekliymiş. Kısa olmasına rağmen tüm aşk sözlerini içinde barındırmış sanki. Kitapla ilgili
düşüncelerim alıntılarla belli oldu zaten ;) aşk haykırışları ve aşk sözleri ile dolu dolu okutturdum zaten.Eline

emeğine sağlık Hasan Karataş. Kitaplarınızın devamını bekliyorum. Sizi herkesin tanıyıp ,içten yüreğinizle

örnek bir aşık profilinizle herkesin okumasını diliyorum. https://youtu.be/h0lrVxEiUxg
Merhabalar yazarın ikinci benim okuduğum ilk kitabı olan Mor Melankolik kitabının incelemesine başlamadan önce altını çizdiğim bir kaç satırı paylaşmak isterim :
“Kaç kez ölür insan ?”
“Sahi, sesiyle sarılır mı insan?”
“Gönül vermeden gönül alınır mıydı ki ?”
“Gittiğin yer, yıktığın gönle değer mi ?”
Mor Melankolik öykü ve deneme tarzında yazılmış olup şiirsel bir dil kullanılmıştır.Muazzam bir üslupla ve çok güzel cümlelerle bir araya getirdiği bu eseri beğenerek okudum.Konu olarak aşk,hüzün,sitem ve ayrılık gibi konular işlenmiştir dersem yanlış söylemiş olurum çünkü bu kadar duygu yüklü olan bu kitap resmen kendini okura hissettirmiştir.Her okurken kendinden bir şeyler bulabileceği bir eserdir.Satırları okurken başta sıradan gelebilir ancak satırlarda öyle muazzam anlamlar taşımaktadır ki bu cümleler nasıl böyle satırlara dönüştüğünü anlayamayacaksınız.Kitabın en beğendiğim özelliği Hasan Karataş’ın kendine özgü bir üslup kullanarak yazması oldu.Kitap 4 bölümden ve 40 başlıktan bir araya gelmektedir.Aralarında en çok Yarım Kalmışlıklarım ve Renkleri Yitirmek beğendim.
Kesinlikle tavsiye ederim Hasan Karataş’a yazın hayatında başarılar dilerim
Keyifli Okumalar Dilerim
İnsan, savunma mekanizmaları için yaşamaz, tepki oluşumları uğruna ölmez. Ama bir anlam için yaşar, bir dava uğruna ölebilir. İnsan, doğası gereği ve doğuştan gelen bir güdüyle anlam yönelimlidir. Anlam arayışının engellenmesi "varoluşsal bir boşluk" yaratır. Hasan Karataş hocamın yazdığı yıllar sonra adlı kitabı gayet başarılı. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. hayallerinizden vazgeçmeyin. Emeğinize, yüreğinize sağlık. Başarılarınızın devamını diliyorum. Son olarak da buraya bir şiirinizi eklemek istiyorum.


Bir gün yine
Şiirlerden konuşuruz
Uzun uzun
Bitmeyen gecelerde
Beni bana anlatırsın
Öylece umutsuz
Hayattan yorulmuş
Gözler uykusuz
Yine baş başa ikimiz de
Aşkta yorumsuz
Bir yol vardır belkide
Birlikte buluruz.
Merhaba dostlar, bu kez sizlere henüz 2 kitap çıkarmış olan taze yazar Hasan beyin bu kitabından bahse edeceğim.  Gülşen... hanımcığım etkinlik düzenlemiş olmasaydı belki bu yazardan hiç haberimiz olmayacaktı, köşede kuytuda keşfedilmeyi bekleyen diğer bir çok yazar gibi.

Bir çoğumuz yeni yazarlara soğuk bakarız çünkü geneli sağdan soldan devamlı şu şöyle dedi bu böyle dedi diye tamamlar satırlarını hep bir hayalperestlik ve yaşanmamamışlık. Hele ki son zamalarda Whatpad yazarları kitapçıların raflarını doldurmuşken, bir çoğu saçma ve ergenlere hitab ederken, bazıları ciddi anlamda edebiyat kokuyur ancak bunları keşfedebilmek için ön yargılarımızı bir kenara bırakıp onlara da şans vermemiz gerekir.

Hasan bey Isparta'da doğmuş asıl mesleği mimarlık olan ama hep hayalinde bir kitap çıkarıp yazar olmayı hedefleyen biri ve bunu gerçekleştirmiş. Zaman zaman internet  sitelerinde sosyal medyada şiirlerini ve denemelerini paylaşmış. 2016'da ise 160 sayfalık bir kitap da bunları toparlayarak bizlere sunmuş.

Hasan K. Yazdığı şiirler için kendi yaşantısından ve duygularından oluştuğunu bunun yanı sıra empati kurarak yaşanmışlıkları benliğinde hissedip kaleme kağıda dökmüştür. Bu kitabında şiirlerde var şiirleri anlatan düz yazılar da kendi hayatından ve duygularından bahs ederken buluyoruz yazarı ve bir çok kez altını çiziyoruz cümlelerin aynı şeyi düşündüğümüzden yahut hissettiğimizden.
Yazarın dediği gibi; "Kendinden bir şeyler bulmuştur her okuyan. Bazen umut olmuştur şiir, umutsuz bir yüreğe. Yaşamın kıyısındaki bir yüreğe arkadaş olmuştur. Yaşama tutundurmuştur. Umut kırıntıları serpiştirmiştir yüreklere."

Beğendiğim kadar beğenmediğim yerlerde oldu elbette mesela "Yıllar sonra" cümlesinin sık sık tekrarı beni rahatsız etti, ve yine aynı cümle yahut duyguları dolaylı yollarla tekrarı. Tabi bu demek değil ki okunmaya değmez maddi bir gelir için yazdığını sanmıyorum bence tek isteği duygulara tercüman olmak duygularını paylaşmak. Hal böyle iken henüz yazar olmuş bu adama bir de biz destek verelim. Kendine olan güveni artınca ve beğenilince daha samimi ve cesur satırlarla buluşturacaktır bizi.

Bence bir şans verilmeli ve okunmalı. Etkinlik için Gülşen ve yandaşlarına teşekkür eder Hasan beyin başarısının devamını dilerim. Kaleminiz susmasın...
Şiirler birkaç satıra sayfalar dolusu anlamlar sığdırabilen, kendi küçük etkisi büyük eserlerdir. Yazarımız Hasan Karataş sıradan gibi görünen bir satıra öyle büyük anlamlar yükler ki kelimelerin gücüne şaşırır kalırsınız. Fakat şiir, edebiyatın biraz ilgiye muhtaç kalmış yanıdır. Herkes şiir okumayı sevmez, dahası her kitap okumayı seven de şiiri sevmeyebilir. Bir de şiire gönül vermiş insanlara bakalım.

Şiirin tadına varmış, dizelere kocaman cümlelerin sığdırıldığını bilen ve şiirdeki anlamları çözebilen insanlar için vazgeçilmez bir tutkudur. Bu anlamları çözebilmek için de daha çok şiir okumak ve daha çok yazar tanımak gerekir. Çünkü her şairin kendine has üslubunu çözünce, bundan sonra yazdığı Aşk öykülerini daha kolay anlarsınız. Bu etkinliğe katılmama vesile olan Meftun abla ile Gülşen abla ya sonsuz teşekkür ediyorum. Yazarımız Hasan Karataş hocamın başarılarının devamını diliyorum. Mor Melankoli kitabını Gerçekten çok başarılı buldum bir sevgi bir aşk bu kadar güzel anlatılır Bütün arkadaşlarımın okumasını tavsiye ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Her şeye rağmen
Hiçbir şey yokmuş gibi
Öylece yok sayarak
Yaşayacak mısın
Sonsuza kadar ?
Kitaptan bir alıntıyla başlamak istedim.Merhabalar yazarın okuduğum ikinci yazarın ise ilk kitabı olan Yıllar Sonra kitabın ilk başta kapağı dikkatimi çekmişti sonra ismine bakınca çocukluğum aklıma geldi o güzel bahçelerde açan çiçekler ve oyunlar aklıma geldi.Kitabı okuyacak olanlara tavsiyem kitaba başlamadan önce önsözü okumalarını tavsiye ederim çünkü yazar bu bölümde kitabı nasıl bir araya getirdiğini ve asla umutsuzluğa kapılmamız gerektiğini kendi yaşamı üzerinden örnek vererek anlatmış.Kitap deneme ve şiirin bir arada yer aldığı bir kitaptır.Hasan Karataş’ın kitaplarını okumadan önce bu kadar şiirsel ve duyguları güzel anlatan bir eser okumamıştım.Küçük başlıklar halinde Ayrılık,hüzün,yalnızlık,aşk,sevgi,bıkkınlık ve hayatın getirdiği yorgunluk gibi konular muazzam bir dille kaleme alınmıştır.Üslup olarak akıcı ve şiirsel bir dil kullanılmıştır yazarın ilk eseri olmasına rağmen gayet başarılı bir eserdi.Yazara yazın hayatında başarılar dilerim.
Keyifli Okumalar Dilerim
Yazarımız gülün dikilip, hasat edildiği güller ve göller şehri olan Isparta’dandır. Yitik bir çocukluğu olduğundan dem vurur, yaşanmışlıkları ise kitabında sıkça belli olmaktadır.
Asıl mesleği mimarlık olan yazar; kalpleri de şekillendirme işine girmiştir.. Yazım hayatında başarılar dilerim..

Şiirlerinde konumununda etkisinin olduğunu düşünüyor ve o şehrin ayazının diline vurduğuna inanıyorum. Bu sebeple ayrılık, vuslat, hüzün, bahar ve nice umutlar barındırıyor dizelerinde, genel anlamda ahengi yakalamak ve şiirler ile bir olmak, içinizde hissetmek çok olasıdır.
Yazarın yirmi yıllık bir birikiminin ve hayallerinin gömülü olduğu eser “Bir Hayaliniz Olsun” adlı bir yazıyla, okuruna bir şey vadetmediğini beyan etse de gönüllere fidan dikmeye hazır.

*Bilirim aşkta hiçbir şey bilmediğimi...
Neyin karşılığıdır gözyaşları ...
Neleri arar yürekler yıllar yılı.
Neyi bulamadan göçmüştür ...
Yürekler kayıp giderken..
Bilirim en iyi bildiğim şeydir..
Beni çağıran ölüm
Güneşin batışında ikindi vaktinde...
Saçlarımdaki beyazlardan bilirim...
Gittiğim yolun akıbetini Yorgun bir sabaha uyanırken...
Günü bitiririm daha başlamadan...
Ne çok sevmiştim yaşamı...
Küçük bir çocuk iken...
Yağmurlu gökyüzünde yıldız ararken...
Baharın gelişini gün gün sayarken...
Adım adım ölen yaşama sevincimi...
Çocukluğun ardından...
Tükenip giden gençliğimde...
Hiçbir şeyin kadrini bilmez iken...
Bilirim yolların hasretini...
Yüreğimi eskiten sevgilerin...
Basit samimiyetsizliğini

Bilirim elbet her şeye rağmen...
Hiçbir şey bilmediğimi

Diyor Arkasında ise alabildiğince güzel yazıları ve şiirleri tamamlayan gönlün ta içerisinden düşmüş dizeler ile kelimeler geliyor. Kapılmadan yüreğinizin derinliklerinde hissetmeden okumak imkânsız.

Ben beğendim okunmalı okutulmalı diye düşünüyorum.
Sabırla okuyan güzel gözleriniz dert görmesin....
Keyifli okumalar..

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Karataş
Unvan:
Türk yazar
Doğum:
1981
1981 Yılında Isparta'nın Sütçüler ilçesinde doğdu. Orta Okul yıllarında ailesinden uzak kalmış olması nedeniyle şiirler yazarak yarım kalan çocukluğuna ve ailesine olan hasretini satırlara satırlara dökerek şiir yazmaya başladı.

Lise Eğitimi için biraz daha uzaklaştı sevdiği yerlerden. Uzaklık artıkça bastıran hasretle daha bir anlamlı gelmeye başladı duyguları mısralara ve satırlara dökmek. Ailesinin Antalya'ya taşınmasıyla tatilleri Antalya'da geçirmeye başladı. Bu gidiş gelişlerde büyük şehire, şehir hayatına ve denize ısınmaya başladı. İlerde büyük bir tutkuya dönüşecek olan denize olan sevdası bu yıllarda başladı.

Liseden sonra çalışmaya başladı. Hem çalışıp hem de okul hayatına devam etti. Okumak için yolu tekrar Isparta'nın en güzel ilçelerinden biri olan Eğirdir'e, “Yedi Renkli Göl”ün kıyısına düştü. Bununla birlikte su yaşamında vazgeçilmez olmaya başladı. Hayatının bir kıyısında göl, deniz ya da bir akarsu mutlaka oluyordu.

Önce Ankara Üniversitesi ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne düştü yolları. Kısa mesafelerle başlayan yolculuklar daha zahmetli ve uzun süreli olmaya başladı. Hayatı yollarda geçen birini, yine en çok yollar yorardı.

Son olarak Selçuk Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamladı. Yazmayı hiç bir zaman bırakmadı. İnternetin yaygınlaşmaya başlamasıyla farklı sitelerde şiirler ve denemeler yayınladı.

Çeşitli dergi ve haber sitelerinde köşe yazarlığı yapmaya başladı ve en büyük hayali olan ilk kitabı “Yıllar Sonra”yı yazdı. Basılmış olan “Yıllar Sonra”nın ardından ikinci kitabı Mor Melenkoli'yi yazdı. Üçüncü kitabı üzerine çalışmalarını sürdürmekle birlikte, mesleki çalışmalarına da devam etmektedir.

Tarz olarak şiirsel bir dille güçlü, zihinde kalıcı tasvirlerden kurulu bir yazım tarzını benimsemiş olup, hüznün ve ayrılıkların ağırlığını bütün satırlarda yansıtmayı denemiştir.
Bitmeyen hayat yolculuğunun ne zaman hangi şehirlere uğrayacağını kestirmek oldukça güçtür. Şimdilik sevdiği şehirlerden çok uzak olmamakla birlikte, yolun hasrete düştüğü bir şehirde, çalışma hayatının gereğini yerine getirmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 39 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.