Işıl Özbek

Işıl Özbek

Çevirmen
7.1/10
38 Kişi
·
94
Okunma
·
0
Beğeni
·
61
Gösterim
Adı:
Işıl Özbek
Tam adı:
Işıl Özbek Arslan
Unvan:
Türk Çevirmen, Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
240 syf.
bildiğimiz gibi nietzsche'nin çöküşü ile ölümü arasında geçen o 11 yıllık dönem tam bir soru işareti. her anı detaylı bir şekilde ele alınmışken o koca 11 yıl hiç olmamış gibi yok. ve 11 yılın sonunda nietzsche'nin artık son nefesini vermeye yaklaşılan dönemde yaşanan olaylar ele alınarak nietzsche'nin tüm yaşamına bir eskiz gibi yansıtılmış ve romanlaştırılmış bir olay örgüsüyle nietzsche karşımıza çıkarılmış bu kitapta.

yazar Lance Olsen, nietzsche'den oldukça etkilenmiş, onun tanımlanamayan duruşuna aşık olmuş diyebilirim. gerçekten de bu konuda çok ama çok haklı. nietzsche herhangi bir kalıba koyulabilecek bir isim değil. neye atfederseniz edin tam olarak karşılamayacak bir dünyası var nietzsche'nin. kitapta işlenen her konu nietzsche'nin bir yönüne atıfta bulunuyor. tüm geri okumalarda nietzsche'nin hayatını okumuş oluyorsunuz. dikkat ettim de yazar gerçekten zorlanıyor nietzsche'yi tanımlamakta. bu yüzden tarihsel bir roman, yeniden kurgulanmış bir hayat hikayesi olarak tanımlayabileceğimiz bu kitapta sanrıları oluştururken tamamen nietzsche'nin fikirleri ve söylemlerine, dil çözümlemelerine bakarak oluşturduğunu görüyoruz. belki sanrı bambaşkaydı ancak nietzsche'nin düşüncelerinin romanlaştırılarak yazılmış bir özeti gibi kabul edebilirsiniz. nietzsche'nin hayatından çok olaylarda onun fikirleri var diyebilirim bu kitap için.

haydi! nietzsche'ye son nefesinde eşlik edin.
roman başlasın.
282 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
John banville

Siyah gözlü sarışın

İlk defa bu kadar melankolik,efkarlı hüzünlü bir polisiye okudum. Şiirsel tonlarda ve Stephan King ustanın dediği gibi çok sıkı bir roman.
Polisiye türünü sevenlere tavsiye ederim.

Los Angeles, 1950’lerin başları... Özel Dedektif Philip Marlowe birbirinden farksız geçen sıcak yaz günlerinden ve işlerin kesatlığından sıkılmış halde dalgın dalgın ofis penceresinden dışarıyı seyretmektedir. Birden kapı açılır ve içeri yeni bir müşteri girer: Genç, güzel ve zengin Clare Cavendish.

Bay City’nin en zengin ailelerinin birinden gelen Clare, ortadan kaybolan eski sevgilisinin, karanlık bağlantılara sahip Nico Peterson’ın bulunmasını ister. Marlowe araştırmaya başlar başlamaz, kendini hem Clare’in yani siyah gözlü sarışının büyüsüne kapılmış hem de şaşırtıcı bir olaylar silsilesinin peşine düşmüş bulur.

Raymond Chandler’ın unutulmaz kahramanı Philip Marlowe, Benjamin Black mahlasıyla polisiye eserlere imza atan Man Booker ödüllü John Banville’in elinde yeniden hayat buluyor. Banville-Black, bu önemli kahramanın hikâyesinde Chandler’ın nükteli dilini ve Marlowe karakterinin köklü özelliklerini korurken edebi duyarlılığıyla polisiyeye yeni bir soluk getiriyor.
207 syf.
Kafka'nın Dönüşüm kitabından hemen sonra okunması gereken bir kitap. Gregor Samsa'nın gözünden okuduğunuz hikayeyi, bir de evdeki diğer kişilerin gözünden dinlemek isteyenler için birebir.
207 syf.
·2 günde·6/10
Kafka'nın Dönüşüm romanı üzerine yazılmış kitap..Gregor Samsa'nın gözünden değil de ailesinin penceresinden yazılmış kitap..Bir de bu açıdan kitaba bakmanızı sağlamış yazar.
240 syf.
Nietzsche 1889'da akıl sağlığını(!) kaybetti. 1900'de ölene dek, 11 yıl boyunca konuşamadan, kendi kendine bakamadan, kızkardeşinin ve annesinin desteğiyle hayatta kalabildi... Bu 11 yıl içinde, Nietzsche'nin zihninden neler geçiyordu? Merak edenler için...
240 syf.
·2/10
Okudugum en kotu kıtaptı belkı de... Yazarın cok ıyı betımle gucu var ancak Kurt Cobaın'den esınlenerek bır hakıye yazmak ıstemıs hıkayeler kopuk. Her bolumu farklı bır karakterın agzından anlatmıs ancak bu karakterın hangısı oldugunu bıle anlayamıyorsun. Bu romanı alırken Kurt Cobaınle ılgılı anılar okurum. Bıyografı tadı alırım sanmıstım. Ama yanılmısım maalesef. Kıtabı begenmedım okunmasını da tavsıye etmıyorum.
240 syf.
·6/10
Bu kitabı Kurt Cobain’in hayatının son yıllarını okumak için almıştım. Kitap birkaç karakterin ağzından anlatılıyor ve maalesef hikayenin yarısından sonra kimin anlattığı zar zor anlaşılıyor. Kitapta bana göre oldukça fazla betimlemeler vardı ve bu betimlemeler bir süre sonra beni zorlamaya başladı ve kitaptan kopardı.
Kitabı Kurt Cobain hakkında diye almama rağmen kitabın %50-55’inin farklı karakterlerin yaşadığı olayları anlattığını söyleyebilirim. Kitapta okuduğuma sevindiğim bir kaç şey var bunlarda oldukça az. Açıkçası kitabı okurken çok zorlandım ve bitmesi için çok çabaladım. Kurt Cobain’i içeren bir kitap olduğu için ve birazda olsa Kurt Cobain hakkında yeni şeyler öğrettiği için 6 puan verdim.
Kurt'dan nerede bahsedecek diye 50'lere kadar geldim ama bir yere kadar.Sonra dayanamadım.Yazar Kurt'dan çok kendinden bahsetmiş.Katlanamadım ve yarım bıraktım artık.Şu birkaç yıl içinde de tekrar okumaya cesaret edebileceğimi sanmıyorum.
207 syf.
Bir evin içinde olayı her fertten dinlediniz mi,farklı bakış açıları tek bir olay.size çok bilgi kazandırırken aynı zamanda düşündüren çelişkide bırakan zengin bir yapıt.
240 syf.
Yazar Lance Olsen, bu kitapla ilgili kendisiyle yapılan bir söyleşide, "Wisconsin Üniversitesi’nde aldığım felsefe dersi esnasında ilk olarak tutulduğum varoluşçu Nietzsche’ydi. O keskin, tarifsiz zekasına, varsayımlar arasında dolaşışına, dünyayı basit bir biçimde algılamayı reddedişine vurulmuştum"... "Yazmam çok uzun sürdü. Neredeyse otuz sene..."
...
"Weimar’daki evin üst katındaki küçücük odada ölmeye yatmış, kız kardeşinin elinde oyuncak olmuş, beynindeki hastalığın kemirip erittiği bir adam arasında salınıyor oluşu. Roman tam da bu hüzünlü, bölücü çizgide nabız kazandı. Baştan beri Nietzsche’yi anlamaya çalıştım. Benim Nietzsche’mi, başka Nietzsche’leri. Onun sarmal aklına içeriden bakmak ne kadar mümkünse o kadarını yaptım. Dışsal hiçbir olayın olmadığı bir öykü kurmak istedim. Aslına bakılırsa bütün kitap Nietzsche’nin ölmeden önceki son birkaç saatinde düşünceler, anılar, sanrılar arasında dolaşmasından ibaret" diye bahsediyor.

Bu şiirsel romanda Nietzsche'nin öğretilerinden bahsediyor, aynı zamanda onun kusurlarını da gösteriyor.
Olsen, ölmekte olan bir adamın zihnine sızmaya çalışmış; son yıllarını yatakta geçirmek zorunda kalan ünlü Alman filozofu, rüya ve uyanıklık arasında sürekli geçmişe gidiş gelişlerle, parçalı bir anlatım ile biraz da bizleri yorarak farklı bir yazım dili geliştirmiş.

Nietzsche doğumu bir çok yazısında ve özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt’te bir yaratım simgesi olarak ele aldığından, kitabın üçüncü bölümünde, bütün ayrıntısıyla Nietzche’nin göğüs kafesinden kalbini söküp çıkarışını, sonra da bir bebek dünyaya getirişi anlatılıyor.

Kitapta, ünlü feminist Lou Salome ve Richard Wagner'le kurduğu ilişkisi ve kızkardeşi Lisbeth ile arasındaki çelişkili ilişkisi sürekli vurucu cümleler ile vurgulanmış.

"Her cümle bir öpücük, her paragrafsa bir kucaklaşma…"
"Paragraflar arasındayken insanlığın geleceği hakkında konuşacak kimseniz olmaz."

Yazarın biyografisi

Adı:
Işıl Özbek
Tam adı:
Işıl Özbek Arslan
Unvan:
Türk Çevirmen, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 94 okur okudu.
  • 73 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.