Julie James

Julie James

Yazar
7.9/10
141 Kişi
·
325
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.995
Gösterim
Adı:
Julie James
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
Chicago, Illinois, ABD, 5 Kasım 1974
“Sizinle tekrar görüşmek güzeldi, Ajan Pallas. Nebraska’daki üç yılın, hıyarlığınızı azaltmadığını gördüğüme sevindim.”
Yardim etmesi için kardeşine baktı. "Teninin altına başka neler girer?"
"Uyuz olabilir mi?"
"Uyuz? Bula bula bunu mu buldun?"
Julie James
Sayfa 399 - Kyle ve Jordan
Jack ona doğru uzandı. "Sana bu haberi veren ben olmak istemezdim Cameron, ama sen de insansın."
Kyle güldü. “Tanrım, tam bir hukuk tutkunusun. Hiçbir şeyi yürürlükten çekmiyorum. Hem ateşli hem sert olman dert değil. Aslında böyle kadınlardan daha çok etkileniyorum.” Başını yana eğip düşündü. “Bir de böyle tavuk kanadından.”
Rylann başını çevirip Kyle’a dik dik baktı. “Az önce beni tavuk kanadıyla mı kıyasladın?”
“Kötü bir şey yapmışım gibi söylüyorsun. Tavuk kanadı efsanedir.”
Julie James
Sayfa 29 - Ephesus Yayınları
"Tayt giymiştim, hem de spor ayakkabıyla," diye dudağını büktü Cameron. "Çıplak olsam daha iyidi."
"O zaman sorgulama bayağı ilginç olurdu."
Collin arkasına yaslandı. Kendini beğenmiş, erkeksi bir hali vardı. "Şu meşhur topuklu ayakkabı sevdan bir türlü bitmiyor. Dua et iç çamaşırlarınla yakalanmamışsın. Spor ayakkabıyla sorgulanmaktansa bunu mu tercih ederdin?"
Cameron bir an düşündü. "Bu senaryoda, iç çamaşırlarımın altına ayakkabı giyebiliyor muyum?"
Kyle, Grey'e doğru, "Tanrım bu adam da Jordan gibi laf sokmakta pek başarılı," diye mırıldandı.
Jack ona doğru uzandı. "Sana bu haberi veren ben olmak istemezdim Cameron, ama sen de insansın."
"Şşşt... Senelerdir bunu herkesten saklamaya çalışıyorum."
Jack gülümseyip onu alnından öptü. "Sırrın benimle güvende."
448 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
serinin ikinci kitabı yine çok eğlenceli bir kitap olmuş.kısa ve öz kitapları seviyorum. kapak tasarımı da çok güzel.okurken şaraplarınız yanınızda olsun ;)
470 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitap kesinlikle muhteşem bir kitaptı. Bu kadar güzel olabileceğini tahmin etmemiştim..
Aşk, macera, polisiye, romantik komedi tarzında bir kitaptı.
Cameron , Federal Savcı Yardımcısı. Aldığı ve kazandığı davalar ile adını duyurmuş bir kişi. Topuklu ayakkabıları onun vazgeçilmezi. Cameron evinde parkelerini değiştirdiği için bir geceliğine otelde kalması gerekiyor. Fakat gecesinin pek eğlenceli geçtiği söylenemez. Yan odadaki kişiler epey fazla gürültülü. Onların iyi zaman geçirdiği kesin fakat Cameron için aynı şey geçerli değil. En sonunda saat sabah dört civarında dayanamıyor ve otelin konuk servisini arayıp durumu anlatıyor. Bundan sonraki olaylar hiç beklediği gibi değil. Gürültü gelen yan odasında bir cinayet işlenmiş ve tek tanık Cameron. Bu kadarla da kalmıyor. Olayı araştırması gereken FBI ajanları arasından Cameron'ın şansına Jack Pallas düşüyor....
Jack Pallas özel FBI ajanı. Üç yıl önce Cameron ile bir davada birlikte çalışmışlar fakat sonu pek iyi bitmemiş. Jack kalkmış kameraların karşısında Cameron için epey kötü ve küçük düşürücüşeyler söylemiş. Daha sonra da sürülmüş.
Tekrar geri döndüğünde ise ilk görevi Cameron'un tek tanık olduğu cinayet davası. Bu kadar da olmaz denen cinsten yani. Anlayacağınız üç yıl öncesinde kalan yarım bir hesaplaşmaları var aralarında bakalım neler olacak.
Karakterler arasındaki çekişmeler kimi zaman güldürüyor, kimi zaman da sonunda neler olacağını sabırsızlıkla beklemenizi sağlıyor.
Kitabın konusunun güzelliği yanında katilin kim olduğunu erken öğrenmek pek hoşuma gitmedi. Biraz ipuçları verip bizlerin tahminde bulunmasına fırsat vermedi yazar. Bir tek burasını sevmedim. Bu kusuru da görmezden gelmeyi yeğliyorum. Çünkü kalan her şey mükemmeldi. Hatta mükemmel ötesi. İyi okumalar.. Puanım tam yıldızlı 10 puan...
464 syf.
·9/10
Kitap su gibi akıyor ve bir bakıyorsunuz kitap bitmiş.
Kitabın kapağına bakınca içinde dolu dolu bir aşk , bir romantizm varmış gibi gelse de bizlere yazarın hiçbir kitabında bu yok. Aslında bu açıdan bana iyi geliyor. Gizli servis ajanları, polisler, savcılar, avukatlar ve tabii ki suçlular…
İşin içine bunlar girince konu kendini bir anda klişe bir aşk romanından daha heyecanlı bir yere taşıyor.
Kylie ve Rylann’ın hikâyeleri de yine çok güzeldi. Hem kurgusu hem de karakterleri çok eğlenceliydi. Yazar yine şaşırtmadı ve her kitabında olduğu gibi bunda da o hem sevimli tatlılığı hem de işin içine karıştırdığı heyecanı vardı.
Beklentimi yüksek tutmadan okuyorum genelde bu yazarı. Çünkü harika değil evet ama kesinlikle son derece kafa dağıtmalık ve yüzümüzü güldüren cinsten bir kalemi var. Ben seviyorum.
Sonunu çok aceleye getirmiş gibi geldi bana çok hızlı yazmış gibi.
Bir anda bitti hissinden kurtulamadım. Onun dışında severek okudum. Yazarın diğer kitaplarını sevdiyseniz zaten eminim yine aynı şeyleri bu kitapta da hissedersiniz.
464 syf.
·1 günde·6/10
Tatlı Tesadüf
FBI/US Attorney Serisi 3
Julie James
PEh bu neydi böyle
İnanın okurken böyle hadi artık diye diye okudum ama hiç heyecan tutku aşk hissetmedim yani ne bileyim ilk iki kitabı sevmiştim ben bu acaip hımm nasıl desem yavan geldi. 450 sayfaya kadar. O sayfaları sevdim sadece. Bir de Kyle nin babasının annesine olan aşkına bayıldım resmen kalbe dokundu iki sayfalik bir şeydi ama beni en mutlu eden yani hüzünlendirsede aşkı hissettiren yani oldu
kitabı cıx beğenmedim
464 syf.
·5 günde·4/10
Güzel başlayıp hayal kırıklığı ile biten bir kitabın yorumuyla daha iyi akşamlar. Adım çıktı, "her şeye 1 puan veren kız" olarak anıldım da karşıma düzgün kitaplar çıkmadı. Dertliyim, gelin dertleşelim. Zira ben bu Rylann karakterine olan öfkemi hala atlamadım.

Şimdi şunu söylemeliyim ki kitabın konusu türün diğer örneklerine nazaran orijinal, replikler ve karakterler hoş, işleyiş sevimli ve dozundaydı. Hatta başlangıçta epeyce sevdim. Arka kapak özet konusunda çok başarılı olduğu için konuya değinmeyeceğim ama gerçekten eğlenceli olduğunu bilmelisiniz.

Benim sorunum kadın karakterleydi. Önce Kyle'dan bahsedip ardından kadına sövmeye başlayacağım. Hazırsanız, geliyorum.

Kyle benim aşık olacağım bir adam değildi ama yazar adamın hakkını vermiş. Kitabın başında zeki, seviyeli, eğlenceli, karizmatik ve "normal" bir insanla tanışıyoruz. Böyle de sürüp gidiyor. Adamla ilgili tek sıkıntım oldu aslında. O da bu kadına aşık olması. Böyle bir karakterin karşısında dengi bir insan olsaydı gerçekten mutlu olurdum. Ne yazık ki bir bilenin de dediği gibi oğlum ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim şeklinde tanımlayabileceğim Rylann bu adama olmamış. Olmaz. Olmamalı. Olmamalıydı. Kadın olmasa 4 vereceğim kitabı 2'ye çektiysem sebebi budur.

Neden mi?
Başlangıçta kadının epey normal olduğunu söyleyebilirim. Kendine güvenen, kültürlü, başarılı ve güzel bir kadın. İnsan karakter sahibi falan sanıyor başlarda fakat birkaç detay var ki ben görmezden gelemiyorum arkadaşlar. Yok, olmuyor. Rylann savcı olmuşsun canım ama insan olamamışsın, bu da sana yapacağım en seviyeli eleştiri olsun. Ağzımı bozdurma akşam akşam. Öhöm. Rylann ve Kyle kitabın başından beri birbirinden etkileniyor, yazar olayı biraz uzatıp aksiyon katmak istemiş, hoş gördük ve sorun etmedik. Birkaç flörtleşmenin ardından birlikte oluyorlar ve o sahnede kadın dudak uçuklatan bir fikriyle beni şoka sokuyor. Yanındaki adamın, sanki hiç tanımadığı biriymiş, sanki hiç etkilenmediği biriymiş, sanki hiç hoşlanmadığı biriymiş gibi eski sevgilisi olduğunu düşünüyor. Bu noktada ağzına kürekle vurmadıysam, sebebi fiziksel anlamda imkansız oluşudur. Zira sorun bunu sadece düşünmüş ve ah pardon ya, Kyle vardı artık moduna girmiş olmasıdır. Başından beri adamdan hoşlanmadığını varsayalım ve bu normal gelsin bize. O zaman şunu sorarım, o halde gömleği neden sakladın be kadın? Ya da adamdan hoşlanmaya başladığını ama kafasının karıştığını düşünelim. O zaman bu düşünceyi neden adamla paylaşmadın? Yani demek istediğim Kyle gibi bir adam, senin o an ne düşündüğünü bilseydi seni seviyor olur muydu Rylann? Bu korkunç detay nasıl görmezden gelinir, aklım almıyor.

Bunun yanında Kyle'ın iş hayatı ile ilgili birkaç kısım var. İşlediği suç yüzünden adı çıkmış bir milyarderin üzerinden prim yapıyorsunuz, bunu biliyorsunuz da. Özür dilemeyi bırakın en ufak bir pişmanlık emaresi göstermemeniz yetmiyor, adam yeni bir iş kurmaya çalışırken adaletli olduğunu düşünen bir savcı, iş arkadaşınız Cade, gelip size resmen adamın başarısız olmasının işlerine geleceğini, kendini toparlarsa kurumun adını lekeleyeceğini söylüyor. Siz adamın hayatında değilmiş, onu tanımıyormuş, nasıl biri olduğunu bilmiyormuş gibi onu savunmuyorsunuz ve arkasından konuşulmasına izin veriyorsunuz. Hem de her zaman! Rylann sen adalet anlayışını al, başka bir dünyaya yerleş canım. Buralarda öyle olmuyor. Yani bir karakter, bu kadar mı sevdiği adamın arkasında durmaz. Böyle sevgi olmaz olsun, hakikaten ya. Hepimiz evde oturup hayal kuralım da kalbimiz kirlenmesin boşuna. Ve en kötüsü de Kyle bu kadının işi hakkındaki bencil, çıkarcı ve içten pazarlıklı düşüncelerini asla öğrenmedi. Kyle aptal değil ama resmen öyleymiş gibi ilerledi kitap. Bu beni gerçekten delirtti.

Bir yerde Rylann bu adam gerçekten iyi biri, sevgi dolu ve iyi biriyle birlikte olmayı hak ediyor falan diye düşünüyor, idrak ediyor sonunda. Ben pişman ve dürüst olur diye bekliyorum ama sonuç şu: Kyle, acele etmesek? Ben biraz düşüneyim seninle insan içine çıkma işini? Beklersin değil mi?

Bu olayın ardından hiçbir şey olmuyor ama kadın aniden şöyle oluyor: Aaa, ben Kyle'ı seviyormuşum. Aaa Kyle iyi bir adam ve işinde başarılı olmayı hak edecek kadar çalışıyormuş. Aaa ondan ve onunla olmaktan utanmamalıymışım. Aaa insanlara onunla olduğumu söyleyebilirim. Aaa onun arabası var, güzel mi güzel.

Ve mutlu son.

Yerseniz.

Ben yemedim. Yemeyeceğim. Bu kadın karakter beni ifrit etti. Dürüst ve adil değildi. Anlatılmak istenen kişiyle çelişircesine davrandı ve ben gerçek aşkı bırakın, ortada bir aşk bile göremedim. Bu yüzden sevmedim ve tavsiye etmiyorum.
464 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Yine güzel bir romantik ve biraz polisiye bir kitapla beraberiz.
Rylann, FBI'da asistan savcı olarak göreve başladığında ilk davasının 9 yıl önce bir barda tanıştığı Kyle olması ile başlıyor.
Kyle'dan daha sonra hapishanede gerçekleşen bir cinayet davasında dolayı tanıklığını istiyor.
Kyle eski bir hükümlüdür. Kyle ile Rylann arasında 9 yıl öncede ki olduğu gibi halen bir çekim vardır. Ama Rylan FBI da çalışan savcı asistanı olduğu için bu durum pek iyi değil ve Kyle'dan uzak durmaya çalışır ama başarılı olacak mı? bunu okuyup öğrenin arkadaşlar.
470 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Hiç böyle romantik komedi tadında bir polisiye kitap beklemiyordum. Özel ajan Jack ve savcı yardımcısı Cameron harikasınız. Başlarda Jack sinir olsamda sonlara doğru sevdim galiba seni #elifingizemlikutuphanesi
448 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Muhteşem bir polisiye ve romantik karışımı bir kitaptı. Kesinlikle bayıldım.
Jordan'ın erkek kardeşi hapistedir ve FBI ondan bir yardım ister ve karşılığında kardeşinin serbest bırakılmasını önerirler. Jordan tabi ki olaya hemen atlar. Ama bu olayda özel ajan Nick ile sevgili rolü yapması gerek ve Nick yakışıklı bir ajan.
Bakalım Jordan kardeşini kurtarabilecek mi? Ve özel ajan Nick ile Jordan arasındaki etkileşim nasıl sonuçlanacak? Bunu size bırakıyorum. Okuyup öğrenin İyi okumalar.
470 syf.
·9/10
Nasıl eğlenceli bir kitaptı bu böyle!! Arka arkaya okuduğum ağır hikayelerden sonra su gibi aktı gitti ve beni çok eğlendirdi. Yorumlarını okudukça böyle bir kitapla karşılaşacağımı biliyordum ama yine de beklediğimden daha keyifliydi. Kitapta en çok sevdiğim şey tarzını net bir şekilde seçmiş olmasıydı. Biraz gizem koyalım ama eğlenceli de olsun; bol aksiyon ekleyelim ama sağlam bir dramı olsun gibi her şeyden biraz mantığıyla yazılmamış. Katil uşak mı diye kendinizi yormadan sadece kitabın akışına kapılıyorsunuz.

Çeviride yine Süreyya Çalıkoğlu. Şu ana kadar okuduğum tüm çevirilerinin içine başarıyla girebilmiş bir çevirmen. Ne çevirirse okurum gibi geliyor aynen yazar seçer gibi.

Yıllar önce kesişen yolları tatsız bir şekilde ayrılan ve hiç beklenmedik bir anda yine karşı karşıya kalan savcı yardımcısı Cameron ile FBI ajanı Jack'in macerası size de çok iyi gelecek. Tavsiye kere tavsiye 5/5
470 syf.
·Beğendi·7/10
Kitap çok akıcı, romantik bir kitap. Güzel ama herkes tarafından yazılabilecek bir kurgusu var. Kültür bakımından da bir şey katabileceğini sanmıyorum ama ağır kitaplardan yorulduysanız, akıcı rahatlatıcı bir kitap okumak istiyorsanız o zaman bunu okumalısınız. Ama okurken kitapta yer alan gerçek üstü romantizme kendinizi pek kaptırmayın derim. Zira gerçek hayatta sorunlar yaşayabilirsiniz :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Julie James
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Doğum:
Chicago, Illinois, ABD, 5 Kasım 1974

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 325 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.