Ilgın Tufan

Ilgın Tufan

Çevirmen
8.0/10
122 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
66
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
104 syf.
·8/10
Jack London'un okuduğum ilk kitabı, sevip sevmeyeceğim bilmeden başladım ve beni pişman etmedi. Konusunun; altın arayıcıları, o zamanın elverişsiz koşulları ve uysal bir hayvanken yaşadığı zorluklardan dolayı , içindeki dürtülerin ve duyduğu seslerin peşinden giderek evrimleşip, vahşetle tanışıp kucaklaşan bir köpeğin etrafında olan olaylar. Akıcı ve güzel bir kitaptı.
72 syf.
·Puan vermedi
Tolstoy - Efendi İle Uşağı
Yine Karbon Kitaplar’dan cep boy bir kitapla karşınızdayım.
————
Tolstoy’un uzun hikaye şeklinde yazmış olduğu Efendi ile Uşağı kitabı; Tüccar Vasili Andreyiç ve uşağı Nikita’nın yolculuğunu anlatıyor. Yazar yolculuk içerisinde çeşitli psikolojik zaafları ele alıyor. Tüccar Andreyiç’in mal tutkusu, bencilliği oldukça ön planda. Karlı soğuk bir gecede, yollarını sürekli kaybetmelerine rağmen tekrar tekrar yola çıkmasına sebep olacak bir mal tutkusuna sahip Vasili Andreyiç. Bu tutku sonunu getirecek diyorsunuz okurken. Sonunu tahmin ettiğinizi sanıyorsunuz fakat yanılabilirsiniz, hemen karar vermeyin. Okuduğum beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı. Sizi yormuş okurken zorlamış kitaplardan sonra okuyabilirsiniz, sade dili çok yormuyor sizi dinlendirecektir. Keyifli okumalar dilerim. ️
69 syf.
·Beğendi·10/10
ah ne güzel bir eser okudum ben nasıl terapi gibi geldi. Tüm yoğunluğu hayatın akışını dünyayı unutup sadece yarım saatte aldığım bu huzur çok iyi geldi sakinleştirdi. Tolstoy inanılmaz bir yazar sanırım kelimelerle anlatmak tam karşılığı sağlamıyor ama başyapıt romanlarının yanı sıra hayata dair kaleme aldığı uzun ve kısa öykülerden oluşan eserlerinede mutlaka bir şans verilmeli... Efendi ile Uşak insanoğlunun zenginlik, asillik ve mevki gibi farklılıklarına rağmen, ölüm söz konusu olduğunda herkesin eşit olduğunu anlattığı kısacık ama derslerle dolu bir kitap...
104 syf.
·3 günde·8/10
Jack London bu köpek hikayelerini okuyucuya iyi lanse ediyor.(bkz.Beyaz Diş)

Sizi 'Buck' ve macerasıyla başbaşa bırakıyorum.
Güzel kitap.Okunabilir.





"Alaska’da altın bulundu"haberi Alaska’ya yüz binlerce insanın akın etmesine yol açmış,kızak köpeklerinin önemi çok artmıştır.Dondurucu soğukların hakim olduğu bu kar ve buz diyarında yol alabilmek ancak kızak köpekleri ile mümkün olabilmektedir.Bir ev köpeği olarak yetiştirilen Buck,bir kızak köpeğinin tüm özelliklerine sahiptir.Buck,evinden çalınarak önce eğitilmiş daha sonra Kanada hükümetinin posta köpekleri arasına katılmıştır.Fakat bir yolculuk sonrasında altın arayıcılarına satılır.Buck için  vahşi bir hayatın en vahşi günleri başlar.Kızak köpeği,soğuklar,karlar ve buzlar diyarında insanlar ve rakipleri arasında bir savaşın ortasına düşmüştür.Bu hayata alışmaya başlayan Buck'u ecdadını  genlerinden gelen bir ses doğaya  ve vahşi hayata da çağırmaya başlamıştır.Buck’un hayatta kalma ve yeni bir hayat kurma serüveni başlamıştır.
72 syf.
Lev Nikolayeviç Tolstoy, bu eserinde aç gözlü insanların yaşamlarının nasıl olduğunu, saat ve vakit ne olursa olsun, hava şartları her nasılsa, hiç farketmez, yapılması gereken iş mutlaka yapılacaktır. Ve sonuçta bu aç gözlülük, yaşamları sona erdirecektir.
İyi okumalar...
69 syf.
·2 günde
Maddiyattan başka hiçbir değere önem vermeyen, ömrünü kendi maddi kazancıyla diğer 2.sınıf tüccarların maddi kazançlarını karşılaştırmakla geçiren hırslı tüccar Vasili Andreyiç Brehunov ve uşağı Nikita'nın karlı, fırtınalı bir kış günü yaptıkları zorlu yolculuğu anlatıyor. Çıktıkları bu yolculukta yolunu kaybeden efendi ile uşağın yaşadıkları, efendinin kendini uşağından daha çok yaşamaya layık görürken , yine gelişen başka olaylar sonucu kendini uşağı için feda etmesi, en sonunda aslolanın maddiyattan öte olduğu gerçeğini geç de olsa kavraması, Tolstoy'un böyle bir karakter için beklenmedik bir ters köşesi olmuş bize:) Okurken kendinizi hikayenin içinde bulacağınız bir eser, tavsiye ederim :)
69 syf.
·2 günde·10/10
Tolstoy yine bildiğimiz gibi. Okunacak güzel eserlerden. Kurgu basit, çerez olarak bile okunabilecek bir kitap. Özel bir beklentiye girmemek gerekir. Keyifli okumalar.
61 syf.
·8/10
Tolstoy'un en önemli yazarlık dehası bana göre, hikâyedeki karakterlerin en ufak hareketlerinde bile sebep-sonuç ikilisini çok iyi aktarması. Bu da kitaba bağlanmanızı ve yazara hayranlık duymanızı sağlıyor. Mesela;
Kar fırtınasından dolayı sığındıkları köy evinde odaya giren uşak Nikita'ya votka ve çay ikram edilir, Nikita burnuna gelen keskin alkol kokusuna dayanamayıp votkayi içmek ister ama alkolü neden bıraktığını hatırlayıp teşekkür eder, çay ister, ceketini çıkarıp ocağın yanına oturur ısınmak için, bu sırada odada diğer diyaloglar devam eder, yazar tekrar Nikita'ya döndüğünde hala kendisine verilmeyen çayı beklediği için sıkıntıdadır ama dışarıdan görülen "kar fırtınasında tekrar çıkmak istemediği için" sıkıntılı olduğudur. Yazar bu geçişleri iyi yapıyor. Nikita geceyi orda geçirmek istiyor tabi ki ama efendisi direttiği için çıkıyorlar. Bu arada Nikita 5 bardak çayı içerken ısırdığı kesme şekerle aldığı enerjiyi ve ısıyı fırtınaya yakalandıkları zaman çok iyi koruyarak belki de efendisi tekrar gelene kadar hayatta kalıyor.
69 syf.
·8/10
Bir insanın doyumsuzluğunun getirdiği sonuçlar ve ölümü hissettiğinde farkına vardığı gerçekler üzerine güzel bir öykü.
Efendinin ve uşağının gelen ölüme karşı düşündükleri, eskiden yapmış olduklarını düşünmeleri ve vardıkları yargılar! Bütünüyle okumayı hak eden bir öykü.
72 syf.
·1 günde·7/10
Karlı bir kış gününde okunabilecek güzel bir öykü. Bu dünyada paradan, maldan, mülkten değerli şeylerin olduğunu bunun farkına varmamızı istiyor Tolstoy bu öyküsünde. Ama öykünün sonu kitabın konusuna ve verdiği mesajına göre biraz zayıf kalmıştı. Yine de Tolstoy'un mutlaka okunacak kitapları arasında yerini almalı.