"Selam size, hanımlar ve hoşça kalın! Çünkü bizim işimiz aşklaydı. Eh, aşkın ilerleyişini gözlemlemek hoştur, bütün anıları kahkahayla altüst eder. Yine de aşkın hükümdarlığına teslim olan ve cesaretle onun üniformasını giyen bütün neşeli aşıkların da sonu, her şeyin olduğu gibi, ölümdür. Aşkın ekimi her zaman biçiminden daha hoştur ya da şöyle diyelim, bizi ilk sert rüzgar esmeden önce tomurcukların arasından hiçbir yere varmayan yan yollara çeker, böylece sonunda heyecanla nefesimizi ve kıymetli zamanımızı harcar, her şeyin sonunun ölüm olduğunu keşfederiz. O halde aşktan kaçınmak daha mı zekice olurdu, tatlı hanımlar? Aksine, aşkın neden olduğu şaşalı deliliğe izin vermekle sözlerle ifade edilemeyecek derecede bilgeydik çünkü insani her çabanın sonucunun geçici olduğu bir dünyada her ne kadar geçici olsa ve sonunda sadece ölümü getirse de sadece aşk mest edebilir gençleri."