Hidayet Şefkatli Tuksal

Hidayet Şefkatli Tuksal

Yazar
7.5/10
6 Kişi
·
19
Okunma
·
6
Beğeni
·
643
Gösterim
Adı:
Hidayet Şefkatli Tuksal
Unvan:
İlahiyatçı, Yazar
Doğum:
Ankara, 1963
İlk ve orta öğrenimini, çeşitli okullarda tamamladıktan sonra, 1980-1985 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yüksek öğrenim gördü. 1998 yılında Hadis Anabilim Dalında "Kadın Aleyhtarı Rivayetler Üzerinde Ataerkil Geleneğin Tesirleri" konulu teziyle doktorasını verdi. 1994 yılından beri Başkent Kadın Platformu'nun aktif üyesidir. Halen İslam ve kadın sorunları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Star gazetesinde yaklaşık iki yıl yazarlık yaptıktan sonra 11 Şubat 2011 tarihinden gazeteden ayrıldı. 7 Haziran 2012 yılında Taraf gazetesinde yazmaya başlamış ve 2 Mayıs 2013 tarihinde gazeteden istifa etmiştir.
Ahlaki sorumluluk bazında:
iyilik ve doğruluk,
iyilerle dost olmak,
iyilikte yardımlaşma ve kötülüğe karşı koymak,
başkalarına maddi yardımda bulunmak, namuslu olmak,
arabuluculuk yapmak,
emanetine riayet etmek,
adil olmak,
kardeşlik,
hoşgörü ve bağışlama,
olumsuzluklara karşı dayanıklı olma ve direnme,
alçakgönüllülük,
sözünde durmak ve yeminini yerine getirmek,
köleyi özgürleştirmek,
Görgülü omak,
dünya ve ahiret dengesini korumak,
insanlara iyi davranmak ve güzel söz söylemek,
gibi teşvik edilen tavırların yanı sıra;
iftira,
yapılan iyiliği başa kakmak,
gıybet,
kendini beğenmişlik,
bozgunculuk,
kıskançlık ve çekememezlik,
savurganlık,
yalan söylemek,
insanları küçük düşürmek,
gösteriş yapmak,
önyargılı olmak/sui zan,
sarhoşluk ve kumar,
dünyaya aşırı düşkünlük,
büyücülük ve büyü,
rüşvet almak ve vermek,
gibi şiddetle sakındırılan olumsuz tavırlar konu edilmektedir.

Ayet sormak isteyen yazsın kitapta mevcut her virgül bir ayette geçiyor. hepsini numaralandırıp yazmak zor geldi ama kitapta Kaynakça var sorabilirsiniz.
Ataerkil sistemlerde, erkekler en önemli iktidarları ele geçirerek, aile ve site üzerinde hüküm sürmekle yetinmez. Bu dengesizliği meşru kılacak bir inanç ve değer sistemi yaratır.
Son yirmi yıldır, "başörtüsü sorunu" olarak adlandırılan bir dayatma, kadınları eğitim ve meslek hayatından yoksun bırakarak, modernleşme ve ilerlemeyi "açık baş ve boyuna"indirgemiş durumda.
Her halükarda insan gözünün görme kabiliyetinin erişemediği Rabbin giyabı huzurunda ona yönelme ve ondan yüz çevirme uçları arasında bir varoluş mücadelesinin adıdır,dünya hayatı.
Ekolleşen yorum geleneklerinin, kadın aleyhtarı söylemi çeşitli yorumlarla Kur'an'a ve bir takım rivayetler vasıtasıyla Hz.Peygamber'e (s.) isnad eden(dayandıran)anlayışları,kadın konusunu bir problematik haline getirmiştir.
Taklidî Müslümanlık çözümüyle, zihin tembelliğine ve sorumluluğu başkalarına bırakmaya alıştırılmış ve hakikati arama duyarlılığı köreltilmiş bir ümmetin karşısına, düşünce konforlarını bozacak, onları biraz huzursuz edecek herhangi bir şey ile çıkmak; bu şey sorumlu olduğumuz hakikatin ta kendisi bile olsa, reddedilme, dışlanma ve müstahak olunmayan ithamlara maruz kalma neticesini doğurabilir.
İslam'ın kadınlara kazandırdığı saygınlığın, hayata katılma ve onu biçimlendirme cesaretinin, hiçbir yaratılmışa kul olmama bilincinin tarihte yaşamış örneği dururken, nasıl olup da kadın toplumdan soyutlanmış,çocuktan biraz akıllı, köleden biraz özgür bir konumda, erkeğinin dünya ve ahiret başarısını kolaylaştırmak üzere geri hizmetlere çekilmiştir?!
Taklidî Müslümanlıkla, zihin tembelliğine, sorumluluğu başkalarına bırakmaya alıştırılmış bir toplumun karşısına, düşünce konforlarını bozacak bir şeyle çıkmak, bu şey hakikatin ta kendisi bile olsa reddedilme ve dışlanmayla sonuçlanabilir..
Eğitim ve iş alanlarında -DAHA SONRA HAKİ RENKLİ OLİGARŞİK GÜÇ ODAKLARI TARAFINDAN HEDEF ALINAN-muhafazakar bir kadın potansiyeli var olmaya başlamıştır..
Ayşenur
Ayşenur Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri'ni inceledi.
312 syf.
·9 günde
Ataerkil düşüncenin islam'da kadını nasıl etkilediğini,bu durumun uydurma hadislere nasıl yansıdığını. Birçok insanın doğru kabul ettiği hadis diye düşünülen sözlerin Kur'an'ı Kerim'le nasıl çeliştiğini akademik bir dille anlatmış yazar. Keşke insanlar kendi düşüncelerine dini alet edip bu tür yanılgılar oluşturmasalar. Tavsiye edebileceğim faydalı bir kitap.
Harun mert
Harun mert Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri'ni inceledi.
312 syf.
·24 günde·7/10
Kitap bir doktora tezidir. Bu yüzden biraz akademik bir dille yazılmış olmasının ağırlığı hissediliyor.
Kitap Genel olarak, hadisler yoluyla Peygamber efendimizin meşrulaştırıcı etkisini kullanarak ataerkil zihniyetin doğrultusunda kadına yöneltilen hakaret ve küçük görücü söylemleri derinlemesine irdelemekte.
Bu tür kadını aşağılayıcı hadis ve söylemlerin, dönemin şartları ve erkek hegomon zihniyetin sonucu olarak kasıtlı ya da hadislerin bu zihniyet doğrultusunda yanlış yorumlanmış olması açısından, İslamın kadını koruyucu ve peygamber efendimizin kadına verdiği değerin aksine söylemler olduğunu, Peygamber efendimize isnat edilen bu söylemlerin ne derece yanlış olduğu gözler önüne koymaktadır.
İslam'la birlikte gelen kadının topluma kazandırma ve ikincil sınıf insan durumundan çıkarılıp bu ayrıcalıkların ortadan kaldırılmasına yönelik çaba ve uğraşlar, Peygamber Efendimizin vefatıyla tekrar geriye doğru yürümesi son derece elem verici.
Nevâ
Nevâ Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri'ni inceledi.
312 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Yazarımız farklı bakış açısı ve orjinal yaklaşımlarıyla Ilahiyat çevresinde çokca tepkiler alan bir isim.

Kitapta da "İslam geleneğinde kadın"yorumunda duymaya alışkın olmadığımız eleştiriler ve bakış açıları mevcut.
İslam'ın günümüze dek yayılma sürecinde,gelişen ve değişen toplumlara göre elbette dine de yeni yorumlar getirilmiştir.Bu yorumlar Kur'an ve Hz peygamberin hadisleri temel alınarak yapılır.ıki ana kaynağı yorumlayan büyük din alimlerinin İslam adına hizmetleri büyüktür.İlahiyat çevresinde bu alimlerin eleştirilmesi ve eserlerinde çeliski olabileceği hususu söz konusu değildir.
Oysa yazar kitabında, bu alimlerin fikir yürütürken,yaşadığı toplumun kültürel etkilerini taşımasının ve yanılma payının mümkün olduğuna dikkat çekmiştir. Bu sebeple de araştırmalarını sosyoloji, antropoloji gibi bir çok alanla birlikte yürütmüştür.
Yazar hanım İslam geleneğinde otorite ve söz sahibi bazı alimlerin "islamda kadın" konusunda ataerkil geleneğin etkileriyle oluşmuş ve kadını ikinci sınıf insan konumunda gören yorum ve rivayetlerine yer vermiştir.

Kitap yazarın doktora tezidir ve ilahiyat alanıyla ilgili bir kitaptır. Bu sebeple akademik dili,alanı olmayan bir okuru fazlasıyla yorar. Ayrıca yazarın noktadan tasarruf edip kurduğu yarım sayfalık cümleler göz seğirmesi, sinir sıkışması gibi yan etkiler doğurmaktadır.

Kısaca alanınız değilse ve çılgınca bir istek duymuyorsanız bulaşmayın derim..
Keyifli okumalar
Emin
Emin Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümleri'ni inceledi.
312 syf.
·21 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap bir doktora tezi ve ilk kez 2012 yılında kitap haline getirilmiş. Rivayet edilen hadislerin, vahiy döneminden sonraki süreçte ataerkil bakış açısı ve gelenekselliği ile nasıl yorumlandığını. Peygamber Efendimizin müjdeleyici, kolaylaştırıcı, hoşgörülü tavırlarına nasıl da aykırı bir şekle dönüştürüldüğü, İslam geleneği ile özdeşleştirilen bir çok ataerkil geleneğin aslında cahiliye arap yada israiloğullarından süregelen gelenekler olduğu, vahiy döneminde kadınların sosyal hayattaki konumlarını, olaylar ile okuyucuya aktarıyor.

Bir çok ayetinde alıntılandığı kitap daha çok hadis kitaplarındaki ataerkil yorumları, vahiy döneminden sonraki tefsir yazarlarının ataerkil geleneğe bağlı kalarak yaptığı yorumlara eleştiri getirirken. Kur'an ayetleri ile de aslında kadının ataerkil düşüncedeki gibi değersiz, eksik olmadığının ispatını yapmaya çalışıyor.

Akademik bir yazı niteliğinde olduğu için edebi bir akıcılık arayışı ile okunmamalı ancak yazarın yaptığı çalışmanın kapsamı detaylılığı gayet tatmin edici seviyede...

Yazarın biyografisi

Adı:
Hidayet Şefkatli Tuksal
Unvan:
İlahiyatçı, Yazar
Doğum:
Ankara, 1963
İlk ve orta öğrenimini, çeşitli okullarda tamamladıktan sonra, 1980-1985 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde yüksek öğrenim gördü. 1998 yılında Hadis Anabilim Dalında "Kadın Aleyhtarı Rivayetler Üzerinde Ataerkil Geleneğin Tesirleri" konulu teziyle doktorasını verdi. 1994 yılından beri Başkent Kadın Platformu'nun aktif üyesidir. Halen İslam ve kadın sorunları üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Star gazetesinde yaklaşık iki yıl yazarlık yaptıktan sonra 11 Şubat 2011 tarihinden gazeteden ayrıldı. 7 Haziran 2012 yılında Taraf gazetesinde yazmaya başlamış ve 2 Mayıs 2013 tarihinde gazeteden istifa etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 30 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.