7.5/10
0 Kişi
0
Okunma
7
Beğeni
342
Görüntülenme

Hakkında

Snellman İsveç'in Stockholm kentinde dünyaya geldi. Babası Kristian Henrik Snellman bir gemi kaptanı annesi ev hanımıydı. 1808–09 yıllarında Rusya'nın Finlandiya'yı işgali ve yarı bağımsız Finlandiya Büyük Dükalığının kurulmasıyla, ailesi 1813 yılında Finlandiya'nın Kokkola kentine taşındı. Annesi Maria Magdalena Snellman bu hadiseden bir sene sonra hayata gözlerini yumdu. Hegel üstüne akademik çalışmalarının sonucu 1835'te Helsinki Üniversitesi'ne ders vermek üzere davet edildi. Üniversitede yaptığı çalışmalar sonucu Elias Lönnrot ve Johan Ludvig Runeberg ile birlikte kuşağının ünlü Fennomanları arasında yerini aldı. Snellman'nın dersleri üniversitede kısa sürede popüler oldu fakat 1838'de üniversitelerin devlet kontrolüne alınmasıyla devlet otoritesine karşıt görüşler sindirilmek istendi ve Snellman'nın dersleri geçici olarak kaldırıldı. Snellman bu hadise sonucu kendi kararıyla Finlandiya'dan ayrıldı ve 1839–1842 yılları arası İsveç ve Almanya'da yaşadı. Helsinki'ye döndüğünde popülaritesi daha da artmıştı fakat politik nedenlerle Üniversiteye geri dönmesi mümkün olmadı. Bunun yerine Kuopio'da bir okulda müdür olarak görev aldı. Bu esnada bazı politik yazılar yayınladı. İsveççe çıkardığı Saima gazetesinde, eğitimin İsveççeden Finceye çevrilmesini ve Fin kültürünün her alanda desteklenmesini savundu. Saima gazetesi 1846 yılında hükûmetçe kapatıldı. 1848–1849 yılları arası Helsinki Üniversitesi'ne profesörlük için yaptığı başvuru reddedildi. İsveç'e taşınmayı düşündüyse de 1855'te Kuopio'dan ayrılarak Helsinki'ye kesin dönüş yaptı. Snellman, Çar I. Nikolay 1855'te ölünceye değin zor ekonomik şartlar altında ailesini idare etmeye çalıştı. Ancak Çar öldükten sonra tekrar kendi yazılarını yayımlama imkânı buldu. En sonunda 1856'da, Helsinki Üniversitesi'ne profesör olarak atandı. 1863'te ise Finlandiya Parlamentosu'nda senatör olarak görev aldı. Maliye Bakanlığı'na kadar yükseldi ve 1865'te Finlandiya'nın kendi para birimi olan Markka'yı hizmete sundu. 1868'de çok fazla politik karmaşa çıkardığı gerekçesiyle istifaya zorlandı. Her şeye rağmen 1866'da onurlandırılarak Parlamento'nun Onur Konsülü'ne dahil edildi. Snellman hayatının geri kalanını da politikayla uğraşarak geçirdi. Bugun bile milliyetçi hareketlerde onun izi ve fikirleri kuvvetli olarak hissedilmektedir. Hayatını konu alan, Grigory Petrov'un kaleme aldığı, Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitap hem Türkiye'de hem de Bulgaristan'da büyük beğeni toplamış, Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle tüm askerî okullarda okutulması zorunlu tutulmuştur. Finlandiya'da her yıl 12 Mayıs Snellman Günü adıyla kutlanmaktadır.
Ünvan:
Fin filozof, yazar, diplomat
Doğum:
Stockholm, İsveç, 12 Mayıs 1806
Ölüm:
Finlandiya, 4 Temmuz 1881

Okurlar

7 okur beğendi.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Johan Vilhelm Snellman
Medeni toplumu devletten ayırmanın en kolay yolu şu ifadedir: İnsan, diğer toplum üyelerinin özgürlüğünü ihlal etmeksizin kendi kişisel amaçları ve varlığını sürdürmek için çabaladığı sürece medeni toplumun bir üyesidir; buna karşılık, doğrudan doğruya genel olanı —yani devletin bizzat varlığını ve bekasını— faaliyetinin nesnesi haline getirdiği, ancak bunu yaparken kendisi de devletin elinde özgür olmayan bir araca veya salt bir vasıtaya dönüşmediği sürece devletin (statsborgare) bir üyesidir. Medeni toplumun üyesi (medborgaren), kendi kişisel çıkarı için çalışarak dolaylı yoldan kamusal yarara hizmet eder; devletin üyesi (statsborgaren) ise doğrudan kamusal yarar için çalışarak kendi kişisel çıkarını gözetir.
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Özel öğretimin bu keyfiliğinin en çarpıcı kanıtı, çoğu ülkede halen şahısların spekülasyon ruhuna terk edilmiş olan modern kadın eğitimidir (fruntimmersuppfostran). Bu yaklaşım kadının terbiyesini aile dışına taşımakla kalmamış, onun öğretimini de aşırı bir yüzeyselliğin, gösterişin ve kibirin hizmetçisi haline getirmiştir. Bu sözde eğitim hakkında ne kadar olumsuz şey söylense azdır ve yasa koyucu buna karşı mücadele etmek için en güçlü şekilde göreve çağrılmalıdır. Bu yozlaşmış eğitim anlayışı, eğitimli sınıfların aile hayatını vuran ve devletteki çürümeyi başlatan en bereketli kaynaktır. Terbiye aileye, öğretim ise devlete aittir; her ikisinin de görevini yapmayıp bunu kişisel kazanç hırsına terk ettiği yerde, hem aile hem de devlet, üyelerinin ahlaki çöküşü şeklinde bu ihmalin meyvelerini toplamak zorunda kalır. Buradan şu da anlaşılmaktadır: Halk okullarındaki (folkskola) kamusal halk eğitimi, aile içindeki eğitim eksikliğini dolduran geçici bir ikame, hatta İsveç'teki ünlü bir yazar ve bilim insanının iddia ettiği gibi adeta "kötünün iyisi" zorunlu bir fenalık olarak görülmemelidir. Aksine, halk okullarının kurulması medeniyet yolunda devasa bir ilerlemedir; çünkü bu okullar vasıtasıyla çağın genel kültürü ulusun tüm sınıflarına nüfuz eder. Halk okulundaki öğretim çok fazla dersi kapsayamaz, ancak öğrencinin okulu bıraktıktan sonra kendi eğitimini kendisinin sürdürebilmesi için bilgiye karşı bir şevk ve arzu uyandırmaya odaklanmalıdır.
Felsefe
Reklam
Reklam