Karl E. Meyer

Orta Doğu Tarihi yazarı
Yazar
7.5/10
2 Kişi
15
Okunma
1
Beğeni
1.445
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar

Okurlar

1 okur beğendi.
15 okur okudu.
1 okur okuyor.
32 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Fransa, Mavi Bölge olarak da bilinen Büyük Lübnan ve Suriye sınırları üzerinde doğrudan yönetim hakkına sahip olurken, İngiltere Bağdat'tan Hayfa ve Akka'nın içinde bulunduğu küçük bir kıyı yerleşim yerine kadar olan Kırmızı Bölge'deki Güney Mezopotamya üzerinde paralel haklar elde etti. İngiltere, aynı zamanda bu üç şehri demiryolu ile birbirine bağlama hakkını da aldı. Daha küçük Kahverengi Bölge içerisindeki Filistin ve Kutsal Topraklar üzerinde ise uluslararası yönetim hakkı olması ve konuyla ilgili detayların savaş sonrasında konuşulması kararlaştırıldı. Taraflar arada kalan oldukça geniş topraklarda oluşturulacak "Bağımsız Arap Devletini ya da Arap Devletleri Konfederasyonunu tanıyıp korumayı" da kararlaştırmışlardı. Söz konusu yeni oluşumun bir Arap reisin hükümdarlığı altında Musul ile birlikte iç bölgelerdeki tarihsel şehirler olan Şam, Halep, Humus ve Hama'yı (Gibbon'un sözleriyle Haçlıların hiçbir zaman fethedemedikleri ünlü bölge) da içine alan geniş topraklarda kurulması planlanıyordu. Bu farazi Arap devleti, ilerleyen aşamalarda İngiliz ve Fransızların "Arap Devleti ya da Arap Devletleri Konfederasyonu tarafından istendiği takdirde, danışmanlar veya dışişleri görevlileri atayabilme" özel hakkına sahip oldukları, dolaylı etki alanlarına bölünecekti
1927'de Fırat Nehri civarında seyahat eden (ilerleyen sayfalarda tanıyacağımız) Glubb Paşa, Faysal yandaşlarının güç kazanmasını sağlayan 1920 ayaklanmasında rolü olan Şii aşiret liderlerinden biriyle karşılaşır. Glubb'un o günkü gözlemine göre, Irak'ın artık "bir hükümeti, bir anayasası, bir parlamentosu, bakanları ve memurları" vardır. O halde daha ne isteyebilirler? Aşiret lideri, acı bir ses tonuyla yanıtlar: "Evet, fakat hepsi yabancı aksanlarıyla konuşuyor!"Irak, Milletler Cemiyeti' ne katılımı üzerine dini azınlıkları koruma sözü verir. Ancak 1933'te Kral Faysal'ın ölümünün ardından Irak birlikleri, Musul'da yaşayan ve kadim bir cemaat olan Süryani Hıristiyanların katliamından, haklı olarak sorumlu tutulacaklardır.
Reklam
Reklam