İbrahim Tikan

Gudea'dan Sokrates'e Özgürlük Tarihi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
10
Okunma
2
Beğeni
629
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

2 okur beğendi.
10 okur okudu.
1 okur okuyor.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
:D
Persler, Medlerin güneydoğusunda ve İran'ın içlerinde yaşayan aşiretlere denilmekteydi. Medlerle hemen hemen benzer bir dil ve kültüre sahiptiler. Çoğunlukla konar-göçer gruplar şeklinde yaşarlardı. Genellikle gezici gruplar biçiminde dans ve gösteriler yaparak geçimlerini sağlarlardı. O nedenle Medler de onlara "dilenci" anlamına gelen "parsek" adını verirler. Pars ya da Pers tanımlanması Medlerin adlandırmasından gelir. "Pers" kelimesi halen de Kürtçede "dilenci" anlamında kullanılmaktadır.
Sayfa 297·Kitabı okudu
tüm sömürgeci ve emperyalist güçler tahakkümlerine aldıkları halkları köksüzleştirmek ve kendi içinde eritmek için onların tarihine, toplumsal değerlerine, kültür miraslarına saldırırlar. Geçmişlerini bütünüyle yabancılaştırarak anlaşılmaz hale getirirler. Devlet politikasına hizmet eden kalemşorler soykırımın başarısı için sayısız kitap ve makale yazmaktan geri durmazlar. Özellikle "Kürt varlığın inkâr eden ideolojik Türkçe yayınlar listelendiğinde ortaya çıkan kalemle bir ulus üzerindeki kansız katliam, çok daha reel görülecektir." Türkler tarafından kurulan bu engizisyonun görevi Kürt, Kürtçe ve Kürdistan adlarının geçtiği tüm belge, bulgu ve eserleri yargılamak, acımasız bir biçimde infaz etmektir. Tarihe karşı başlatılan bu savaşı, savaşların en çetini olarak gören faşist Türkler, tarihte Kürtler adına ne varsa ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Hile yalan, çarpıtma ve düzenbazlıklarla tarih alt-üst edilir. Aynı konuya dikkat çeken Türk araştırmacı Ali Narçın, "özellikle Anadolu'da yerli araştırmacılar arkeolojik kazılar sırasında Kürtlerle ilgili buldukları belgeleri, üzerinde aylarca düşünüp, doğrulardan saptırarak hiç tanınmamış bir ada entegre etmektedirler." şeklinde ifade etmektedir. Dolayısıyla bölgede bulunan tarihi bulgular yanlış kodlanarak Kürtsüzleştirilmektedir. Bunu başaramadıkların da ise, ortaya çıkan bulgular ya kayıp edilmekte ya da müzelerde çürümeye terk edilmektedir. Neticede günümüze taşınan ve yaşayan kültürel değerler Kürt imzası taşıdığı için bire bir yağmalanarak kırımdan geçiriliyor. Özellikle barajlar kültürel soykırımın en sonuç alıcı aracı olarak devreye konulur. En son Hasankeyf örneğinde görüldüğü gibi tarihi yerler ve höyükler bir daha dirilmemecesine karanlık sulara gömülmektedir. Diğer taraftan her şey hakkında ciltler dolusu
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam
Reklam