Özel öğretimin bu keyfiliğinin en çarpıcı kanıtı, çoğu ülkede halen şahısların spekülasyon ruhuna terk edilmiş olan modern kadın eğitimidir (fruntimmersuppfostran). Bu yaklaşım kadının terbiyesini aile dışına taşımakla kalmamış, onun öğretimini de aşırı bir yüzeyselliğin, gösterişin ve kibirin hizmetçisi haline getirmiştir. Bu sözde eğitim hakkında ne kadar olumsuz şey söylense azdır ve yasa koyucu buna karşı mücadele etmek için en güçlü şekilde göreve çağrılmalıdır. Bu yozlaşmış eğitim anlayışı, eğitimli sınıfların aile hayatını vuran ve devletteki çürümeyi başlatan en bereketli kaynaktır. Terbiye aileye, öğretim ise devlete aittir; her ikisinin de görevini yapmayıp bunu kişisel kazanç hırsına terk ettiği yerde, hem aile hem de devlet, üyelerinin ahlaki çöküşü şeklinde bu ihmalin meyvelerini toplamak zorunda kalır.
Buradan şu da anlaşılmaktadır: Halk okullarındaki (folkskola) kamusal halk eğitimi, aile içindeki eğitim eksikliğini dolduran geçici bir ikame, hatta İsveç'teki ünlü bir yazar ve bilim insanının iddia ettiği gibi adeta "kötünün iyisi" zorunlu bir fenalık olarak görülmemelidir. Aksine, halk okullarının kurulması medeniyet yolunda devasa bir ilerlemedir; çünkü bu okullar vasıtasıyla çağın genel kültürü ulusun tüm sınıflarına nüfuz eder. Halk okulundaki öğretim çok fazla dersi kapsayamaz, ancak öğrencinin okulu bıraktıktan sonra kendi eğitimini kendisinin sürdürebilmesi için bilgiye karşı bir şevk ve arzu uyandırmaya odaklanmalıdır.