İzzet Tanju

İzzet Tanju

YazarÇevirmen
7.1/10
9 Kişi
·
30
Okunma
·
4
Beğeni
·
229
Gösterim
-Mösyö Gide, kitaplarınızı okumadım. Benim için yeryüzünde tek bir yazar var... O da bir Rus. Adı: Dostoyevski.
-Peki yurttaşlarınızın onu okumasına neden izin vermiyorsunuz?
-Çünkü o bir gerici.
-Ama siz okuyorsunuz!
-Çünkü o bir dâhi.
-Rus halkının dâhileri okumaya hakkı yok mu?
-Yok! Gerici olduğu sürece yok.
Dostoyevski'nin kitapları yakından incelenirse, doğal ortam neredeyse yoktur. Hep duyular, duyular. Dostoyevski'nin dünyasında zaman yoktur. İnsanların nasıl giyindiği önemli değildir onun için. Bir kişinin dış görünümünü verdikten sonra, bir daha eşkalinden, giysisinden hiç söz etmez.
İzzet Tanju
Sayfa 117 - Nabokov
Acılar içindeki insanlığa verdiği öğüt de şu: insan aklı yaşanan korkunç felaketleri, iğrenç kıyımları, yaşamanın saçmalığını açıklıyamıyorsa, tek sığınağı: yakınını sevmesidir, merhamettir..
İzzet Tanju
Sayfa 115 - V. Ermilov
Yazar, gönlün akla üstün olduğunu vurgulamak istediği için Sonya Marmelodova'yı Raskolnikov'un karşısına diker; Akıl, Raskolnikov'a cinayet işletmştir.
İzzet Tanju
Sayfa 113 - V. Ermilov
Şeytan uyuyakaldı bir gün... rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya; biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.
120 syf.
Dünya, Dünya olalı böyle bir yazar görmedi...

Dostoyevski'yi tanıyorum diyenler gerçekte ne kadar tanıyor? Onun kitaplarını okudum diyenler gerçekte nasıl okuyor? Onun gibi muhteşem bir yazarı anlayabilmek için ömrünüz yetmeyebilir. Bendeki Dostoyevski sevgisi yavaş yavaş oturmaya başladı. Eskiden sıkılarak okuduğum, yarım bıraktığım Dosto'yu şimdi kucaklayarak okumak istiyorum. İyi ki de bu kitabı okumuşum. (Sitede ilk okuyan kişi olmanın gururuyla söylüyorum) Dosto'yu anlamak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim. Tabii bir de şu var ki;

Sevgili Ramazan altın sana öncelikle çoook teşekkür ediyorum. Bana bu güzel kitap(lar)ı gönderdiğin için müteşekkirim. Ve... Senden tekrar özür diliyorum. Sana biraz kötü davrandım. Hak etmediğin şeyler söyledim. Biliyorum özür diledim ama şimdi herkesin içinde tekrardan özür dilemek istedim. Hiçbir kitap; bir arkadaş, bir İnsan kadar değerli değildir. Umarım bir daha seni kırmam dostum...


Kitaba gelirsek; Dostoyevski'nin çocukluk yılları, (buradan babasının ne kadar tutucu ve sinirli; annesinin de bir o kadar sakin ve yumuşak olduğunu, kardeşleriyle beraber annelerini ne kadar sevdiğini ve babalarından da bir o kadar korktuğunu okuyoruz) Küçükken annesini kaybettiğini, mühendislik okulundayken (18 yaşında) babasından borç istediğini, sonraki yıllarda babasını kaybettiğini okuyoruz. Her ne kadar mühendislik okuluna gitmiş olsa da aslında bilimden çok sanata yatkın olduğunu okuyoruz.

Bu kitabında da idam ânına tanık oluyoruz. Onun ne kadar korktuğunu, sırasını beklerken ne düşündüğünü, çevresine nasıl baktığını okuyoruz. İdama giden arkadaşları bir türlü ölmeyince gariplik olduğunu anlayan Dosto, af fermanıyla nasıl da sevindiğini anlatıyor kitap. Tabii daha sonra arkadaşı (İsmini hatırlayamadım) ona "Az kalsın boşuna idam edilecektin." deyince o hayır deyip karşı çıkıyor. Aslında affedilecek biri olmadığını belirtiyor. (Bu kısmı hiç bilmiyordum. Açıkcası şaşırmıştım)


Kitabımız eserlerinden de bahsediyor. İnsancıkları neden yazdığını (para ihtiyacından) ölmeden önceki son eserinin ne olduğunu (Karamazov Kardeşler) Kumarbaz'ı yazarken ne düşündüğünü vs. Hepsini okuyoruz kitapta. Ama bir şeyi daha belirtmeden olmaz. Dosto, her kitabını bitirdikten sonra iki sene ara verirmiş. Kafasını toplarmış. Eserlerini bitirince de yaşam kısa dermiş. Son eseri Karamazov Kardeşler'i bitirdiğinde; Önümde daha yaşamak için çook uzun bir zaman var. Dediğini de belirtiyor kitap...

Ölüm günü apayrı bir gün. Çok kalabalık bir cenazesi oluyor Üstâdın. Üniversiteli gençler okullarını bırakıp geliyorlar. (Gerçi o gün okullar tatil ediliyor) Kısacası böyle geçiyor Üstâdın yaşamı...

Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Yazarıyla ilgili bilgim yok. Bu kitap okuduğum ilk kitabı. Kütüphanemde ayrı bir yerde duracağından eminim ama:) İncelemeyi kısa tutup bir an önce Yeraltından Notlar'ı okumak istiyorum:) keyifli okumalar.
Ezgi
Ezgi 19. Yüzyıl Başlarında Rusya’da Batıcılık, Ulusçuluk ve Felsefe'yi inceledi.
138 syf.
19. yüzyılda batılılaşmayla birlikte çeşitli fikirler kabul ediliyor Rusya’da. Kitap derinlemesine incelemiyor ama Rus düşüncesine kısa bir giriş niteliğinde. Rus düşüncesinin gelişimini Türk düşüncesiyle epey benzettim. Rusya’da antik metinlerin çevrilmesi için dışişlerinden çeşitli insanlar toplanıyor. Arşivci oğlanlar gibi ilginç bir çevirisi vardı kitapta. Bu çevirmenler bu metinlerle birlikte felsefe, düşünce, siyaset birçok konuyu da tartışıyor. Aydının doğuşu tıpkı Osmanlı’daki gibi tercüme odasında gerçekleşiyor. Bu doğum gerçekleştikten sonra aydınlara yönelik eleştiriler çıkmaya başlıyor. Rusya’da da tıpkı Türkiye’de olduğu gibi düşüncenin köksüzlüğü eleştiriliyor. Epey benzerlikler var düşüncelerinde de. Slavcılar batıcılar tartışması da bu dönemde başlıyor. Fakat konuları pek derinleştirmemiş Koyre.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.