Sonuç olarak Tanrı ne ateistin iddia ettiği gibi deney ve gözlemle daha doğrusu bilimsel kanıtlarla ispat edilen, ne de teistin iddia ettiği gibi akılla varlığı kesin olarak bilinen bir konudur. Tanrı, bilimi de aklı da aşan, çok farklı boyutları olan, sonuçta iradeye dayalı inancın konusudur. Düşünce tarihinde var- lığına yönelik ortaya konulan tüm kanıtlar ancak Tanrı'ya olan inancı destekler. Bu açıdan varlığını kabul veya ret en nihayetinde bir tercihin yani iradenin sonucudur. İrade ise kesinlik üzerinde taalluk etmez. Örneğin suyun yüz derecede kaynadığına dair bilginin doğru olup olmadığının kabulü sırasında irade söz konusu olmaz. Burada zorunluluk ortaya çıkar. İnanç ise zorun
luluğun değil iradenin konusudur. Bu nedenle insan var oldukça bu tartışma devam edecektir
Ateizmin temel hatası Tanrı'dan, hem insanların dilediklerini yapabilme özgürlüğünü istemesi, hem de onları kötülük yapmaktan alıkoymasını beklemesidir.