Mor Melankoli

·
Okunma
·
Beğeni
·
1387
Gösterim
Adı:
Mor Melankoli
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052320778
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karina Yayınevi
Yağmurlar yağdı. Fırtınalar esti. Bulutlar döküldü üzerimize. Sen benim aşka geç kalmışlığımdan belki de. Vakit azdı seni sevmek için. Aşkı senle yaşamak içinse vakit kalmadı. Bize kocaman bir ayrılık kaldı. Kısa bir öyküden hatıralar kaldı bitmeyen.



Mutluluk bir nefes gibiydi. En güzel manzarası idi ömrümün. En kısa anı idi. Yaşadık bitti. Bir ömür anlatsam bitmeyecek hatıralar kaldı geriye. Sen ve ben ayrı şehirlerde. Olmamız gereken yerlerdeyiz artık.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İlk incelemem, ilk deneyimim, sürç-i lisan ettiysem şimdiden affola...

Neler yazacağımı nerden başlayacağımı bilemiyorum.Okudukça yüreğime işleyen defalarca açıp okuyabileceğiniz ve her okuyuşunuzda gerçek yaşanmışlıklarla karşılaşacağınız bir Hikaye & Deneme olan Mor Melankoli.. Kitabı okuyan herkesin kendinden bir parça bulacağını düşünüyorum.
....
Gece olunca başlar duygular yoğunlaşmaya..Gece midir bizi hüzünlendiren yoksa gecenin yalnızlığı mıdır içimizde ki acıyı yüzümüze çarpan?
Her insanın bir acısı bir de o acıyı veren aşkı vardır.Aşk diyorum ama her gönüle giren aşk değildir galiba..
İnsanlar aslında en çok kendilerini kandırıyorlar “Seviyorum “diyerek.
Ama her seviyorum diyen başta kendine yalan söylemiş oluyor.Sonra ansızın bir sabah sessiz sedasız çekip gidiyor hayatından..Ne kadar sahte insanlar var dünyada dimi..
Hisler, duygular hep yalan.!

“Sahi nasıl gidiliyor anlatsana?”

Ah umutlar! Ah içimizdeki yangınlar!Sözlerin bittiği cümlelerin tükendiği zamanlarda geriye sadece umuttan çok uzak bir bekleyiş kalır.
Nasıl unutur insan, geçmişi?
Nasıl silip atar onca hatırayı?
En çok hatıralar yoruyor insanı.Unutmak istedikçe karşına çıkar hatıralar yüreğine umut eker tekrardan ama bilmez ki gidenlerin geri gelmediğini..

Zamanla özler geri gelir sanırsın çaresizce beklersin zamanın geçmesini ama zaman ne kadar geçsede giden gelmiyor geri..
Nasıl vazgeçtin seni böyle delice severken?

“Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez.”diyen Yunus Emre ne güzel ne doğru söylemiş dimi.Gerçekten gönülden seversen hiçbir aşk ölmez.Ölen,içinde ki hevestir.
Aşkıda bir heves uğruna kirleten vefasızlarla doldu dünyamız sanki..

Aşkı Öldürmek...
Aşk ölür müydü sahi?
Aşk ölmez ki.Nasıl öldürülür?Âşık istese bile aşk öldürülmez.
Korkuyorum, deyip aşktan vazgeçilmez..

Aşktan korkmak..

Günler gelir geçer sen sadece beklersin küçük bir umut kırıntısına tutunarak.
Böylece sürüp gider bekleyişlerin,zaman geçer,gün olur ay olur hatta yıl olur sen sadece beklersin...
Zamanla umudunda terk edip gider seni yerini umutsuzluğa bırakır.Alışırsın zamanla.Onsuz da yaşanacağını öğrenirsin, yaşadıkça.
Sonra anlarsın gelmeyecek ve olmayacak şeylere takılıp kaldıkça zamanını boşa harcadığını kendine kötülük yaptığını..
Bunca yaşanmışlığın sonunda yeni bir sayfa açmak mümkün müdür sizce?
Belki mümkün değildir ama açılan yaraları sarıp iyileştirmeye çalışmak mümkündür sanırım.

Gözden ırak gönülden de ırak olur derler..
Ara sıra hatırlarsın içinde ince bir sızı hissedersin sonra ağır ağır kaybolur gider.
Sevmekten,sevdalanmaktan tekrar aşkla yanmaktan kaçarsın sana göre değildir artık sevdalanmak, hayatını sevdaya adamak.Sevmek,âşık olmak,mutluluk hayalleri kurmak çok uzak bir ihtimal olur senin için.
Belki de mutluluk, çocuklukta kalmıştı...Kim bilir?
Zaten hep böyle değil miydi ? Birisi gelir sana aşkı, sevmeyi öğretir sonra yüreğini de söküp götürür.Bazen değmediğini anlarsın değer verdiğine üzülür kalırsın.
Yarım kalırsın tıpkı iki mısra yazarsın dörtlük olmaz ya, işte öyle kalırsın.

Acıların dili yoktur.Yaşanıp gider ve yaşadıkça öğrenir insan hayatı...
Her şey gelip geçer.Yeni hikayeler çıkartır hayat karşımıza.
...
Hoşça kal uzak hatıralarım,
Hoşça kal yarım bıraktığım,
Seni sevmek güzeldi,
Hoşça kal kalp yaralarım.
...
Beni derinden etkileyen bu kitaba düşüncelerimi de ekleyerek incelememi noktalıyorum.
İncelememi okuduğunuz için teşekkür ediyorum :)
Kesinlikle ama kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum sizinde kendi hayatınızdan parçalar bulacağınızı düşünüyorum.
Okuma aşkınız hiç bitmesin...
128 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sahi, sesiyle sarılabilir mi insan ?
diyor yazar .
Sarılabilir ...Hem de çok uzağındakyen sımsıcak,sevgi dolu....

Ben de,
Hayatta ki ilk tercihiniz,
Heyecandan avuçlarınızın terleyerek tuttuğunuz ‘İlk’ El mi?
Yoksa;
Güven duyarak sımsıkı tutunup mezara girdiğiniz ‘ondan ötesi’ olmayan ‘Son’ El mi
Olmalı ? diyorum.

Sahi,
Sevgi Neydi ?

Belki de en içten sevgi melonkolik olandı...
Hiç unutamadığın, her anını içinde ölümsüzce yaşadığın....
Gelecek diye her an umut ettiğin. Bir hayale sığınır gibi ,aşkın bin bir türlü halini yüreğinde yaşadığın...
Kimi gün acıdan öldüğün ,ama kimsenin canını yakmadığın...
Sevginin hüznünde boğulduğun...
Gidenle kaybolduğun...
Sevmek güzel, ama sevilince başka bir güzel ....

Bu hikayede hepimiz tek taraflı aşkın tanıklarıyız.

Sevilen gidince, tek başına sevmek ağır bir yük.Her yerde onu görmek, her güzel şeyde onu bulmak, hatıralara sığınmak yorucu....

İnsan özler, hem de çok özler.
Bir seste,bir gün batımında,açan her çiçekte onu arar. Hüzün en çok sevene yakışır..Her şeye rağmen sevmeye devam edene .

Hiç bir aşk sonsuz değildir.
Bazen yorulur insan sevmekten. Vazgeçer...Gömer içindeki sevgiyi kalbinin en ücra köşesine.
Unutulur mu hayır !...
Arada bir sızısı duyulur yürekte ...
Canın acır .En çok da Özlersin ....

Ben özledim galiba seni
Bu yüzden bu kadar sitemlerim
Sen üzülme acıdan bu sözlerim
Karşımda görsem dolar gözlerim....

https://youtu.be/TOq4RCoLWpk

Gönül istiyor ki her aşk ,karşılıklı olsun. Her aşk ölümsüz olsun .

Yunus Emre : “Ölen hayvan imiş ,âşıklar ölmez...”
derken,
“Ölen nefistir, heva ve hevestir...” diyordu.

Şemsi -i Tebrîzî ise,
“Kır kalemin ucunu bundan sonra yolculuğumuz aşk yolculuğudur...”diyordu.
Demek ki aşk, kalem ile yazılmaz, dil ile söylenmez, göz ile görülmezmiş.

Öyleyse kıralım mı kalemin ucunu ?
Belki vakti gelmiştir....!

Beni hep güzel hatırla .
Hoşçakal canımın canı ...
Yüreğimde nasıl sevdiysem, öyle kal...

Aşk’a ,sevenlere selam olsun...
128 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Işığında iyi bir şeyler yakaladığınız ateşe bütün kömürü boşaltın diye bir söz söylemişti arkadaşım galiba yazarımızda çok ışık gördüm.
Kalemi susmasın inşallah.

Öncelikle incelemeye başlamadan belirtmek isterim aşka inanmayanlar okumasın.

Erkekler sevmez, erkekler ağlamaz diyenlerin yanıldığını ortaya çıkaran kısa bir hikaye
Aslında içimizdeki ve söyleyemediklerimizin kağıda dökülmüş
hali gibi..

Kısa ve dolu dolu bir aşk hikayesini göz yaşlarıyla okurken acaba ben cok mu duygusalım demiştim fakat okuyanların incelemelerinide gördükten sonra anladım ki sadece ben değil okuyan herkesi göz yaşına boğmuş yazarımız.
Hasan Karataş’a bu duygu yüklü kitabından dolayı teşekkür eder kitaplarının devamını dilerim.

Çünkü samimiyetle yazılan sözleri okumak iyi gelir okuyucuya.

Eminim herkesin hasta bir ruh tarafı vardır.
Fakat kitaptaki mektuplar o kadar şirin yazılmış ve kalbe dokunmuşki. İçindeki her kelimede aşkı hissettirmiş çaresiz kör kütük bir aşığın neler yaşadığını ve sevgiliye hitap şekillerini umarım bütün erkekler örnek alır..

Herkesin bir melakolik aşkı vardır farklı renklerde de olsa kimisi kırmızı seçerken kimisi maviyi hisseder ama biz okuyucular olarak mor melankoliyi cok sevdik..

Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar ve son olarak kitaptan bir kaç sözlerle bitirmek istiyorum.

•Sahi, sesiyle sarılır mı insan?

•Susuz kalana sormak lazım bir de suyun kıymetini.
Günlerce susuz kalmış birinden dinlemeli bir de suyun tarifini.

•Bütün kavuşmalar güzeldir ilk başta, sonra gitme kaygısı düşer ağır ağır yüreğine..

•Sahi nasıl gidiliyor anlatsana?

•Yaşattıklarını bir gün yaşarsın değil mi?
Gittiğin yer, yıktığın gönle değer mi?

Bir çok arkadaş bir çok dost edindim bu etkinlik ile başta yazarımızı fark etmesinden, etkinlik yapma fikrini veren yardımlarından dolayı Meftun arkadaşıma ve etkinliğe katılan ismini tek tek sayamadığım bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.. 1K ‘yı seviyorum sizleri ayrı seviyorum değerlisiniz..

Sen sen evet sen bu incelemeyi uzun olmasına rağmen okuyan ;)) gözlerin dert görmesin...
128 syf.
·Beğendi·9/10
Gündüzün ardından gece gelir. Geceler karanlıktır. Bazen aydınlığın kıymetini bilmek için gecenin karanlığını görmek gerekir. Tıpkı mutluluğun kıymetini bilmemiz için hüznü görmemiz gerektiği gibi.

Hüzün kelimesi içinde bir çok duyguyu yaşatır. Bu duygular bir araya gelerek bazen insanı yorar bazen ise dipten onun çıkmasına yardım eder. Hüzün kelimesi içinde bir çok insanı barındırır. Barındırdığı insanların mutluluğu bulması için hüznün kalesine girmesi gerekir. O zaman kalenin soğuk duvarları bir anda yeşillenmeye başlar.

"Mutlu olmak kadar hüzün de hakkıdır insanın. Bu yüzden bütün duyguları tatmalı insanlar. Her şeyin ayrı bir lezzeti var kendi içinde. Duygu ve his dünyası daha da genişler insanoğlunun, tattığı her duygu ve düşünceden sonra.

Acı bir keder olmasa mutluluğun nasıl bir lezzeti olur ki? Gece olması gündüzün kıymeti mi olur ? Tatsız tuzsuz olur sanki. Zıddı bilinmeyen her şeyde bir eksiklik olmaz mı? Nasıl anlatılır ki zıddı olmayan bir şey?

Yaşanan ve yaşanmakta olan bütün hayatlar, çevremizde olan biten olaylara duyarsız kalabilir mi ki? Ufkunu açar insanın yaşanan duygular. hayal dünyasında yepyeni boyutları keşfettirir. daha bir anlamlı olur yaşanan her duygudan sonra hayat."

Yazarın amacı okuyucularına yalnız olmadıklarını haykırmak. Bu haykırış ile kendi duygularını onlara seslenerek iletmek. Bunu kalemine damlattığı sözcükler ile okuyucularına aktarıyor.

Sizlerin yaşadığı duyguların başkalarının da yaşadığını bilinmesini istiyor. Aynı duyguları yaşayan insanlar.. Aynı hisleri hisseden insanlar...

O bu hisleri anlatmak için yazıyor. Okuyucuları için yazıyor. Yaşananlara onun penceresinden bakıp kendimize sorular sormamızı istiyor. Herkesin kendinden bir parça bulacağı bir kitap.

Kitapta melankolik bir aşığın yaşadıklarını deneme, anı ve şiirler yoluyla kaleme aktarmış. yazar. Bu kaleme aktarışı yazar, sevgilisinden ayrılan( ayrılmak zorunda olan) bir kişinin sevgilisine haykırmak isteyerek yazmış. Ayrılma sürecini dört bölümde onunla konuşarak yazmış. Kitap buram buram melankoli kokuyor. Ama dikkatimi çeken bir şey oldu. Bu melankolide umudun tohumları da var. Zaten hayat da bu değil midir?

"Sen zamansız bir şiirde,
Öylesine düştün gönlüme,
Hesapsızca girdin düşlerime,
Sevda olup yağdın tüm benliğime.
Mevsim yine sonbahardı,
Çekip gittin öylece,
Dökülüp serildi umutlarım,
Yarım kaldı yaşayamadığım,
Uzak mevsimdeki hayallerim,
Sevdim, hem de çok sevdim."

Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
128 syf.
Aşkı arıyorsanız bu romanda sevgiyi özlemi sadakati bulacaksınız. Sen benim aşka geç kalmışlığımdın belki de vakit azdı seni sevmek için vakit dardı aşkı yaşamak için...
128 syf.
Tavsiye üzerine göz attığım kitapta kendimden çok şey buldum. Başta çok sevdiğim yazar Miraç Çağrı Aktaş'a benzettim fakat bu gün kitabı bitirdikten sonra anladım ki yazarın kendine özgü bir dil,anlatım tarzı var. Melanolik bir kitap değil aslında. Aşkın nelere göğüs gerip, neleri aşıp fakat küçük bir sevgi eksikliğinde nasıl yıkıldığını ve hâlâ duygu hissedilirken çekilen acıyı kaleme sunan Hasan Karataş kitabını sevdim. En sevdiğim rengin en melankolik şekliyle...
128 syf.
·6946 günde·7/10
Hasan Karataş ile tanışmam Yıllar Sonra isimli ilk kitabıyla olmuştu. Şiir ve deneme türünü birlikte sunduğu bu kitabı beğenmiştim ve blogumda yer vermiştim. Şimdi ise ikinci kitabı olan Mor Melankoli ile buluşturdu beni. Uzun bir emeğin ürünü olduğuna inandığım bu kitabını da büyük bir keyifle okuduğumu söylemeliyim. Üstelik bu kitap çok daha samimi ve içten geldi bana. Bu durumun elbette bir çok nedeni olabilir ancak sosyal medyada zaman zaman şiirlerini okuma fırsatı bulmam yabancılık çekmeden okuma nedenim sanırım.

Mor Melankoli 4 bölümden ve 40 başlıktan oluşuyor. İlk kitabında olduğu gibi şiir ve deneme türü birlikte sunuluyor. Her başlık yeni bir konuyu getiriyor ve bir çoğunda konuyla ilgili bir şiire yer veriliyor. Bu anlamda ilk kitabı olan Yıllar Sonra ile benzerlikler gösteriyor.
Mor Melankoli hüzün, ayrılık, yalnızlık, aşk, sitem, umut gibi derin duyguları fazlasıyla hissettiren bir kitap. İçten, samimi ve akıcı bir dili var. https://kitapgunesim.blogspot.com/...2/mor-melankoli.html
128 syf.
·14 günde·9/10
Unutmayın bir ömür nasıl yaşanırsa öyle biter. Bir hikayeyi süslü kelimeler değildir güzelleştiren. Yaşanmışlıklardır aslında yaşamı güzel yapan, onun için melankolik bile yaşasanız yaşamınızdan tat alarak, öğrenerek ve her başınızdan geçen acı tatlı hadiseyi tecrübe sayarak, güçlü bir şekilde yaşamaya devam etmeniz gerektiğini söylüyor yazar.
Kitabın genelinde yer alan derin duygular ve keskin ifadeler bazen sizi alıp götürüyor derin düşüncelere, onun için duygu yüklü ve etkileyici bir dil kullanmış yazar.
Farklı yazılar okumak, farklı duygularda kaybolmak isteyenler muhakkak okumalı.
Her yazıda herkes kendinden bir parça bulacaktır. Aslında neydi, sonsuz bir gidiş değil miydi? Hoşça kal...
Onun için;
Hoşça kal uzak hatıralarım,
Ziyan etme gülüşünü, bakıp da yad ellere,
Kimse okumaz gülüşündeki manayı,
Kimse anlamaz bakışındaki aşkı...
Hoşça kal sol yanım...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mor Melankoli
Baskı tarihi:
Kasım 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052320778
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karina Yayınevi
Yağmurlar yağdı. Fırtınalar esti. Bulutlar döküldü üzerimize. Sen benim aşka geç kalmışlığımdan belki de. Vakit azdı seni sevmek için. Aşkı senle yaşamak içinse vakit kalmadı. Bize kocaman bir ayrılık kaldı. Kısa bir öyküden hatıralar kaldı bitmeyen.



Mutluluk bir nefes gibiydi. En güzel manzarası idi ömrümün. En kısa anı idi. Yaşadık bitti. Bir ömür anlatsam bitmeyecek hatıralar kaldı geriye. Sen ve ben ayrı şehirlerde. Olmamız gereken yerlerdeyiz artık.

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • * RJ*UMUTSUZQUEEN  ~ 교즈데  ~
  • Heidi
  • Tıbbiyeli Okur
  • Hacı Celik
  • Sanem İlhan
  • Gani Yeter
  • Ahmet Tepegül
  • Levent kurt
  • Melek aydan
  • Melek yaman

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%65.8 (75)
9
%4.4 (5)
8
%6.1 (7)
7
%2.6 (3)
6
%0.9 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%20.2 (23)