Kitap Güneşim profil resmi
antalya
96 okur puanı
07 Mar 2016 tarihinde katıldı.
  • 140 syf.
    ·6 günde·9/10
    Melisa Kesmez'in okuduğum ikinci kitabı Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz bitti ve bu öykü kitabını hemen sizinle paylaşmak istedim. Daha önce yazarın okuduğum ilk kitabı olan Bazen Bahar'ı sizinle burada paylaşmıştım ve en yakın zamanda ilk kitabını da almak istediğimi söylemiştim. Aldım, okudum ve şimdi son kitabı olan Nohut Oda okunmak için beni bekliyor.

    Yazarın ilk kitabı olan Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz, 130 sayfa ve 25 öyküden oluşuyor. Bu öyküler kadınların hikayesini anlatıyor. Kadın karakterlerin gözünden aktarılıyor. Bu kadınların ortak noktası ise şehirli kadınlar olmaları. Kendi ayaklarının üzerinde duran, bir şekilde hayatlarını kurmuş, eğitimli, güçlü kadınların hikayesini okuyoruz. Hepsinin hayatında yanlış giden bir şeyler var ve bu yalnızlığın, acının, hüznün getirdiği karanlık bir havası var hikayelerin. İstanbul ise ayrı bir karakter gibi. Tüm öyküler olmasa da bir çoğu bu şehirde geçiyor.

    Yazarın okuduğum ilk kitabında da söylediğim gibi laf kalabalığı yok öykülerinde. Abartıdan uzak, sade, açık ve akıcı bir anlatımı var. Her şeyin akışında ilerlediği ve güncel bir dilin kullanıldığı, her biri 4-5 sayfalık hikayelerden oluşuyor.
    https://kitapgunesim.blogspot.com/...n-geceyi-burada.html
  • 140 syf.
    ·6 günde·İnceledi·9/10
  • 528 syf.
    ·10/10
    Çok uzun zamandır merak ettiğim bir İskender Pala kitabı olan Bir Hz. İbrahim Romanı/Abum Rabum bugün bitti ve hemen sizlerle paylaşmak istedim. İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı değil ve bu romandan sonra biliyorum ki son kitabı da olmayacak. Daha önce blogumda Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Efsane, Şah&Sultan romanlarını sizlerle paylaşmıştır.

    Abum Rabum ise bugüne kadar okuduğum İskender Pala kitaplarının en iyisiydi ve diğer kitaplarından biraz farklıydı. İlk çıktığı gün okumayı kafama koyup bu güne kadar beklettiğim ve sonunda başladığım bu roman ile ilgili aslında söyleyecek o kadar çok şey var ki.

    Kitapta geçen tarihi mekanlar, tarihi olaylar, eserler, karakterler, detaylar ve yazarın kalemi nasıl bittiğini dahi anlamamanıza neden oluyor. Kitabın konusundan ise çok kısa bahsetmek istiyorum ve hiç vakit kaybetmeden okumanızı diliyorum.

    ABUM RABUM KONUSU
    Japonya'da asistan olarak çalışan Keiko, mezuniyet sonrası yapacağı konuşma öncesinde vücuduna saplanan bir hançer ile ölü bulunur. Ölümünün ardından bilgisayarında bulunan dosyalar, gelen bir mesaj ve tek cinayet zanlısı olan yakın arkadaşının kaçar gibi İstanbul'a gitmesi Japon Polisi'nin rotalarını İstanbul'a çevirmesine neden olur ve bir polis memuru olan Maasaki bu cinayeti çözmek için yola çıkar.

    Zara ise İstanbul Arkeoloji müzesinde bulunan Sümer tabletlerinin peşindeymiş gibi görünen bir ajandır. Sümerlere ait tarihi bir dönemi araştırıyor gibi gözükse de asıl amacı çok daha farklıdır. Araştırmacı adı altında amacına ulaştığını düşündüğü anda müzede bulunan tabletlere verdiği zarar sonucunda suçlanır ve yakalanır. Zara, istihbarat komiseri olan Alperen ile olan sorguları sırasında Sümerolog Selim Hoca ile tanışır ve aralarında tuhaf bir bağ kurulur. Bu aralarındaki bağ Selim'ide bu olayların içine çeker ve Selim Hoca, Alperen, Maasaki ve Vuslat Hz. İbrahim'in yolunda yolculuklarına başlar, diğer tarafta ise Kitron, Kevin, Chris vardır. Aynı amaç için yola çıkarlar ve hepsinin tek amacı şifreleri çözüp hazineye ulaşmaktır.

    BENİM YORUMUM
    Hikaye Japonya'da işlenen bir cinayet ile başlasa da Mezopotamya da devam ediyor ve Hz. İbrahim'in hikayesini okuyoruz. Üç büyük din olan Hristiyanlık, Yahudilik, Müslümanlık ile ilgili ise sayısız bilgi içeriyor içerisinde. Hz. İbrahim ve bu üç büyük din kitabın odak noktası ve din ile iç içe geçmiş bir polisiye kitabı okuyoruz. Kitaba ismini veren Abum Rabum ise ''Peygamberlerin Babası'' olarak çevriliyor ki buda Hz. İbrahim etrafında dönen bir hikaye olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

    Zelot, CIA, Mossad, MİT gibi bir çok istihbarat örgütü ve 3 ülkeyi içine alıyor hikaye. Hz. İbrahim'in kutsal hazinesinin peşinde Japonya'da başlıyor İstanbul'a, Urfa'ya ve Nemrut'un izinden Adıyaman'a kadar devam ediyor. Bu kutsal hazinenin hikayesi ise Kral Antiochos'un mezarını ve hazinesini içine alabilecek büyük ve ulaşılmaz bir Anıt Mezar yaptırmak istemesine dayanıyor.

    ''Şu eşikten temiz kalplilikle geçiniz, şu taşı dosdoğru atlayınız, bu köşeden sola dönerken sabırlı davranınız, sağa dönerken dilinizi kötülüklerden korumanız, sonraki üç basamakta hoşgörüyü düşünmeniz gerekiyor. Ardından merhamet hissiyle ilerlemek, şu kayaya asla sarhoşken gelmemek, şuraya da pak ve berrak bir zihinle dokunmak ve şu keskin kulpa haddi aşmadan yapışmak gerekiyor majesteleri. Ve sonra... işte sizin zenginlikler ve hazineler dünyanız!''

    Bu hikayeyi okurken üzerinde yaşadığımız toprakların yani Orta Asya topraklarının ne kadar güçlü ve zengin topraklar olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Bu toprakların Tarihinin, Sanatının ve Kültürünün neden böylesine yağmalandığını, savaşların, ölümlerin, yıkımların bitmek bilmeyen acıların altında yatan nedenleri tekrar tekrar görüyorsunuz. Bu bilgileri kulaktan dolma bilgilermiş gibi değilde gerçekliğinden emin olarak okuyorsunuz.

    İskender Pala'nın mükemmel kurgusu ve harika anlatımından ise bahsetmeye gerek yoktur diye düşünüyorum. Ancak kolay kitaplardan olmadığını söylemem gerekir sanırım. O küçük ayrıntıları kaçırmak istemiyorsanız kafanızı verip okumanızı tavsiye ediyorum. Okuyucusuna çok şey katacak bir hikaye okuyacağınızı garanti edebilirim.

    Hikayenin içine serpiştirilmiş olan resimler ise kitabı çok daha gerçekçi ve zevkli hale getiriyor. Bu resimlerin tamamını en küçük ayrıntısına kadar uzun uzun inceledim ve benim için hikayeyi çok daha anlaşılır kıldığını söylemeliyim.
    https://kitapgunesim.blogspot.com/...romanabum-rabum.html
  • 528 syf.
    ·İnceledi·10/10
  • 597 syf.
    ·27 günde·8/10
    Kaçış, Scott Sıgler üçlemesinin ikinci kitabı ve benin Uyanış isimli ilk kitabından sonra uzun bir ara verdiğim kitaplardan. Üçlemenin ilk kitabı olan Uyanış'ı 2018'in Temmuz ayında okumuş ve blogumda yer vermiştim. Aylar sonra serinin ikinci kitabını okumaya başardım ve sizlerle paylaşmak istedim. Uyanış kesinlikle kötü bir kitap değildi ancak mutlaka okuyun diyebileceğim bir hikayeye de sahip değil. Ancak serinin ilk iki kitabını birlikte aldığım için serinin ikinci kitabını da okudum ve sizlerle paylaşmak istedim.

    Go Kitap tarafından çıkartılan kitapların tasarımını seviyorum bu aralar. Bu seride Go Kitap tarafından çıkartılan bir seri ve ilk okumaya karar verdiğimde kapak tasarımının ve mıknatıslı kapaklarının etkisinin çok olduğunu söylemeliyim. Ancak iki kitabı birlikte almama rağmen ikinci kitap olan Kaçış mıknatıslı kapaklara sahip değildi. Bu durum benim için çok önemli olmasa da nedenini merak ediyorum açıkçası.
    Em ve lideri olduğu yaklaşık 150 kişilik gurupla birlikte geldikleri gezegende sırlarla dolu bir yaşama başlarlar. Bedenlerini isteyen yetişkinler çok geride kalmıştır ve yeni dünyalarında yavaş yavaş keşiflere başlarlar.

    Yaşamayı düşündükleri kentin gizemleri ve onları bekleyen tehlikelerle mücadele etmek için çok zamanları yoktur. Çok geçmeden yeni dünyalarının sadece onlara ait olmadığını ve yetişkinlerin düşündükleri gibi çok da uzakta olmadığı gerçeği ile yüzleşirler. Açlık ve bundan doğan korku kendi aralarındaki çatışmaları hatta ihanetleri beraberinde getirir. Alınlarındaki sembollerin anlamlarının çözümüyle birlikte ise Em ve liderliği konusunda kötü günlerin başlangıcı olacaktır.
    https://kitapgunesim.blogspot.com/2019/03/kacs.html
  • 597 syf.
    ·27 günde·İnceledi·8/10
  • 128 syf.
    ·6946 günde·7/10
    Hasan Karataş ile tanışmam Yıllar Sonra isimli ilk kitabıyla olmuştu. Şiir ve deneme türünü birlikte sunduğu bu kitabı beğenmiştim ve blogumda yer vermiştim. Şimdi ise ikinci kitabı olan Mor Melankoli ile buluşturdu beni. Uzun bir emeğin ürünü olduğuna inandığım bu kitabını da büyük bir keyifle okuduğumu söylemeliyim. Üstelik bu kitap çok daha samimi ve içten geldi bana. Bu durumun elbette bir çok nedeni olabilir ancak sosyal medyada zaman zaman şiirlerini okuma fırsatı bulmam yabancılık çekmeden okuma nedenim sanırım.

    Mor Melankoli 4 bölümden ve 40 başlıktan oluşuyor. İlk kitabında olduğu gibi şiir ve deneme türü birlikte sunuluyor. Her başlık yeni bir konuyu getiriyor ve bir çoğunda konuyla ilgili bir şiire yer veriliyor. Bu anlamda ilk kitabı olan Yıllar Sonra ile benzerlikler gösteriyor.
    Mor Melankoli hüzün, ayrılık, yalnızlık, aşk, sitem, umut gibi derin duyguları fazlasıyla hissettiren bir kitap. İçten, samimi ve akıcı bir dili var. https://kitapgunesim.blogspot.com/...2/mor-melankoli.html
  • 128 syf.
    ·6946 günde·İnceledi·7/10
  • 218 syf.
    ·30 günde·9/10
    İthaki Yayınlarının Bilimkurgu Klasikleri ve Karanlık Kitaplar serisinden haberdarsınızdır diye düşünüyorum. Benim bu aralar okuduğum ve okumak istediğim bir çok hikayeyi içinde barındırıyor İthaki Yayınlarından çıkan bu iki seri. Bilimkurgu Klasiklerini bir çoğumuz biliyoruz artık. Karanlık Kitaplar serisi ise korku ve gotik türünde yazılmış hikayeleri içinde barındırıyor. Bu iki serinin içinde de çok iyi kitaplar, çok iyi hikayeler var. Özellikle Bilimkurgu Klasiklerini okuduğumda günümüz bilimkurgu kitaplarıyla karşılaştırmadan yapamıyorum ve itiraf etmeliyim ki bu kitapların büyük bir kısmını baya hafife almama neden oluyor. Özellikle geçmişten geleceğe bakma fikrine kendimi kaptırmış durumdayım ve bu iki seriyi baya yakından takip ediyorum.

    İthaki Yayınlarından okuduğum son kitap ise 1897 yılında yazılmış olan Görünmez Adam ve bu hikayenin önemi görünmez olma fikrinin ortaya atıldığı ilk bilimkurgu hikayesi olması. İlk Görünmez Adam hikayelerinden biri olmasının yanı sıra aynı zamanda bilimsel açıklamalarla bu durumu daha da gerçekçi kılmayı başarması yazarın.

    Kitap, yazarın Garip Adam olarak nitelendirdiği Griffin'in bir pansiyona yerleşmesiyle başlıyor. Griffin ayrıca kitaba ismini de veren görünmez adam ve görünmez olma durumunu başarmış olan bir bilim adamı. Bir bilim adamı yıllarca görünmez olabilmenin yollarını arıyor. Tüm zamanını hatta tüm parasını bu uğurda harcıyor ve sonunda başarıyor.

    Ancak tüm enerjisini görünmez olma uğruna harcamış olan Griffin hayalini kurduğu bu şeyle gelen sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Sonuçta bir insan ve insani ihtiyaçları aynı şekilde devam ediyor. Öncelikle bu çalışmaları gizli tutması ve varlığından kimsenin haberdar olmaması gerektiğinin bilincinde hareket etmesi gerekiyor. Bu ise sandığı kadar kolay olmuyor. Öncelikle kıyafetlerinden kurtuluyor. Ancak soğuk günlerde tamamen çıplak gezmek çok da kolay olmuyor. Hayatta kalabilmek için yemek yemesi gerekiyor. Bir şeyler yediğinde ise midesi yediklerini sindirinceye kadar midesinin içindeki bu besinler görünüyor. Çamurlu yollarda yürüyemiyor, çünkü ayak izleri hemen belli oluyor. Buda insanların tuhaf bir şeyler olduğunun farkına varmasına neden oluyor. Ve barınması hatta uyuması gerekiyor. Ancak bunların hepsini insanların onu fark etmeden yapması hiç kolay olmuyor. https://kitapgunesim.blogspot.com/...i-gorunmez-adam.html
  • 218 syf.
    ·30 günde·İnceledi·9/10
antalya
96 okur puanı
07 Mar 2016 tarihinde katıldı.
2019
6/60
10%
6 kitap
1.705 sayfa
6 inceleme
4 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 4312. sırada.

Şu anda okudukları 4 kitap

  • Kumral Ada Mavi Tuna
  • Dedem Kurt Seyit Ve Ben
  • Aşk
  • Pi

Okuduğu kitaplar 147 kitap

  • Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz
  • Abum Rabum
  • Kaçış
  • Mor Melankoli
  • Görünmez Adam
  • Çığlık
  • Mars Yıllıkları
  • Uykulu Kuytu Söylencesi
  • Sihirli Uyumsuzlar
  • Balino

Kütüphanesindekiler 120 kitap

  • Benim Hüzünlü Orospularım
  • Solgun Karanfil
  • Leyla ile Mecnun
  • Artemis
  • Yıllar Sonra
  • Kırlangıç Çığlığı
  • Vadinin Hükümdarı
  • Tokyo Gul 4. Cilt
  • Tokyo Gul 3. Cilt
  • Amerikan Tanrıları

Beğendiği kitaplar 65 kitap

  • Benim Hüzünlü Orospularım
  • Solgun Karanfil
  • Kırlangıç Çığlığı
  • Amerikan Tanrıları
  • Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
  • Başlangıç
  • Aeden
  • Sarnıç
  • Otomatik Portakal
  • Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında