Devletin insan davranışlarında çok daha faa kontrolünun olduğu bir çağda insanlar bu güç bolluğunun kolektif standartlarının uygulanması ve refahın artması amacıyla kullanılmasını beklemektedir.
Uluslar geçmişlerinin esiridir.Bu geçmişi bir kenara atabilirler,ancak bu hareketleri sonu olmayan bir parçalanmaya ve öngörülemez sonuçlara mal olur.
En nihayetinde alışkanlıklar,gelenekler ve insan topluluklarının yönelimleri hukuktan daha güçlüdür.
ilk olarak salt güce dayanmayan devlet otoritesinin tamamı bir miktar meşrutiyet gerektirir. Eğer siyasi topluluk uzun vadeli bir istikrara sahip olacaksa insanların zorlama tehdidi dışında sevmedikleri yasalara uymak için bir nedenleri olmalıdır. İkinci nedeni ise bunun sosyal ve siyasi eşitlik anlayışımızı yansıtmasıdır
Vatandaşların çıkarları ve görüşleri çatışır.Hepimiz canımızın istediğini yapamayız. Ancak karar verme sürecinin farklı çıkarlarımıza ve görüşleirimize eşit bir şekilde ve saygı duyarak ele almasını bekleyebiliriz.....hepimize karar verme sürecinde eşit pay verilmesiyle elde edilir.