Sahi, sesiyle sarılabilir mi insan ?
diyor yazar .
Sarılabilir ...Hem de çok uzağındakyen sımsıcak,sevgi dolu....
Ben de,
Hayatta ki ilk tercihiniz,
Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğunuz ‘İlk’ El mi?
Yoksa;
Güven duyarak sımsıkı tutunup mezara girdiğiniz ‘ondan ötesi’ olmayan ‘Son’ El mi
Olmalı ? diyorum.
Sahi,
Sevgi Neydi ?
Belki de en içten sevgi melonkolik olandı...
Hiç unutamadığın, her anını içinde ölümsüzce yaşadığın....
Gelecek diye her an umut ettiğin. Bir hayale sığınır gibi ,aşkın bin bir türlü halini yüreğinde yaşadığın...
Kimi gün acıdan öldüğün ,ama kimsenin canını yakmadığın...
Sevginin hüznünde boğulduğun...
Gidenle kaybolduğun...
Sevmek güzel, ama sevilince başka bir güzel ....
Bu hikayede hepimiz tek taraflı aşkın tanıklarıyız.
Sevilen gidince, tek başına sevmek ağır bir yük.Her yerde onu görmek, her güzel şeyde onu bulmak, hatıralara sığınmak yorucu....
İnsan özler, hem de çok özler.
Bir seste,bir gün batımında,açan her çiçekte onu arar. Hüzün en çok sevene yakışır..Her şeye rağmen sevmeye devam edene .
Hiç bir aşk sonsuz değildir.